21 Nisan 2026, Salı
15:22
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

Muharrem, hareme kökünden türetilmiş bir kelimedir.  Hürmet edilen saygı

duyulan anlamına gelir.

Muharrem ayı pek çok önemli hususiyetlere ev sahipliği yapmıştır. Biz burada iki önemli konu üzerinde duracağız.

Birincisi:

Oruç,

İkincisi:

Hicrî takvimin başlangıcı

Muharrem ayı, Cenabı Hakk’ın ihsan ve kereminin, feyiz ve bereketinin ve Rabbani hediyelerinin, Müslümanlara bol bol ikram edildiği mübarek bir aydır. Belki, Allah’ın ayı günü olmaz, ay aydır gün de gündü diye düşünülebilir! Ama araştırmalarımızı derinleştirdiğimizde öyle olmadığını görür ve Cenab-ı Hakkın bazı aylara ve günlere ayrıcalık tanıdığını anlarız.

Cenab-ı Hak rahmetiyle kullarını taltif etmek için, böyle gün ve gecelere ayrıcalık tanımıştır. Rızası doğrultusunda gün ve ayları değerlendirenlere, önemli hediyeler vereceğini vaat etmiştir. Allah’ın Rahmetine nail olmak için, öyle günleri değerlendirmenin önemli bir fırsat olduğunu, peygamberimiz tarafından da vurgulanmıştır.

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de ayetiyle “On geceye” yemin ederek başlıyor. Demek Rabbimizin katında ayların ve günlerin birinin diğerine üstünlüğü vardır. (81)

Rabbimiz, yer ve gökleri yaratırken bir seneyi on iki ay olarak tayin etmiştir. Bu aylardan dördünü de hürmetli ve saygı duyulması gereken aylar olarak takdir buyurmuştur.

Bu konu ayeti Kerime’de şöyle anlatılmaktadır:

“Gerçek şu ki, Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah’ın kitabında on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.” (82)

Cenab-ı Hak kameri hesapla bir seneyi (355) gün, ayları da (12)olarak tasnif etmiştir.

Zamanla Müslümanlar bir takvim yapacaklar. Bu takvimin adını da hicrî takvim koyacaklar ve koymuşlardır. Müslümanlar bu takvimi hicri (1347) Miladi (1925) tarihine kadar kullandılar. Daha sonra yeni yapılan bir düzenlemeyle yürürlükten kaldırılmıştır. Kameri aylar dediğimiz bu ayların adları sırasıyla şöyledir:

1.      Muharrem.

2.      2. Safer.

3.      3. Rebî’ul-evvel.

4.      4. Rebî’ul-âhir.

5.      5. Cemâzil-evvel.

6.      6. Cemâzil-âhir.

7.      7. Receb.

8.      8. Şa’bân.

9.      9. Ramazan.

10.  10. Şevvâl.

11.  11. Zilka’de.

12.  12. Zilhicce.

Hicri takvimde kullanılan aylar içinde, dört ay vardır ki bunlar İslamiyet’ten öncede harem ay olarak Kabul edilirdi. Hz. İbrahim ve İsmail (asm) zamanlarından beri devam ede gelen bir âdetti. İnsanlar bu dört ay içinde, savaştan ve her türlü şiddetten uzak dururlardı. Hatta bu konuda peygamber Efendimizden soruyorlar ve diyorlar ki; “Bize haram aylarla ilgili bilgi verir misin? Rabbimiz de peygamber Efendimize şöyle vahiy etmiştir:

(Habibim) “Senden haram ayı ve bu ayda savaşmanın hükmünü sorarlar. De ki: “O ayda savaşmak büyük bir günahtır. Fakat insanları Allah yolundan engellemek, Allah’ı inkâr etmek, Mescidi Haram’ı ziyareti yasaklamak, o mescidin cemaatini yani Müslümanları oradan çıkarmak ise, Allah nazarında daha büyük günahtır. Dinden döndürmek için işkence, öldürmekten beterdir. Kâfirler, ellerinden gelse, dininizden sizi döndürünceye kadar savaşmaktan geri durmazlar. Sizden her kim dininden döner ve kâfirlikte devam ederek ölürse, işte onların dünyada da, ahirette de yaptıkları boşa gider. Bunlar cehennemlik olup orada ebedî kalacaklardır.” (83)

Bu hürmetli aylar yukarıda kırmızı renkle işaretlenenlerdir.

Bu dört aylar içinde işlenen sevaplar katlanarak yazılacağı gibi, günahlar da katlanarak yazılır. (84)

Bilhassa bu dört ayın içinde bulunan birde muharrem ayı vardır ki; onun önemi daha da büyüktür.

Muharrem ayının faziletiyle ilgili bazı bilgileri, Hz. Ali’den (ra) öğreniyoruz.

Hz. Ali (ra) buyurdular ki: “Bir adam geldi ve Allah Resulünden sordu:” “Ey Allah’ın Resulü! Ramazan’dan sonra hangi ayda oruç tutmamı tavsiye buyurursunuz”?

 

Hz. Ali (ra) derki; “Ben bu soruyu Resulü Ekrem’e soran bir kimseye rastlamamıştım. Nihayet bir adam gelip sordu. O zaman ben de yanlarında idim. Allah Resulü (sav)buyurdular ki:”

“Ramazan dışında da oruç tutmak istersen Muharrem ayında tut. Çünkü o Şehrullah (Allah'ın ayı)dır. O ayda bir gün vardır ki, Allah onda bir kavmin günahlarını affetti, bir başka kavmin günahını da affedecek. (85)

Ebu Hüreyre’ nin (ra) rivayet ettiği bir başka Hadis’i Şerifte ise Allah Resulü (sav) şöyle buyuruyor: 

 “Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, bir şehri ilâhi olan muharrem ayıdır.” (86)

Muharrem ayının faziletiyle ilgili olarak, bir rivayette İbnu Abbas (ra) dan vardır. Oda şöyle anlatıyor:

 

“Resulü Ekrem (sav) Medine’ye gelince, Yahudiler Aşure günü oruç tuttuklarını gördü. Onlara:

 

“Bu da ne, (niçin oruç tutuyorsunuz)?” diye sordu.

 

“Bugün, sâlih (hayırlı) bir gündür. Allah, bu gün de Beni İsrail’i düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Hz. Musa bu gün oruç tuttu” dediler. Resulü Ekrem (sav) “Ben Musa’ya sizden daha layığım” buyurup o gün oruç tuttu ve Müslümanlara da tutmalarını emretti.”(87)

 
Kaynaklar:
(81) Fecir Suresi, 89/02 ayetinde;
(82) Tövbe Suresi, 9/36
(83 Bakara Suresi, 2/217
(74) Elmalılı M. Hamdi Yazır,  Hak Dini Kur’an Dili, Cilt, 4, Sayfa (326) ) Feza Gazetecilik a.ş, Yenibosna, İst.
(85) Tirmizî, Savm 40, (741); Kütüb-ü Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan, Hadis No: (4574) cilt 13, Sayfa 146, Akçağ Yayınları. Feza Gazetecilik, A.ş, İst.
(86) Müslim, Sıyam 202, (1163); Kütüb-ü Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan, Hadis No:  (4573), cilt 13, Sayfa 146, Akçağ Yayınları.
(87) Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof, İbrahim Canan Hadi, No, (3151) cilt, (9), Sayfa, (105), Akçağ Yayınları. Feza Gazetecilik, A.ş, İst.
ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı