23 Nisan 2026, Perşembe
11:32
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

 

 

 

 

Aktif İmam bir süredir cemaatiyle meşgul olurken ihmal ettiği geçlerinin yanına gelerek onlarla ilgilendi. –Gençler, kusuruma bakmayın sizi ihmal ettim. İnsanlık hali bu, iki canım olsa da birini size yedirsem. Siz benim her şeyimsiniz! Bu arada yine de boş durmadım, Çetin beyle irtibat devam ediyor. Dün akşam Kuğulu parkta beraberdik. Sanki eski Çetin Bey gitmiş yerine başka bir Çetin Bey gelmiş çok neşeliydi. Kendisini oruç yakalamış bırakmıyormuş, bayramdan sonra bize geleceğinin sinyalini aldım. Sahi gençler oruçla aranız nasıl?

Gençler:

 -Sorma hocam oruç bizi de yakaladı, yakamızı da bırakmayacakmış.

Aktif İmam

-Aferin, tabi benim gençlerim başka türlü zaten olamazdı. Bundan sonra da olmayacaktır. Benim gençlerimi, İslam dininin helal saymadığı şeylerin hiçbirisi yakalayamayacaktır.

 Sevgili gençler:

Konu buraya kadar gelmişken orucun hikmetleriyle ilgili birkaç cümle söyleyeceğim:

-Ebu hüreyrenin (ra) rivayet ettiği bir hadisi şerifte Allah Resulü (sav) şöyle buyuruyor:

 “Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı oruçtur.”(1)

Yine Ebu Hüreyre’nin (ra) rivayet ettiği bir başka hadisi şerifte ise “oruç tutun, sıhhat bulun” buyurulmaktadır. (2)

Siz oruç tutmakla bedeninizin zekâtını vermiş, sıhhat bulmuş oluyorsunuz. Birde oruç tutanlara müjdeler vereceğim.

Oruç tutmanın pek çok faydaları vardır. Hem inanıp iman ettiğimiz ahiretimiz için, hem de bedenimiz için, bilhassa midemiz için hiç yan etkisi olmayan ve çok tesirli olan bir ilaçtır. Fakat bu ve buna benzer faydaları olduğu için, oruç tutulursa o oruç ibadet olmaz, onun adı perhiz olur. Oruç Allah için tutulursa ibadet olur. Siz de Allah için tutuyorsunuz zaten. O vakit gerçek ibadeti yakaladınız demektir.

Ramazan ayının dışında da oruç tutulabilir, fakat Ramazanda tutulan oruca denk bir oruç hiçbir zaman bulamazsınız. Gördüklerinize, sevdiklerinize ve diğer arkadaşlarınıza da tavsiye edin, bu fırsatı kaçırmasınlar. Biliyorsunuz; Tuncay’ı kaybettik. Bu senenin orucuna yetişemedi. Gelecek seneye kim kalır, kim gider, belli olmaz. O halde elimize geçen fırsatı iyi değerlendirmeliyiz.

Sevgili gençler:

Ramazan ayının özelliklerinden biride, Kur’an-ı Hakîmin bu ayda nazil olmasıdır. Bu Ramazan ayına mahsus İlahî bir bayram ve bir çarşı gibidir. Bu çarşıda Kur’an, Hadis, Tefsir okuma, tövbe, istiğfar ve buna benzer ahiret meyveleri bulunur. Bunlar Ramazan ayının dışında da vardır. Ama bu ayda elde edilen hasılat başka aylarda elde edilemez. Ramazan ayının dışında Kur’an’ın her bir harfine verilen sevap on ise, Ramazan ayında otuz bini geçer. 

Hem bu tutulan oruç, en gafil ve mütemerrid (inatçı) insanlara aczini ve fakrını hissettirir. Açlık vasıtasıyla midesindeki ihtiyacını anlar, zayıf vücudu ne derece çürük olduğunu hatırlar. Ne derece merhamete ve şefkate muhtaç olduğunun farkına varır. Nefiste firavunluğu bırakmaya, içten gele gele dergâhı İlahiye ye iltica etmeye bir arzu hâsıl olur.    

Oruçlu olduğu için gözünün önündeki nimetlere bakıp elini uzatamadığından “bu nimetler benim mülküm değil. Ben bunları istediğim gibi yiyip içmekte hür değilim; demek bunlar başkasının malıdır, Ben O’nun emrini bekliyorum.” diye nimeti, nimet bilir; manevi bir şükrü yapmış olur.

Bu suretle oruç pek çok yönleriyle insanlığın hakikî vazifesi olan şükrün anahtarı hükmüne geçer.

Orucun daha buna benzer pek çok hikmet ve faydaları vardır. Fakat ben sizin nazarlarınızı ahiret boyutuna çevirip orada elde edileceklere baktıracağım.

Rabbimiz Kur’a-ı Kerimde şöyle buyuruyor:

“Ey Resulüm!  Doğrusu senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir, hidayete erenleri de en iyi bilen O’dur.”  (3)

 Sevgili Gençler:

Bu sıcak ve uzun yaz günlerinde oruç tutmanın nefse nedenli ağır geldiğini çok iyi bilirim. Ama sizden daha uzun süre oruç tutanlar da vardır. Allah sizin bütün halinizi bilir, bu yaptığınız ibadetlerin zerresi kaybolmayacaktır. O gün, bütün yaptıklarınızla birlikte Allah’ın huzuruna çıkarılırsınız; öyle ki sizin en ufak bir şeyiniz bile gizli kalmaz. Hesap defteri sağ tarafından verilen neşelenir ve: “İşte defterim! Buyurun okuyun, inceleyin! Zaten ben hesabımla karşılaşacağımı biliyordum” der! Artık o, meyveleri sarkmış yüce bir cennette hoşnut kalacağı bir hayat içindedir. O gün, Allah’ı sayıp günahlardan sakınanlar, başarı ve mutluluğa ererler. Orada bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıtınız kızlar, içki dolu kâseler vardır. Ağaçların dalları üzerlerine sarkmış, Meyveleri hemen el ile koparılacak durumdadır. Sizlere şöyle denilir: “ Rabbinizi memnun etmek için, yemediğiniz, içmediğiniz, o günlere bedel bu gün afiyetle yiyin için, helal olsun!”

 

Not:

Bu yazıyı kaleme almamda ilham kaynağım olan ilçemizin Müftüsü Sayın Sıtkı Baydilli hocama teşekkür eder, 20,07,2012 tarihli Cuma vaizinden dolayı kendisini tebrik ederim. 

 

Kaynaklar:

 

(1)Tabarani el-Mu’cemü’l-Evsat. (Me’cma’ııı,179; Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof İbrahim Canan, Hadis No. (Açıklama) cilt, 9, S. (418) Akçağ Yayınları, Feza Gazetecilik, A.ş, İst.

(2) Ömeri, Nasuhi Büyük İslam ilmihali oruç bahsi, sa, 275; Cemü’l-Fevaid, Büyük Hadis Külliyatı, Çeviren, Naim Erdoğan, Hadis No, (2887) İz, Yayıncılık, İstanbul, 2006,

 

(3) Kalem Suresi, 68/7


 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı