22 Nisan 2026, Çarşamba
04:45
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

Televizyon kanalında bir konuşmacı, içkiyle ilgili olarak yapılan bir istatistiği, televizyon ekranlarından halkımıza duyurdu. En fazla içki tüketen ülkelerden biri de İngiltere’ymiş. Eğer trafik kazalarının sebebi içki ise, en fazla trafik kazası İngiltere’de olması lazımmış. Hâlbuki İngiltere’de trafik kazaları yüzde on, biz de ise yüzde altmış beş nispetindeymiş. Anlatılanlar özetle böyle.

Elbette trafik kazalarının tek sebebi içki değildir. Fakat bu illetin de kazalarda payı az değildir. Konuşmacı şurasını ya bilmiyor veya gizliyor. İçip te sarhoş olan bir alman veya İngiliz, arabasını olduğu yerde bırakır, taksi tutup evine öyle geder. Bizde ise o sarhoş kafayla araba kullanır, kazayı da yapar ve trafik görevlilerine de olanca güçlüğü çıkartır.

Avrupa’yla aramızda çok büyük kültür farkı vardır. Bizimle onları kıyaslamak yanlıştır, kıyası maalfârıktır.

Kırk senelik Almanya hayatımda, bizimle Avrupalılar arasında gördüğüm farkı aşağıda anlatacağım!

 Gece vardiyasında çalışırken bilhassa cuma akşamları sabaha kadar içerler, fakat benim içmeden yaptığım yanlışı onlar içtikleri halde yapmazlar. Bizde ise televizyon ekranlarında da gördüğümüz gibi, iki bardak içen atmadığı nara yemediği hezele kalmıyor. Mahallenin altını üstüne getirirler. İşte aramızdaki fark budur. Bizimkiler içmeden yüzde atmış beş kaza, onlar ise içer yüzde on kaza yapar

Hükümet içkiyle ilgili yaptığı yeni düzenlemeyle özel hayata karışıyormuş, o nedenle bu yeni düzenlemeler yanlışmış!

Şimdi bende soruyorum içip içip de gecenin yarısında nara atanlar, benim özel hayatımı bozmuyorlar mı? Gecenin yarısında sarhoş kafayla bağırıp çağırıp beni derin uykumdan uyandıranlara ne demeli?

Bunlar böyle serbest her türlü tahriki yapacaklar, şayet biz bir şey dersek onların özel hayatına karışmış olacağız.

Onlar Müslüman’ın özel hayatına karışacaklar, Müslüman onlarınkine karışamayacak, bu nasıl mantık?

O sarhoşlar şunu iyi bilsinler ki; eski devirler eskide kaldı. Şimdi yeni devir başladı veya başlayacak. Eskiden olduğu gibi, şimdide Müslüman kimsenin özel hayatına karışmaz. Hiç kimsenin de kendi özel hayatına karışmasına izin vermez!

ALMANYA’DA ŞAHİT OLDUĞUM BİR OLAY

Bir gün Almanya’da bir kaza olayına şahit oldum şöyle ki.

Arabanın biri yolun kavşağından sola dönecekti, karşı taraftan da başka bir araba geliyordu. Karşıdan gelen araba sola dönmek isteyen araba ile çarpıştılar. İkisi de arabalarından indi. Direk geçmek isteyen elinde mendiliyle burnunu tutuyordu. Belli ki burnu kanamıştı. Ama o bir eliyle burnunu tutuyor, diğer eliyle de çarpıştığı arabanın sahibiyle tokalaşıp birbirlerine geçmiş olsun dileğinde bulundular! Türkiye’de böyle bir olaya şahit olan varsa yazsın onu da okuyalım. İşte aramızdaki fark budur.

Burasıda onlarda olmayan fakat bizde olan!

Ben ev sahibiyim kiracım da Alman senelerdir evimin bahçesinde çay yaparım beraber içeriz, bir gün de demedi ki bu gün çaylar benden olsun.

Bir diğer olay:

Türk’ün birinin çocuğu Alman’ın kapısının sövesinde hasar yapmış. Anlaşmalarına göre marangoz olan Türk’ün biri de söveyi tamir edecekmiş. Fakat tamir yapmak için gerekli olan malzemeleri almaya Alman’la beraber gideceklermiş. Bizim Türk marangoz kapının sövesini tamir etmek için lazım gelen malzemeleri almaya beraber gideceği Alman’ın kapısının ziline basar, Alman kapıyı açar ve marangozu içeri alır. Alman karısıyla birlikte kahve içiyorlarmış. Bizim marangoza buyur bir kahve de sen iç demezler. Kendileri kahvelerini içtikten sonra malzemeleri almaya giderler. Bizim kültürümüzde bilhassa Türkler, tanısın tanımasın kapısına gelen insana mutlaka bir ikramda bulunurlar. İşte onların kültürü, işte bizim kültürümüz. O halde kanunlarımızda onlara göre değil, kendi kültürümüze göre olmalıdır.

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı