23 Nisan 2026, Perşembe
04:16
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

Belediye şehir düzenlemelerinde, insanlara hizmet götürürken vatandaşa eziyet etmez. Buna azami ölçüde dikkat etmeye çalışır. Eğer aziz okuyucularım üç ışıktan yansımalar adlı eserimi okumuşlarsa, orada tarihçe-i hayatımı okumuşlardır. Almanya’da geçirdiğim kırk sene içerisinde edindiğim izlenim şudur. Almanya’da yolu ortasından bölüp te vatandaş aylarca tozun dumanın içinde bırakılarak mağdur edilmez. Şehir içinde toz çıkarabilecek atıklar kaldırılırken ıslatılarak kaldırılır. Yolu da enine değil de uzunlamasına bölerek tek gidişli veya gelişli yaparlar. Böylece vatandaş yolun bir yarısınıkullanır. İnsanlar evine veya dükkânına taşınması zor olan, mobilya veya benzer eşyaları rahatlıkla getirip koyabilirler.

Ben Almanya’dan kazamıza geleli altı ayı buldu maalesef yol çalışmaları hâlâ bitmedi. Dükkânlara girip soruyorum, nasıl bu yol çalışmaları sizi etkiliyor mu? Maalesef öyle vakti girdi ben daha siftah etmedim diyenlere rastladım.

Ortasından böldüğü yolun diğer yarısını da bölük bölük bölmüşler. Vatandaşın su gaz ve benzeri ihtiyaçları için bu gerekli olabilir. Yalınız o kesiklerin üzerine, her gün her gün kum çakıl dökülerek tedbir almaya çalışılmaz. Bu belediyeye yük getirmekten başka bir işe yaramaz.

Almanya’da bu işlem nasıl yapılır?

Kesikler doldurulduktan sonra üstüne bir miktar asfalt dökülerek tedbir alınır. Böylece vatandaşa işkence edilmemiş olur. Yoldaki kesiklerden dolayı, vatandaşın arabasında bir arıza meydana gelse, o arızadan doğan zararı belediye vatandaşa ödemek zorundadır.

Uzunlamasına bölünen yolun yarısının tamiri biter bitmez, vatandaşın hizmetine açılır. Diğer yarısı, halkın hizmetine kapatılır ve o kesiklere atılan asfalt da kaldırılıp başka bir yerde kullanılmak üzere hıfz edilir.

Türkiye’de polis vatandaşa trafik cezası keser, ama nerede keser?

Isparta’dan Denizli’ye giderken rahatlıkla bir uçağın inebileceği kadar geniş ve upuzun bir yol yapılmış. Allah devletimize zeval vermesin. Burada yerleşim merkezi yok, ne bir okul var nede bir fabrika ne bir dönemeç nede tehlike arz eden herhangi bir durum yok. İşte böyle bir yerde trafik polisi durup vatandaşı durdurur. Ne var memur bey? Efendim radara yakalandın. Memur bey benim süratim fazla değildi, burada tehlike arz eden bir durumda yok. Kardeşim burada hız sınırı doksandır, senin süratin yüz on altı idi. Git cezanı zamanında ödersen indirimli olur.

Almanya’da nasıldır?

Cezalar caydırıcı nitelik taşır. Fakat kırk senelik Almanya hayatımda, bir defa olsun Türkiye usulü bir ceza görmedim. Radar kurulan yer ya bir yerleşim merkezidir veya açık alansa bir fabrika giriş çıkışları vardır. Okul yahut dönemeç gibi mutlaka tehlike oluşturan bir şey vardır.

Yalnız Türkiye’de şunu gördüm.

Eskiden trafik polisi görmektense Azrail görmek daha iyiydi. Çünkü suç işlesen de işlemesen de bir yolunu bulup ceza kesiyorlar ve birde bet muamele ediyorlardı.

Şimdi ise rastladığım ne kadar polis varsa, hak edene ceza kesiyorlar. Ama insan gibi muamele ediyorlar. Tebrik ederim o polisleri.

Sürücülerde kurallara uysunlar. Kendilerine acımıyorlarsa da bari başka sürücülere acısınlar.

Bir menkıbe işitmiştim doğruluk derecesini bilmiyorum, ama bu menkıbe bizim eski polislerin yaptığına benziyor.Fayans ustası bir Polonya’lıile tanıştım o anlatmıştı. Komiser polislerin eline kuponları vermiş, “Bunlarıakşama bitirip geleceksiniz demiş.” Akşam olmuş ellerinde bir tane kupon kalmış,gelen gidende yok. Kalan kupunu ne yapacaklarını düşünürken, bakmışlar bir bisikletli geliyor. Hemen önünü kesmişler, fakat suç teşkil eden bir şey bulamamışlar. Adama demişler ki, “Gecenin bu saatinde yalnız başına korkmuyor musun” demişler? Adam inançlı birisiymiş demiş ki; “Ben yalnız değilim sağımda, solumda koruyucumeleklerim var” Polis yanında ki görevli arkadaşına, “Yaz cezayı üç kişi bir bisiklete binmişler” demiş.  

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı