DOKUZUNCU KALKINMA PLANI IŞIĞINDA EĞİTİM HEDEFLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ 1
Ülkeler geleceğe yönelik politikalarını oluşturmak için planlama yapmak zorundadırlar. Bu kapsamda ülkemizde 1963 yılında başlanarak günümüze kadar dokuz adet beş yıllık kalkınma planı hazırlanmış ve son olarak TBMM almış olduğu kararla yürürlüğe giren 1 Temmuz 2006 tarihli 26215 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan kalkınma planı uygulanmaktadır. Son uygulanan beş yıllık kalkınma planının vizyonu ise “İstikrar içinde büyüyen, gelirini daha adil paylaşan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, bilgi toplumuna dönüşen ve AB’ye üyelik için uyum sürecini tamamlamış bir Türkiye” olarak belirlenmiştir.
Bu vizyonun gerçekleşebilmesi için hazırlanan “Dokuzuncu Kalkınma Planı, Bakanlar Kurulunca benimsenen strateji esas alınarak Devlet Planlama Teşkilatının koordinasyonunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının katkılarıyla hazırlanmıştır. Planın hazırlanmasında katılımcılığa özen gösterilmiştir. Bu amaçla 5 Temmuz 2005 tarihli Başbakanlık genelgesi kapsamında, çok geniş bir alan yelpazesine sahip 57 adet Özel İhtisas Komisyonu (ÖİK) oluşturulmuş, söz konusu komisyonlara kamu kesimi, özel ve üniversite kesiminden 2252 kişi katılmıştır. Plan stratejisi ve metninin oluşturulmasında kurumsal birikimin yanı sıra ÖİK raporları ile kendi alanlarında temayüz etmiş uzman kişiler ve kamunun üst düzey yöneticileri ile yapılan istişare toplantılarının sonuçlarından” yararlanarak hazırlandığı raporun giriş bölümünde belirtilmektedir. Planın ne kadar kapsamlı olduğunu hazırlık sürecinde görmekteyiz.
Bizim konumuzu ilgilendiren kısmı ile 2009-2013 arası dönemi kapsayan Dokuzuncu Kalkınma Planının eğitim sistemine ilişkin hedeflerini ve bu hedeflerin gerçekleşme düzeyini birlikte değerlendireceğiz. Planın “Eğitim Sisteminin Geliştirilmesi” bölümünde eğitim adına sekizinci kalkınma planında yapılamayanlar göz önüne alınarak saptamaların yapıldığını görüyoruz. Bu kapsamda ülkemizin eğitim sistemiyle ilgili olarak;
1. Nüfusun eğitime erişiminde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Zorunlu temel
eğitimin 8 yıla çıkarılmasıyla, öğrenci sayısında büyük artış sağlanmış,
ilköğretimden ortaöğretime geçişler artmıştır. Bununla birlikte okullaşma
oranlarında, okul öncesi eğitimde düşük seviyelerde kalınmış, ilköğretimde yüzde
100’e ulaşılamamış, ortaöğretimde mesleki eğitimin payı artırılamamıştır.
Yükseköğretim kademesinde okullaşma oranı bakımından önemli ilerleme
kaydedilmekle birlikte, yükseköğretime olan yoğun talep artarak devam etmektedir.
Talebe cevap verebilmek amacıyla 2006 yılında 15 adet yeni devlet üniversitesi
kurulmuştur.
2. Eğitimin hemen her kademesinde, ayrılan kaynaklarla öncelikle artan
öğrenci sayılarının doğurduğu zorunlu ihtiyaçlar karşılanabilirken, eğitimde nitelik
sorunu önemini korumaktadır. VIII. Plan döneminde eğitim yatırımlarına özel
sektör desteği önemli boyutlara ulaşmış, okullarda bilgi ve iletişim teknolojilerinin
kullanımı yaygınlaştırılmış ve müfredat geliştirme çalışmalarına hız verilmiştir.
Eğitimde kalitenin artırılabilmesi için yenilenen müfredat programları ve öğretim
yöntemlerine uyumlu olarak fiziki altyapı, donanım ve öğretmen niteliklerinin
geliştirilmesi ve eğitime ayrılan kaynakların daha etkin kullanımı ihtiyacı devam
etmektedir.
3. Yükseköğretimde Bologna süreci kapsamında öğrenci ve öğretim üyesi
değişimi, Avrupa kredi transfer sistemi ve diploma eki başta olmak üzere önemli
çalışmalar yapılmıştır. Ancak, yükseköğretim sisteminin merkeziyetçi yapısı ve
kalitesine ilişkin sorunlar yükseköğretimin rekabet edebilirliğini ve toplumun
ihtiyaçlarına cevap verebilme kapasitesini olumsuz yönde etkilemeye devam
etmektedir.
4. Türkiye 1 Nisan 2004 tarihinden itibaren AB eğitim ve gençlik programlarına
başarılı ve aktif bir şekilde katılım sağlamaktadır. Genel Eğitim Programından
20.000 olmak üzere yaklaşık 49.300 kişi 2006 yılı itibarıyla programlardan
yararlanmış olacaktır.
5. Meslek yüksek okulları ile mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları arasında
program bütünlüğünün bulunmaması, mesleki ve teknik eğitim programlarının
işgücü piyasasının taleplerine uygun olarak güncellenememesi sonucu mesleki ve
teknik eğitim mezunlarının istihdamı artırılamamakta ve mesleki eğitime olan talebi
azalmaktadır.
6. Eğitim sisteminin sınav odaklı bir yapıda olması, eğitimden beklenen
Amaçlara ulaşılamamasına, sınav hazırlıklarına önemli harcamalar yapılmasına ve böylece eğitime ayrılan kaynakların verimsiz kullanılmasına, öğrenciler ve Ailelerinde mali, sosyal ve psikolojik sorunların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.”
Başlıklarından oluşan altı adet saptama yapılmıştır.Bunlara yönelik kalkınma planında “ Eğitim Sisteminin Geliştirilmesi” başlığı altında yirmi bir konuda çözüm önerisi getirilmiştir. Bunlar ise ;
1. Toplumsal gelişmenin sağlanması amacıyla; düşünme, algılama ve sorun
çözme yeteneği gelişmiş, Atatürk ilkelerine bağlı, demokratik, özgürlükçü, milli ve manevi değerleri özümsemiş, yeni fikirlere açık, kişisel sorumluluk duygusuna sahip, çağdaş uygarlığa katkıda bulunabilen, bilim ve teknoloji kullanımına ve üretimine yatkın, sanata değer veren, beceri düzeyi yüksek, üretken ve yaratıcı, bilgi çağı insanı yetiştirilecektir.
2. Eğitim sistemi, insan kaynaklarının geliştirilmesini desteklemek üzere,
yaşam boyu eğitim yaklaşımıyla ve bütüncül olarak ele alınacak; sistemin etkinliği, erişilebilirliği ve fırsat eşitliğine dayalı yapısı güçlendirilecektir
3. Okulöncesi eğitimin yaygınlaştırılması amacıyla öğretmen ve fiziki altyapı
ihtiyacı karşılanacak, eğitim hizmetleri çeşitlendirilecek, toplumsal farkındalık
düzeyi yükseltilecek, erken çocukluk ve ebeveyn eğitimleri artırılacaktır.
4. İlköğretimde okul terklerinin azaltılması için başta kırsal kesime ve kız
çocuklarına yönelik olmak üzere gerekli tedbirler alınacak ve ortaöğretime geçiş
oranları yükseltilecektir.
