Kur’an Allah’ın birçok eşsiz sıfatla nitelendirdiği muhteşem hitabın adıdır. Bu sıfatların işte birkaç örneği:
إِنَّهُلَقُرْآنٌكَرِيمٌ “O pek değerli, şerefli (yüce, ikram eden, cömert olan, feyz veren) bir Kur’an’dır.” (vakia 77)
وَإِنَّهُلَكِتَابٌعَزِيزٌ “O, aziz (şerefi yüksek, üstün) bir Kitaptır.” (fussilet 41)
تِلْكَآيَاتُالْكِتَابِالْمُبِينِ “...Bunlar, doğruyu/gerçeği apaçık gösteren, kendisi de açık olan kitabın mesajlarıdır.” (yusuf 1)
بَلْهُوَقُرْآنٌمَّجِيدٌ “Hayır; o (Kitap), 'şerefli üstün' olan bir Kur'an'dır.” (buruc 21)
Bu dört (kerim, aziz, mûbin, mecid) isimde “mübalağa ile ismi fail”dir. (Fiilin kendisiyle kaim olduğu zata/şeye delalet için kullanılan kelime). Yani aşırı öznedir.(abartılı ve devamlı olan)
Daha net ifade etmek gerekirse; “mübalağa ile ismi fail” olan Kur’an öznedir, nesne değil. İnsanlar onu inşa etmez, o insanları inşa eder. Yani muhatap Kur’an okuyarak ona ikram etmiş olmuyor, aksine Kur’an muhatabının aklına ikram etmiş oluyor.1 Bu perspektiften bakıp Kur’an’ı doğru anlayınca, bir başka ifadeyle Kur’an’ın nesne değil aksine muhatabını inşa eden özne olduğunu keşfedince “Kur’an’lı bir hayat” yaşamaya, “Kur’an’la bir hayat” yaşamaya başlayacaktır muhatap. Kur’an’lı bir hayat yaşayan kimse ise şöyle bir gerçeği mutluluk ve heyecanla haykıracaktır:
Kur’an; “Kavramlarıyla tasavvurumuzu, önermeleriyle aklımızı, örnekleriyle şahsiyetimizi ve bütünüyle de hayatımızı” 2inşa ediyor.
Kur’an’ın kavramlarıyla tasavvur inşası:
Tasavvuru; “düşüncenin doğduğu rahim, düşünce ırmağının kopup geldiği membaı” diye tanımlayabiliriz. “Tasavvur neye benzer?” sorusunu ise yine tasavvurumuzdan akıp gelen ve dilimizden boşluğa dökülen kelimelerle: “tertemiz sayfalardan oluşan, bembeyaz bir kitap” şeklinde cevaplayabiliriz. Peki, Yaratıcının tüm insanlara fıtraten ikram etmiş olduğu bu tasavvur kitabını insan hayatında neyle dolduruyor? Bir başka ifadeyle; tasavvurunu kime inşa ettiriyor? Yani en kişinin sahip olduğu tasavvur Allah’lı mı? Allah’sız mı?...
Allah’lı bir tasavvur inşası ne demek? El cevap: “Allah’ın bizzat kendi elleriyle yoğurduğu tasavvur” demek, yani her eyleminde “Allah ne der?” diyebilen bir tasavvur... Daha net bir ifadeyle Allah’lı tasavvur Rabbin “ahsenül hadis” (sözün en güzeli) (39:23) dediği Kur’an’la inşa olmuş tasavvurdur. Peki Kur’an herkesin tasavvurunu doğru bir tarzda inşa edebilir mi? Ya da tasavvurun merkezine Allah’ı koyup hayata öyle bakmayı kolaylaştırabilir mi? El cevap: Kesinlikle evet! Çünkü Kur’an (aşırı) özne olan (56:77, 41:41, 12:1, 85:21), yani muhatabını inşa etmek için indirilmiş bir hitaptır. Peki bizim Kur’an’ı okuyup anlamama ihtimalimiz var mı? El cevap: Kesinlikle hayır! Allah buna Kamer suresinde dört kere şahitlik eder:
وَلَقَدْيَسَّرْنَاالْقُرْآنَلِلذِّكْرِفَهَلْمِنمُّدَّكِرٍ “Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Yok mu düşünüp öğüt alan? (17,22,32,40) (Bu arada parantez arası bir bilgi verelim. Eğer birileri size Kur’an’ın herkes tarafından anlaşılamayacağını söylüyor, ve size kaynak kitap olarak kendi hocalarının, üstadlarının, efendilerinin kitaplarını tavsiye/empoze ediyorlarsa, vereceğiniz cevap (Erbakan’ın deyimiyle) “hadi ordan, hadi ordan!” olsun.) Peki birey tasavvurunu Kur’an’la inşa ettiğinde ne olacak? El cevap: وَادْخُلِيجَنَّتِي فَادْخُلِيفِيعِبَادِي ارْجِعِيإِلَىرَبِّكِرَاضِيَةًمَّرْضِيَّةً يَاأَيَّتُهَاالنَّفْسُالْمُطْمَئِنَّةُ “Ey, Rabbine itaat edip huzura eren nefis! Rabbine, O’ndan razı ve O’nu razı etmiş olarak dön! Gir kullarımın arasına! Gir cennetime!” (fecr 27-30) müjdesine nail olacaktır.Hatta gerçekten Allah’lı bir tasavvur inşasından geçtiysen senin dünyadaki sözün: قُلْإِنَّصَلاَتِيوَنُسُكِيوَمَحْيَايَوَمَمَاتِيلِلّهِرَبِّالْعَالَمِينَ “De ki benim tüm istek ve arzum, bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah’a armağan olsun.” (enam 162) Ve ahiretteki sözün: دَعْوَاهُمْفِيهَاسُبْحَانَكَاللَّهُمَّوَتَحِيَّتُهُمْفِيهَاسَلاَمٌوَآخِرُدَعْوَاهُمْأَنِالْحَمْدُلِلّهِرَبِّالْعَالَمِينَ “Oradaki duaları: "Allah'ım, Sen ne yücesin"dir ve oradaki dirlik temennileri: "Selam"dır; dualarının sonu da: "Gerçekten, hamd alemlerin Rabbi olan Allah'ındır." (yunus 10) olacaktır.
Tasavvur inşasına birkaç örnek:
Kör (engelli) kimdir?
İnsan: “göz organının görme özelliğini kaybetmesi, hiçbir şey algılayamaması.”
Kur’an: “...Gerçek şudur ki, gözler kör olmaz, fakat asıl göğüslerin içindeki kalbler kör olur.” (hac 46)
“Felah(kurtuluş) bulan” (müflih) kimdir?
İnsan: “dünyadaki her türlü hazzı ve zevki tatmış, istediğini satın alabilen, herşeyden ve herkesten müstağni olan kimse.”
Kur’an: “Onlar ki, insan idrakini aşa(n olguların varlığı)na inanırlar ve namazlarında dikkatli ve devamlıdırlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan başkaları için harcarlar, Ve onlar (ey peygamber), sana indirilene de senden önce indirilmiş olana da iman ederler, öteki dünyanın varlığından bütün kalpleriyle emindirler. İşte Rablerinin gösterdiği yolda yürüyenler onlardır, mutluluğa erişecek olanlarda!” (bakara 3-5)
Hayatta kimi örnek alıyorsun?
İnsan: “Baba, öğretmen, arkadaş, sanatçı, aktör, futbolcu, yazar, devlet adamı vs...”
Kur’an: “Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir örnek vardır.” (Ahzab 21)
Yiğit kimdir?
İnsan: “rakibini yenen, onu gerektiğinde yok eden”
(Yaşayan) Kur’an: “ Yiğit dediğin, güreşte rakîbini yenen kimse değildir; asıl yiğit, kızdığı zaman öfkesini yenen kişidir.” (Buhârî, Edeb, 76; Müslim, Birr, 107, 108)
Canın sıkıldığında huzur bulmak için ne yapıyorsun?
İnsan: “müzik dinlerim (müzik ruhun gıdasıdır), spor yaparım, aktivitelere katılırım.”
Kur’an: “...kalbler ancak Allah’ı anmakla huzur bulurlar.” (rad 28)
Hayatta en çok kime/neye güveniyorsun?
İnsan: “aileme, parama/zenginliğime, gücüme, devletime, kendime...”
Kur’an: “Allah, O'ndan başka ilah yoktur! Öyleyse, inananlar yalnız Allah'a güvensinler.” (tegabün 13)
İşte Allah böyle bir tasavvur inşası meydana getiriyor kitabıyla. Tasavvurunu Kur’an’a inşa ettirmiş insan artık peygamberin izini takip etmeye başlamıştır, çünkü alemlere rahmet peygamberi de tasavvurunu Kur’an’lı/Kur’an’la inşa etmişti. Onun yolunu takip edip, Kur’an ahlakıyla ahlaklanan insana ne mutlu...
1 M İslamoğlu
2 M İslamoğlu; “Kur’an surelerinin kimliği” sf.11


