Değirmenci mahallesinden bir aptalla hasbıhal ettim… Kendisini ve mahalle sakinlerinden bahsederken apdal yada apdallar diyerek ifade etti hep… Mahcup bakışlarımdan nem kaptı ve “Niye öyle baka(n) abi, apdal demezler mi bize!” deyiverdi bende öyle hitap ettim…
Kimsiniz siz? Dedim Leb demeden leblebi diyeceğimi anlayıp cevapladı sorularımı… Bir dokundum bin ah işittim desem yeridir...
Kim miyiz abi? Sünnetlerini Apdallar yapar… Ömründe bir kere düğün yapar çalgısını apdallar çalar… Evlerinin demirini apdallar büker… Kurbanlıklarını apdallar güder… Sepetini apdallar örer… “Apdal değil mi” deyip aşağılarlar amma… Kim olalım, Apdalız işte abi!
Nedir en öncelikli sorunlarınız? Dedim ve serpildi… Döktü de döktü içini…
Şivemiz, giyimimiz, temizliğimizi eleştirip “esrarcı, şarapçı” derler hepimize.. Madem öyleyiz; 9-10 yaşına gelmiş alsınlar aralarına iş versinler… Bak o zaman şarapçı mı olur esrarcı mı çocuklarımız… Apdalız diye tercih etmezler…
Bize “apdallar pis, temiz değil, kokuyorlar…” dersiniz; ismi akılma gelmeyen bir kaç esnaf ve Sıtkı Özkal öğretmen atölyesinde küçük yaştan bu yana mahallemizden toplam 9-10 kişi çalıştırıyor… Gidin bakın bakalım siz mi pissiniz onlar mı? Bu çocuklar patronlarından, iş arkadaşlarından, toplumdan, apdallar mahallesinin dışındaki sosyal hayattan etkilenip toplumsal davranışlarını buna göre düzenlediler… Hem ailelerine hem de mahallenin diğer sakinlerine örnek oluyorlar. Bunu kaç kamu kurumu yaptı? Kaç özel işyeri yaptı? “Pis” deyip yaklaştırmadığınız… Mahallemizi öteleyen sizler mi suçlusunuz bizler mi Hakkı abi?
Odacılığı, şoförlüğü bile çok görürler… Belediyede çöpçü, Etibank’ta inşaatçı yaparlar... Mesela; apdaldan iyi koruma olur “vur” de öldürür çünkü ekmeğine saygılılar, yediğimiz yemeği inkâr etmezler abi; amma apdalızya yapmazlar…
Şu anda mahallemizde Kur’an okuyup namazını okuyan apdal çok elhamdülillah bizlerde? Çocuklarımız camiye gelir “arka tarafa geç” diye yanından kovarlar… Kurban bayramı yaklaşıyor… Hayvan pazarında inceleyin en büyük hayvanları bizim mahallemizin gücü yeten insanları alır Allah’a kurban eder… Söyle abi bundan kimin haberi var? İlçe müftülüğü dâhil, kaç cemaatçi, kaç din adamı geldi ilgilendi bizimle hiç duydun mu? Evlerde sohbet edip din ve ahlak üzerine sohbet ederler mahallemizin dışından bizlere kaç kişi misafir oldu? Çayımızdan, suyumuzdan içti?
Askere giden çocuklarımızı mahallemizden alırız otogara kadar çalgı eşliğinde hep birlikte coşkuyla götürürüz… 10 kilometre olsa yinede çalarak gideriz arkamızdan “helal olsun lan şu apdallara” derler ama hemen unuturlar… Söyle abi kaç komutan mahallemizi ziyaret etti? Duydun mu hiç?
İsmi bende saklı bu güzel kardeşimle muhabbetimize dair sorularıma onun söylediklerine daha çok yer verebilmek için yazmadım onun dilinden aktığı gibi sizlere yansıtmaya çalıştım…
Hasbıhalin beni en çok etkileyen yanı siz bizimle ne kadar ilgilendiniz, Mahallemizi öteleyen sizler mi suçlusunuz bizler mi Hakkı abi? Sorusuydu…
Hele ki! Satın alınan müstakil meskenin apdal diye sahibinin vazgeçirtilmesi var ki! İnsanlık ayıbı… (Devam edecek)


