27) Aktif İmam ne yaptı?
Yazılarımızıtakip edenlerin bildiği gibi, Aktif İmam camisinin cemaatini gençleştirmek için bir araç aradı. Sonunda basketbol takımıkurdu. Aktif İmamın planı tuttu ve camiyi gençlerle doldurdu. Fakat gençliğin burada tutulması lazımdı. İmamın buna bir çare bulması gerekirdi. Gençlerin sığınacağı bir yer, oynayacakları bir saha ve eğitecek bir hoca bulmalıydı. Ama bunların gerçekleşmesi için maddi imkâna ihtiyaç vardı. İmam kendisi zaten kıt kanaat geçiniyordu. Böyle bir külfeti üstlenemezdi. Fakat daima işleyen ve düşünen bir kafa hiçbir zaman çaresiz kalmaz. Cami ihtiyar heyetinin de katkılarıyla İmam bunların hepsinin çaresini buldu.
Aktif İmam, gençleri eğitmek için bulduğu, Antrenör Çetin bey-i kulüplerine getirecekti. Bu nedenle geçlere şu talimatı verdi:
-Arkadaşlar yarın okul yok, sabahleyin güzelce tıraşınızı olup ve üstünüzü başınızı tertemiz giyinip, kulübümüzde hazır olacaksınız. Kahvaltıyı da orada yapacağız. Ben birkaç arkadaşımızla birlikte Çetin hocayı almaya gideceğim. Herkes evden gelirken bir miktar kahvaltılık getirsin. Ayrıca kahvaltı yapacağımız masa ve masa örtülerini de getirmeyi ihmal etmeyin. Çünkü burada yeteri kadar teşkilatımız yok. Serkan bu organizeyi sen yap. Yarın herkes kulübümüze gelirken neyi getirecekse onu şimdiden bilmeli. Çaycımız da güzel bir çay demler. Ben poğaçalarımızı Çetin hocayı getirirken alıp geleceğim. Güzel bir kahvaltıkulübümüzün bahçesinde yapmış oluruz. Ayrıca cami idare heyetimizi de çağırmayıunutma, onları da şimdiden durumdan haberdar et anlaştık mı?
Serkan:
-Tamam, hocam dedi.
Ertesi günü Aktif İmam spor kulüplerinin küçük bahçesinde gençlerle buluştu ve onlara şöyle dedi:
-Arkadaşlar, benşimdi birkaç arkadaşımızla birlikte Çetin hocayı almaya gideceğim. Her şey konuştuğumuz gibi tastamam olacak. Şunu da hemen söyleyeyim. Çetin hocanın bazızaaf noktaları vardır, sakın ha onları görmezden gelin. Çünkü o, böyle bir ortamı ömründe hiç yaşamamıştır. Belki de imamın kalbiden geçiyordu, daha önce sizin pek çoğunuzun da ondan farkı yoktu.
Evet, Çetin hoca imansız değildi fakat ondan öte fazlaca bir bilgiye de sahip değildi. Ama çok iyi bir karaktere sahipti.
Aktif İmam, birkaç gençle birlikte Çetin hocayı getirmek üzere kulüpten ayrıldı. Çetin hoca da tam hazırlanmış, imamın gelmesini bekliyordu. Nihayet imam gelip kapının ziline bastı. Çetin hoca kapıyı açıp beklediği Aktif İmamı görünce geri dönüp askıdan ceketini alıp giyindi ve aynaya bakıp kravatını düzeltti. Dışarı çıkıp kapıyı kilitlemeyi de ihmal etmedi. Arabaya binip spor kulüplerine doğru harekete geçtiler. Aktif İmam adım adım olsa da amacına ulaşıyordu. İmamın derdi,şu insanlara dünyada işlerinin ne olduğunu öğretmek ve yaratılış gayelerinin sebebini anlatmaktı. Bilhassa gençliği günün elinden kurtarmak ve hidayet yollarını göstermekti.
Aktif İmam bu yolda her türlü fedakârlığı yapıyor, her türlü mehâliki göğüslüyor ve her sıkıntıya katlanıyordu. Çünkü o sevgili peygamberimiz, Hz. Muhammedi (asm) temsil makamında bulunuyordu.
Aktif İmam arabada Çetin hocayla konuşurken, bir taraftan da poğaça ve pideleri alacakları fırına doğru ilerliyordu. Fırından yeni çıkmış pide ve poğaçaları alıp kulübe geldiler. Gerçekten de imamın istediğinden daha güzel bir şekilde masalar hazırlanmış, cami ihtiyar heyeti de gelmişler. Güzel bir sohbet havası içinde kahvaltıyı yaptılar. Kahvaltıdan sonra Çetin hoca bir konuşma yaptı:
-Arkadaşlar insan çok zengin olur, fakat bir anda bu servetini kaybeder. Sonra tekrar toparlanır bir kısım çalışmalar yapar ve eski haline yeniden kavuşabilir. Eğer insan ümidini kaybederse, bir daha eski haline asla dönemez. Ben başıma gelen o kazadan sonra, çevremdeki yalancı dostlarımın beni kendi halime terk etmesiyle, ümidimi yitirmiştim. ondan sonraki hayatım âdeta ruhum ölmüş cesedim yaşıyor gibiydi. Allah razı olsun sizin bu imamınız sayesinde ben yeniden dünyaya gelmiş gibiyim. Artık ümit varım. Başladığımız bu işi en ileri safhalara taşıyacağız. Şehrimizin en birinci takımı olduğumuz gibi, belki uluslar arası herkes tarafında alkışlanan büyük bir takım olma ümidiyle çalışacağız.
Not:
Çetin hocanın konuşmasının devamı var.


