Aktif İmam gençlerle yaptığı sohbeti yarıda kesti ve şöyle dedi: “Size bir müjdeli haberim var. Antrenör Çetin Bey’i aradım ve olumlu sinyaller aldım. Onu bir daha ziyaret edelim ne dersiniz?
Gençler:
-Hocam demek bizim onu ziyaretimiz olumlu sonuç verdi, yarın öğleden sonra onu ziyaret edelim dediler.
-O zaman anlaştık, yarın tam tekmil isterim. Ama şık giyineceksiniz, hocanın karşısına tertemiz çıkalım. Bu arada şunu da söyleyeyim. Biliyorsunuz ben okul konusunda çok hassasım. Herkes evine gitsin, derslerini kontrol etsin. Dersi yarım kalan varsa ikmal etsin. Yarın okulda lazım olacak eşyalarınızı şimdiden çantanıza koyun.
Aktif imam gençleri uğurladıktan sonra saatine baktı namaz vaktine daha vardı. Oda bakkala uğrayıp bir şeyler aldı ve evine döndü. Çocuklarıyla bir müddet ilgilendi.
Namaz vakti yaklaşınca cemisine geldi ve sofada bulunan kitaplardan birini alıp okumaya başladı. Bu arada cemaatte birer ikişer geliyordu. Aktif imam kitabı bıraktı, gelen cemaatle hasbihal ederken ezan da okunmaya başladı. Namazı kıldılar, namazdan sonra her zaman olduğu gibi değil de, bu sefer sohbete sual sorarak başladı. “Ben eminim ki siz farzların ardından nafileleri de ihmal etmiyorsunuz. Gecede teheccüd sabah da kuşluk akşamda evvabin namazlarını kaçırmıyorsunuzdur. Fakat bu hafta kaç kitap okudunuz? Veyahut Allah için ne yaptınız?
Yarın Cenab-ı Hak sizden sorsa ey kulum benim için ne yaptın, ne cevap vereceksiniz?
Belki yukarıdaki söylediklerimi cevap olarak verecekseniz, ama onlar olmaz. Çünkü onların hepsi kendinize fayda sağlar. Allah için olanlar başkalarına faydalı olmaktır. Size İslam’ı getirip anlatmasalardı nasıl Müslüman olacaktınız? Bundan sonra bu işi yapmak size düşüyor. Siz başkalarına anlatmazsanız onlar İslam’ı nasıl tanıyacaklar? Ev sohbetleri, aile sohbetleri olağan üstü ortamlar hazırlayarak iman ve kur’an hizmetleri yapmak ve yaptırmak. Bunların manevi getirisi o kadar fazla ki tarife gelmez.
Bakınız, Sehl İbnu Sa’d (ra) rivayetine göre Hayber savaşı sırasında peygamber Efendimiz (sav) sancağı Hz. Ali’ye vermiş ve şöyle buyurmuştur: “Onların üzerine yavaş yavaş yürü, (Sert ve haşin adımlarla değil) kendilerine vacip olan görevlerini bildir ve Müslümanlığa davetini (Halim ve selim bir lisanla anlat)” der ve şu ilaveyi yapar:
“Ya Ali Allah’a yemin ederim k; senin vasıtanla bir tek kişiye hidayet verilmesi, senin için kıymetli develerden müteşekkil sürülerden daha hayırlıdır.” (1)
Bu Hadis-i Şeriften anlaşılan hususların bir ikisini şöyle sıralayayım.
1-İslam dininin emir ve yasaklarını muhatabın seviyesine göre anlatmaktır.
2- Bundan sonra camiye ve cemaate yönlendirmektir. Böyle bir çalışma Allah için yapılan hizmettir ki; Allah Resulü sürülerle deve sadaka verseniz yine de o sevabı alamazsınız buyuruyor.
Mevzuumuzu bir menkıbeyle sonlandıralım.
Adamın biri rüyasında ölmüş, hesap falan görmeden Melekler bunu almış cennetin kapısına kadar götürmüşler. Eline bir kitapçık verip biz gidiyoruz, kapı açılınca içeri girersin demişler. “Nasıl olsa buraya kadar geldik kapı açılana kadar şu kitapçığı gözden geçireyim” der. Başlar okumaya, birde ne görsün karıştırmadığı halt yapmadığı pislik, , yemediği nane kalmamış. Ne yaptıysa hepsi kaydedilmiş. Adam öyle mahcup olmuş ki, “Allah’ım ben hangi yüzümle senin cennetine gireceğim ve senin yüzüne nasıl bakacağım” demiş. Böyle düşünürken kulağına bir ses gelmiş. Elindeki kitabın birde öbür tarafına bak. Kitabın diğer yüzünü çevirip bakar ki; birde ne görsün. Bir otobüs yolculuğunda gencin birine İman hakikatlerinden bir meseleyi anlatmış. O genç ondan sonra, pek çok gencin hidayetine vesile olmuş ve ahirete ait işleri programının birinci meselesi yapmış. Sebep olan yapan gibidir kaidesince, o gencin kazandığı sevapların bir misli de o adamın amel defterine yazılmış. Böylece Allah adamı bağışlamış ve cennetlik yapmış. Demek cennete gitmek isteyenin en önemli işi, akşam yatarken bu gün Allah için ne yaptım. Sabah kalkınca bugün Allah için ne yapacağım olmalıdır. Değerli Müslümanlar, bu günlük bu kadar yeter. Yalnız bizim şu şadırvan işi ne oldu?
Not: Aktif imam devam ediyor!
(1) İmam Nevevi, Riyazü’s-Sâlihin, Tercüme Abdullah Aydın, Hadis, No, (174, Basım yayın, 2007-