5. Öğretmen açığı bulunan alanlarda ihtiyacın karşılanması için üniversite
kontenjanları artırılacak, öğretmenlerin bölgelere ve yerleşim yerlerine göre dengeli
dağılımı sağlanacak, özlük haklarında hizmet yaptıkları yerleşim yerleri ve hizmet
şartları itibarıyla farklılaşmaya gidilebilmesine imkan sağlanacaktır.
6. Eğitimin yaygınlaştırılmasında merkezi idarenin yanı sıra mahalli idareler,
gönüllü kuruluşlar ve özel sektörün katkısı artırılacaktır.
7. Ortaöğretim; program türünü esas alan, yatay ve dikey geçişlere imkan
veren, etkin bir rehberlik ve yönlendirme hizmetini içeren esnek bir yapıya
kavuşturulacaktır. Programlar geniş tabanlı ve modüler esasa göre düzenlenecektir.
8. Eğitimde kalitenin artırılması amacıyla, yenilikçiliği ve araştırıcılığı esas alan
müfredat programları ülke geneline yaygınlaştırılacak, öğrenciler bilimsel
araştırmaya ve girişimciliğe teşvik edilecektir.
9. Kalabalık sınıf mevcutları düşürülecek, ikili eğitim uygulaması azaltılacaktır.
Her kademedeki eğitim tesislerinin etkin kullanılabilmesi için standartlar ve ortak kullanım imkanları geliştirilecektir. Okulların bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısı, eğitim yazılımları öncelikli olmak üzere güçlendirilecek, yenilenen müfredatın gerektirdiği ortamlar ve donanım sağlanacaktır.
10. Müfredat programlarındaki ve eğitim yöntemlerindeki değişiklikler dikkate
alınarak öğretmen yeterlilikleri sürekli olarak geliştirilecek, gereken yeterliliklerin kazandırılabilmesi için hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimde etkin yöntemler uygulanacaktır.
11. Yeni kurulan üniversiteler başta olmak üzere, öğretim üyesi ihtiyacını
karşılamak amacıyla yurtiçi ve yurtdışında öğretim üyesi yetiştirme programlarına
devam edilecektir.
12. Bilgi toplumuna geçiş sürecinde ihtiyaç duyulan insangücünün
yetiştirilebilmesi için yabancı dil öğretimi etkinleştirilecek, bilgi ve iletişim
teknolojilerinin derslerde kullanılmasını sağlayacak yöntemler geliştirilecek ve
yaygınlaştırılacaktır.
13. Toplumda yaşam boyu eğitim anlayışının benimsenmesi amacıyla e-öğrenme
dahil, yaygın eğitim imkanları geliştirilecek, eğitim çağı dışına çıkmış kişilerin açık öğretim fırsatlarından yararlanmaları teşvik edilecek, beceri kazandırma ve meslek edindirme faaliyetleri artırılacaktır.
14. Özel eğitim gerektiren öğrencilerin eğitiminde kaynaştırma yöntemine öncelik
verilecek ve mevcut okulların fiziki koşulları uygun hale getirilecektir.
15. Yükseköğretim kurumlarında finansman kaynakları geliştirilecek ve
çeşitlendirilecek; öğrenci katkı paylarının, mali gücü olmayan başarılı öğrencilere
burs ve kredi sağlanması şartıyla yükseköğretimin finansmanındaki payının
artırılmasına yönelik düzenlemeler yapılacaktır.
16. Eğitime ayrılan özel kaynaklar eğitimde fırsat eşitliğine imkan sağlayacak
şekilde yönlendirilecektir. Bütün eğitim kademelerinde özel sektörün payı
artırılacak, kamu kaynaklarının en fazla ihtiyaç duyan kesimlere yönlendirilmesi sağlanacaktır. Etkin bir kalite değerlendirme ve denetim sistemi kurulması koşuluyla özel yükseköğretim kurumlarının açılabilmesine imkan sağlanacaktır.
17. Eğitim sisteminin etkinliğinin artırılması, eğitime ayrılan kaynakların daha
verimli kullanılması, öğrenciler ve aileleri üzerindeki mali, sosyal ve psikolojik
yüklerin hafifletilmesi amacıyla eğitim sistemi, sınav odaklı yapıdan kurtarılacaktır.Yükseköğretime giriş sistemi; öğrencileri programlar hakkında yeterli düzeyde bilgilendiren, ilgi ve yeteneklerini ortaöğretim boyunca çok yönlü bir süreçle değerlendiren, okul başarısına dayalı ve müfredat programlarıyla daha uyumlu bir yapıya kavuşturulacaktır.
18. Ortaöğretim ve yükseköğretime hazırlık dershanelerinin özel okullara
dönüştürülmesine yönelik teşvikler sağlanacaktır.
19. Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında hizmet esasına dayalı bir
yapılanmaya gidilecek, kurumsal kapasite güçlendirilecek, taşra teşkilatlarına ve
eğitim kurumlarına yetki ve sorumluluk devredilmesi sağlanacaktır.
20. . Yükseköğretim Kurulu, standart belirleme, koordinasyon ve planlamadan
sorumlu olacak şekilde yeniden yapılandırılacaktır. Yükseköğretim kurumlarının,
şeffaflık, hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda idari ve mali özerkliğe sahip
olmaları ve yerel özelliklere uygun şekilde uzmanlaşmaları sağlanarak, sistemin
rekabetçi bir yapıya kavuşması desteklenecektir.
21. Kaliteli eğitim imkanlarının yaygınlaştırılması amacıyla eğitim kurumlarında
kalite güvence sistemi kurulacak, kalite standartları belirlenerek yaygınlaştırılacak,
eğitim kurumlarının yetkileri ve kurumsal kapasiteleri artırılacak, performans
ölçümüne dayalı bir model geliştirilecektir
Eğitim politikaları belirlenirken kalkınma planları hükümetlere geleceğe yönelik projeler üretebilmeleri ve projeksiyon çizebilmeleri için yol gösterir. Bize yeni uygulamaya geçiyormuş gibi gelen bir takım adımlar önceden planlanmış gerekli hazırlıklar yapılmıştır.Uygulamaya geçeceği zaman kamuoyunda tartışılır hale geldikten sonra kamuoyunda tartışılmaya başlandığı zaman konudan haberdar oluyoruz.Halbuki “ Eğitim Sisteminin Geliştirilmesi” başlığı altında ele alınan yirmi bir başlık altında toplanan ve Türk Eğitim Sisteminin daha işler hale getirilebilmek için yapılmak istenen işlere eğitim öğretimle ile ilgili olan kim karşı çıkabilir ki ? Bu konuda sorun yok. Ama yapılan uygulamaların kamuoyunda sahiplene bilinebilmesi için bilgi eksikliği bazen de bilgi kirliği olduğu kanısındayım. Eğitim konusunda atılacak adımlarda eğitim öğretim işleri ile ilgili örgütlenmiş tüm kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınmasını önemsiyorum. Bilginin hızla üretildiği ve sınırsız tüketildiği, sosyal medyanın güçlü olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Yaşadığımız bu dönemin gereklerini yerine getiremediğimiz takdirde, kendimizi her gün oluşan durumlara karşı yenilemediğimiz takdirde yetiştirdiğimiz kuşak karşısında zorlanırız.Bunu aşmanın tek yolu günümüzde iletişimdir meslektaşlarımızla etkiletişimdir..İnsan ilişkilerinde İletişimin en önemli konusu ise “empati’ yapabilmektir.Bunu başarabildiğimiz takdirde aşamayacağız sorun, başaramayacağımız iş inanın kalmaz.Yazımızın ikinci bölümünde dokuzuncu kalkınma planının eğitim hedeflerini değerlendireceğiz.
Kaynakça
9.Kalkınma Planı
www.kalkinma.gov.tr/DocObjects/View/13744/plan9.pdf


