Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de insanları cennete çağırıyor.
Regaip, Arapça bir kelimedir ve “reğabe” kökünden türetilmiştir. “Reğabe,” kelime olarak herhangi bir şeyi istemek, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek anlamına gelir.
Bu mübarek gecede bir verip bin almak vardır. Kaybetmeden kazanmak vardır. İşte bunun için Rabbimiz, Müslümanları bu fırsatı kaçırmamaya davet ediyor. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Rabbiniz tarafından size verilecek mağfirete ve genişliği göklerle yer kadar olan, takva sahiplerine verilmek üzere hazırlanmış cennete koşmak için yarışın”(1)
İkinci ayette yer ve gökler genişliğindeki cennete girecek olan takva sahiplerinin vasıfları beyan edilmektedir.
“O takva sahipleri ki, bollukta da, darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah ise iyilik yapanları sever.” (2)
Bu ayette müjdesi verilen cennete girmek için, Regaip kandili bulunmaz bir fırsattır. Yağmurun toprağa hayat verdiği gibi, dualar da bu gecede hayat bulur.
Aslında Allah katında zamanların değerleri birbirine eşittir. Ancak, öyle zamanlar vardır ki; o zamanlarda olağan üstü vakalar olur. İnsanlar o olaydan dolayı o güne bir değer atfeder.
Mesela:otuz ağustos zafer bayramı gibi. O gün bayram yaparız, çünkü bizim için o gün çok anlamlı bir gündür. Aynen onun gibi, insanlığın kurtarıcısı Hz. Muhammed’in (asm)dünyaya teşriflerinin ilk belirtilerini annesi Regaip gecesinde fark etmiştir. Artık insanlığın ahu fâizarını durduracak, ebedi saadetin yollarını gösterecek, çaresizlere çare olacak olan zat, dünyaya gelmek için ilk adımını attığıRegaip gecesi elbette müstesna bir gecedir.İşte böyle bir gün için Allah kullarına lütufta bulunur. Sair günlerden farklı olarak o günü olağan üstü gün yapar. İhsan ve kereminin çokluğu ve pek çok günahkârın bağışlaması gibi, o güne farklı bir anlam yükler. Recebi Şerif’in ilk Cuma gecesine isabet etmesinin de ayrı bir anlamı vardır. Çünkü cuma geceleri dekıymetli vakitlerdendir, bu nedenle cuma gecesini de ibadetle geçirirdi.
Cuma ve Regaip gecesi gibi iki mübarek gece bir araya gelince daha da anlamlı oluyor. Ayrıca bu gecede Efendimiz, rûhâni ahval ve ikramlara mazhar olmuş, bunun için şükür namazı olarak on iki rekât namaz kılmıştır. Bir başka nedeni duaların kabul olduğu bir gece olmasından rağbete değer denilmiştir. (3)
Hazreti Enes (ra) rivayet ettiği bir Hadis-i Şerifte Allah Resulü (sav) Regaip namazından söz ederek onu Recep ayının ilk Cuma gecesi akşamla yatsı arasında altı selamla on iki rekât olarak kılınan bir namaz olduğunu beyan buyurmuşlardır. (4)
Efendimiz bu namazı kılmıştır. Fakat ümmetine böyle bir namazı kılmayı emrettiğine ettiğine dair kaynaklarda bir bilgi yoktur. Eğer kılınırsa, pek çok izzet ve ikramlara, fazilet ve manevi sofralara nail olacağının müjdeleri vardır. Bu gece, yalvarış ve yakarışların Yüce Mevla’ya sunulduğu ve O’nun rahmetinden af istenin bağışlanacağının müjde vardır.
Sevgili Peygamberimiz, Regaip gecesinin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua eder, namaz kılar, oruç tutar, iyiliklerin her çeşidini yapardı. Bilhassa Pazartesi, perşembe oruçlarını kaçırmazdı.
Bu konuda Ebu Hüreyre’nin (ra) rivayet ettiği bir Hadis-i Şerifte Allah Resulü (sav) buyuruyorlar ki:
“Ameller Allah Teâlâ hazretlerine pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben, amelimin oruçlu olduğum halde arz edilmesini severim.” (5)
Regaip gecesini ibadetle ihya etmenin sevabı pek çoktur. Diğer zamanlarda okunan Kur’an’ın her harfi için on sevap verilirse, Recep ayında yüzleri geçer. Regaip gecesinde ise daha da artar. Nafile namazların sevabı ise diğer gecelere oranla kat kat fazla olur.
Fazla sevap noktasında, Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
“Kim iyilik işlerse, Allah’a güzel bir işle gelirse, ona on misli verilir; kim de bir kötülükle gelirse, sadece kötülüğüne denk bir ceza görür ve hiç kimseye haksızlık edilmez.”
(6)
Konumuzla ilgili olarak, Üstat Bediüzzaman’ın eserinden bir paragrafı okuyucularımla paylaşacağım.
“Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan- ı Mübarekte bine çıkar ve cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadir’de otuz bine çıkar.” (7)
Peygamberimizin (asm) Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Recep ayıdır.
Biz de bu ayda Rabbimize:
“Allah’ım! Recebi ve Şa’banı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan’a ulaştır” diye dua edelim.
İşte bu mübarek şuhûru selâse dediğimiz, halk arasında üç aylar olarak bilinen şu mevsim çok kârlı bir mevsimdir. Allah’ın hoşuna giden az bir amelle bağışlanıp cennete girmeye hak kazanabiliriz. İnsanda nefis, heva, vehim ve şeytan hükmediyorlar. İmanını rencide etmek için o insanın gafletinden istifade ederler. Şüphe ve vesveselerle iman nurunu kapamaya çalışırlar. Sanda, şeriatın zahirine muhalif düşen, hatta bazı imamlar nazarında küfür derecesine varan kelimeler, hareketler, davranış bozukluğu eksik olmuyor. Onun için her vakit, her saat, her gün iman tazelemeye bir ihtiyaç vardır. Bu gün her şey katlanarak verildiğine göre bu geceyi iyi değerlendirmeliyiz.
Bugün cennetin kapılarının ardına kadar açıldığı gündür. Zaten Regaip adı üstünde “elde edilmesi arzu edilen değerler” demektir.
Kaynaklar:
(1) İmran Suresi 3/133
(2) Ali İmran Suresi 3/134
(3) Büyük, İslam ilmihali Ömeri, Nasuhi, Bilmen
(4)Cemü’l-Fevaid, Büyük Hadis Külliyatı, Çeviren, Naim Erdoğan, Hadis No, (2232) İz, Yayıncılık, İstanbul,2006,
(5)Kütüb-ü Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof İbrahim Canan, Hadis No. (3162), cilt 9, Sayfa 118, Akçağ Yayınları, Feza Gazetecilik, A.Ş, İstanbul;
(6)Enam Suresi,6/160
(7)Şualar Sayfa No. 494, Bediüzzaman Said Nursi, Envar Neşriyat, İstanbul


