22 Nisan 2026, Çarşamba
21:19
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

İmam namazdan sonra caminin mahfiline geçmişti. Bunu fırsat bilen imamın gençleri,  izin isteyip yanına girdiler. Sonra gençlerden biri dedi:

-Hocam insan hayatında acı tatlı birçok olayla karşılaşıyor. Bazen hak etmediği bir bela ve musibete duçar oluyor. Birçoğu da tarihin sayfalarına geçecek kadar önem taşıyor. Bunların iç yüzleriyle ilgili bilgi verir misin?

 Hoca efendi gençlerin böyle bir soru sormasını, okumasını tavsiye ettiği kitaptan kaynaklandığını düşündü ve şu cevabı verdi:

-Size okunmasını tavsiye ettiğim kitapta şöyle bir izah vardır. Orada deniliyor ki; Kâinatta tesadüf yoktur, her şey Cenab-ı Hakkın kontrolünde cereyan eder.

Başa gelen her işte iki sebep vardır;

Birisi görünen âdi sebepler, diğeri görünmeyen hakiki sebepler. Bunu bir olayla size anlatayım!

Berlin’de gencin biri kavga edip birinin burnunu kırmış, bu nedenle hapse girmiş. Orada kaldığı süre içinde İslamiyet ile tanışmış. Gevur olarak girdiği hapishaneden Müslüman olarak çıkmıştır. O genç daha önce Allah’ın hoşuna giden bir şey yapmıştır ki, Allah da ona İslamiyet ile mükâfatlandırmıştır. Cenab-ı Hak hakiki sebepler için adi sebepler yaratır. Görünüşte kötü bir durumdur, ama sonucu hayır olur.

Bir başka genç bir iftiraya uğrar, köyünü terk etmek zorunda kalır. Gittiği yerde bir tekstil atölyesine girer, bir müddet sonra ustası ölür. Ustanın oğulları bu atölyeyi o gence devrederler, böylece genç atölyeyi işletip zengin olur. Bu konuda Üstad Bediüzzaman, bir eserinde şu ifadelere yer vermiştir. 

“Bir hâdisede hem insan eli, hem kader müdahalesi olduğundan; insan zahirî sebebe bakıp bazen haksız hükmedip zulmeder. Kader, o musibetin gizli sebebine baktığı için adalet eder”(1)  

Birde başımdan geçen bir olayı anlatayım: Almanya’dan Türkiye’ye izine gidiyorum. Hırvatlar pasaportun vizesi az kalmış diye Hırvatistan’a giriş izni vermediler. Git konsolosluktan vizeni uzattır da gel dediler.  Aslında onları pek fazla ilgilendirmezdi. Ben o vizeyi Türkiye’den de alabilirdim, ama bırakmadılar. İster istemez Avusturya’ya geri döndüm, gediş dönüş üç yüz kilometre yal yaptım. Yarım günüm gitti, ben çok üzüldüm. Orada da bir sürü sıkıntı çektik ama vizeyi uzattırdım. Türkiye’ye geliyorum, Avusturya çıkışında birisi banim arabaya vurdu ben o kazadan dolayı bir aylık maaş tutarında para aldım. Önü şer gibi görünen o vize işi benim için hayır oldu.

Bir olay daha anlatayım. Fakir bir adam şöyle dua etmiş:

“Allahım iş yerim uzak. Gidip gelirken sıkıntı çekiyorum, sofram da çok fakir. Ayağımı yerden kesecek bir araba ve soframda çeşidimi artır.”

Gerçekten Allah adamın duasını kabul etmiş, sofrasında çeşidini artırıp ve ayağını yerden kesecek bir araba vermiş. Bir zaman sonra adam hastalanıp, doktora gitmiş. Doktor adama demiş ki, “Arkadaş sofrada çeşidi azalt iş yerine giderken de yürüyerek git gel ozaman iyi olursun demiş.  

Sevgili gençlerim, biz karenin dörtte dördünü görmüyoruz, dörtte bir veya ikisini görüyoruz. O nedenle başımıza gelen kötü bir olaydan üzülüyoruz, ama sonuç sevindirici oluyor. Hoşumuza giden bir olay başımıza geliyor ozamanda seviniyoruz, ama sonuç hiçte iyi çımıyor ve diyoruz ki keşke böyle olmasaydı…    

 HER OLAY BİR İMTİHAN VESİLESİDİR

İnsanların başına gelen iyi veya kötü, her iki olay da imtihan içindir. İnsan pek büyük servet sahibi olur, bu onun için bir imtihan vesilesidir. Fakir olur bu da bir imtihan vesilesidir. İlim sahibi olur, bu da bir imtihan vesilesidir. İnsan hayatında pek çok olayla karşılaşır, bunların hepsi bir imtihan vesilesidir. Konumuzla alakalı olarak, Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurur:

“İnsanlar iman ettik dedikten sonra, kendi hallerine bırakılacaklarını ve imtihana tâbi tutulmayacaklarını mı sanıyorlar”? “Biz kendilerinden önce yaşamış olanları denedik. Allah elbette şimdiki müminleri de imtihan edip iman iddiasında sadık olanlarla, samimiyetsiz olanları elbette bilecektir. (2)

Burada bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum! Öğretmen talebesini dersine çalışıp çalışmadığını öğrenmek için imtihan eder. Cenab-ı Hak için böyle bir durum söz konusu değildir. Elbette O’ kimin sahte, kimin de samimi Müslüman olduğunu pek ala bilir. Fakat insanlar hesaba çekildiklerinde, itiraz edemesinler diye bizatihi kendilerine hayatı yaşatıp ne yaptıklarını gösteriyor.

Yani iyi veya kötü başınıza gelen olayların planını yapan Allah’tır, bizi onlarla imtihan eder.

Kaynaklar:

(1)Kastamonu Lahikası, Bediüzzaman Said Nursi, Sa, (193) Envar neşr İst.

   (2) Ankebut Suresi, 29/1-2-3

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı