21 Nisan 2026, Salı
13:55
23.07.2025
Manşet Altı Reklam
İSLAM ÂLEMİ NEDEN GERİ KALDI?
 
 
 
Bir gün caminin mahfilinde gençlerle sohbet ederken onlardan biri dedi: “Eskiden Müslümanlar dünyanın hâkimi iken, bugün dört milyonluk İsrail’e bile söz anlatamıyor. Dünyanın neresinde Müslüman varsa fakirdirler”.
 
-Dedim ey gençler! Dünya hikmet dünyası, ahret kudret dünyasıdır. Bu dünyada kimseye esir olmak istemeyenler, hikmetle hareket etmek zorundadırlar.
 
Cenab-ı Hakkın iki kitabı vardır. Bunlardan birisi kâinat kitabı, diğeri Kur’an-ı kerimdir. Bu iki kitabı okumanın mükâfatı vardır. Bu iki kitabın emirlerine uyanlar hem dünyada, hem ahrette mesut ve bahtiyar olurlar. Uymayanlar da rezil ve perişan olurlar. Bu günkü İslam âlemi gibi! Kâinat kitabını okumanın mükâfatı bu dünyada verilir. Okumamanın cezası da bu dünyada verilir. Cenab-ı Hakkın âdetullah kânunları dediğimiz ilim, irade, hikmet ve kudret kalemiyle yazdığı şu kâinat kitabını doğru okuyanların halini görüyorsunuz. Dünyanın kaymağını yiyorlar.
 
İkincisi:
 
Rabbimizin kelâm sıfatıyla yazdığı Kur’an-ı Kerimdir. Bu kitabı okumanın mükâfatı hem bu âlemde hem öbür âlemde verilir. Ama mükâfatın ekseriyeti öbür âlemdedir. Okumamanın cezası ekseriyetle ahrette verilir, bazen bu dünyada da verilir.
 
Müslümanlar kâinat kitabını doğru okuyup uyguladıklarında dünyada süper güç olduklarına tarih şahittir. Okumayanlar da dünyada bile cezalarını bulduklarını söylemeye hacet var mı?
 
İnsan bir şeye değer verdiğinde onu, gözü gibi korur. Hele bu değer verdiği şey oğlu, kızı veya yakın bir dostu olursa onu kimseye ezdirmez. Eğer Allah’ta  bir millete değer verirse, onları kimseye ezdirmez. Nitekim bir hadisi şerifte şöyle buyrulur:
 
 “Bir insan hastasını nasıl himaye ederse Allah’ta sevdiği kavmi öyle himaye eder.” (205)
 
Allah, insanlara sahip oldukları niteliklere göre değer verir ve sever. Eğer insanların Allah nazarında üstün vasıflar varsa, onları aziz eder, asla kimseye ezdirmez, zelil ve perişan ettirmez. Şayet bir millet bu dünyada eziliyorsa tembelliğinden ve cehaletinden ezilir, zira Allah tembelliği ve cehaleti sezmez!
 
Bu noktayı Üstat Bediüzzaman şöyle izah buyurmuştur: “Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı; San’at, Marifet, İttifak silâhıyla cihad edeceğiz”. (206)
 
Demek İslam âleminin geri kalması ve bozuk para gibi harcanması bu üç sebeptendir. Müslümanlar cehalet ve zaruret ile savaşmazsa Allah da onlara vereceğini vermez.
 
KÂİNAT KİTABI NEYİ EMREDİYOR?
 
1-Mesai tanzimi, yani işbirliği.
 
2-Emniyet ve güven
 
3-Metotlu çalışmak
 
Kur’an-ı Kerim hem yukarıdaki saydığımız şartları, hem de dua istiyor. Yalnız dua etmek kâfi değildir. Yapılması gereken iş için gerekli sebeplere baş vurduktan sonra dua edilirse netice alınır!
 
Allah’ın değer verdiği vasıflardan birisi ve en birincisi duadır. Bunu Kur an-ı Kerimde gayet açık bir surette beyan buyurmuştur:
 
 (Habîbim!) De ki: “Duanız olmazsa Rabbim size ne diye değer versin ki? (207)
 
Demek Allah’ın bir millete veya bir kuluna değer vermesi için, o kulun veya o milletin Allah’a dua etmesi gerekiyor.
 
DUA ÜÇ TÜRLÜDÜR.
 
Bunlardan biri sözlü, diğeri çalışarak, bir diğeri de hâl diliyledir.
 
Her duanın yapılacağı yer ayrıdır. Meselâ: Beden gücüyle yapılması lazım gelen bir duayı, sözlü olarak yaparsak, isteğimize ulaşamayız. Çünkü Cenab-ı Hakkın kâinatta koymuş olduğu âdetullah kânunlarına uygun değildir.
 
Cenab-ı Hakkın kâinatta koyduğu kanunlara göre ürün elde etmek için, tarlaya tohumu saçıp saban ile veya günün tarım âletleriyle sürdükten sora, yani hazine-i rahmetin kapısını günün âletleriyle tıkladıktan sonra eller açılır, sözlü olarak dua edilirse netice alınır.
 
Evde oturup dükkânın kapısını açmayan adam Allah’ım bana müşteri gönder diye dua ederse istediği neticeyi alamaz. Çünkü Cenab-ı Hakkın kâinata koyduğu şartları yerine getirmemiştir.
 
Başka bir örnek daha verelim: Peygamberimizin sünnetlerini terk eder, ona salâvat getirmeyen adam onun şefaatine hak kazanamaz. Örnekler çoğaltılabilir.
 
Bu noktayı Hz. Kur’an’ın işaretlerinden anlıyoruz ki; insanlık ahir vakitte ilme ve fenne çok büyük önem verecektir. Bütün kuvvetini ilimden ve fenden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ilim ve fen sahiplerinin eline geçecektir.
 
Sonrası malum, kim ilim ve fen sahibi ise hüküm onun, söz de onun olacaktır. O halde yeryüzünün hâkimi olmak isteyenler, dünyaya söz geçirmek isteyenler bir kısım üstün vasıflara sahip olmak zorundadırlar.
 
Atalarımızı üstün yapan, Hz. Kur’an’ın işaret buyurduğu üstün niteliklerdir. Bizi güçsüz ve rezil eden, bizdeki cahillik, beceriksizlik ve güç kaynağı olan sıfatlardan yoksunluğumuzdur.
 
Üstün milletler, İslâm’a uygun birçok sıfatları taşıyor. Ezilen Müslüman milletler de kâfirlere yakışacak niteliklere sahiptirler.
 
Meselâ:
 
Müslüman hırsızlık yapıyor, bu kâfirin sıfatıdır.
 
Müslüman vurgunculuk yapıyor, bu kâfir sıfatıdır.
 
Müslüman içki içiyor, bu kâfir sıfatıdır.
 
Müslüman üretici ile tüketicinin arasına giriyor, bedavadan besleniyor, bu kâfir sıfatıdır.
 
Müslüman tembellik yapıyor, bu kâfir sıfatıdır.
 
Müslüman faizcilik yapıyor, bu kâfir sıfatıdır.
 
Müslüman stokçuluk yapıyor, bu kâfir sıfatıdır.
 
Müslüman yalan konuşuyor, bu kâfir sıfatıdır.
 
Müslüman ahlaksızlık yapıyor, bu kâfir sıfatıdır.
 
Müslüman hilekârlık yapıyor, bu kâfir sıfatıdır.
 
Müslüman cimrilik yapıyor, bu kâfir sıfatıdır.
 
Müslüman bölücülük yapıyor, bu kâfir sıfatıdır.
 
Kâfire gelince:
 
Kâfir hırsızlık yapmıyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir vurgunculuk yapmıyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir tembellik yapmıyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir stokçuluk yapmıyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir ticarette yalan söylemiyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir ahlaklıdır, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir hile yapmıyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir cömertlik yapıyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir ittifak yapıyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir işbirliği yapıyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir metotlu çalışıyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir doğru hareket ediyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir ilme önem veriyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
Kâfir üstün olmak için çok çalışıyor, düzenli ve disiplinli çalışmaya önem veriyor, bu Müslüman sıfatıdır.
 
İnsanlar ilimlerini, fikirlerini birleştiriyor ve bir ittifak kurup güç birliği oluşturuyorlar, bunlar Müslüman sıfatlarıdırlar.
 
Mesela: Amerika Birleşik Devletleri birçok devletten bir devlet oluşturmuşlar. Avrupa devletleri birlik kuruyor, güç meydana getiriyor.
 
İslâm ülkeleri bir araya gelemiyorlar. İslam’ın “Saflarınızı sıklaştırıp güç birliği oluşturun”, emrine uymuyorlar. İslam’ın bu emrini yerine getiren kâfirler kedinin fareyle oynadığı gibi Müslümanlarla oynuyorlar.
 
Kâfilerdeki Müslüman sıfatlar, Müslümanlarda ki kâfir sıfatlara üstün geliyor. Neticede kâfirler, müminleri eziyorlar. İslam ülkelerini işgal ediyor, yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürüyorlar.
 
Yeryüzünün en azizi olan bir milletin, az gelişmiş bir ülke haline gelmesinin sebebi, insanları üstün hale getiren sıfatları terk etmesidir. Yârâb başımıza akıl, şuur, kalbimize iman, ölmüş cesedimize ruh ver, bizleri yeniden ihya eyle!
 
ATALARIMIZ ÜÇ KITADA AT OYNATTI
 
Atalarımıza üç kıtada at oynattıran Kur’an-ı Kerim’in ve hadis-i şeriflerin işaret ettiği üstün niteliklere sahip olmalarıdır. Bu niteliklerden sadece biri olan Efendimizin (asm) şu beyanı dikkatimizi çekmektedir.
 
Nu’man İbnü Beşirin (ra) rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Allah Resulü (sav) buyuruyorlar ki:
 
 “Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah kalplerinize ihtilaf atar.” (Yani siz, aranızda beraberlik bağlarını koparırsanız Allah da kalplerinizi birleştirmez.) (208)
 
Allah Resulü bir başka Hadis-i şerifte de şöyle buyuruyor:
 
 
 
İbnu Ömer (ra) anlatıyor: “Allah Resulü (sav) buyurdular ki: “Safları düz tutun, omuzları bir hizaya getirin, aradaki boşlukları kapatın, kardeşlerinizin (sizi düzeltmeye çalışan) ellerine karşı nezaketli olun. Arada şeytan gedikleri bırakmayın. Kim safa kavuşursa Allah ona kavuşur. Kim de saftan koparsa Allah da ondan kopar.” (209)
 
Hz. Enes’in (ra) rivayet ettiği bir diğer Hadis-i Şerifte de Allah Resulü şöyle buyuruyor:
 
“Allah Resulü (asm) buyurdular ki: “Saflarınızı düzgün tutun, zira safların düzeltilmesi namazın kemalini (sağlayan şartlardandır).” (210)
 
Allah Resulü (sav) İnananlara namazda safları sıklaştırın derken, başka sahalarda ihmal edin diyecek değildir. Müslümanların dik durabilmesi, başkalarının sömürgesi olmaması için gösterdiği onca çaba ne idi? onun için Müslüman her sahada iman kardeşiyle saflarını sıkı tutması ve insan suretindeki şeytanların araya girmemesi lazımdır.
 
Bugün Müslümanların başlarında bulunanlar, Müslümanların safında değil de gayri Müslimlerin safında yer alıyorlar. Başkalarının güdümüne girmişler. Bu nedenle bir araya gelemiyorlar, safları sıklaştıramıyorlar, kendi işlerini kendileri düzene koyamıyorlar. Müslümanlar safları arasında gedik bıraktıkça şeytanın işini kolaylaştırırlar. Allah da onların kalplerini bir birine ısındırmıyor.
 
Bilindiği üzere, (buat) dediğimiz elektrik kutusunun içindeki kabloların bağlantısında gevşeklik olursa kısa devre yapar veya elektrik kesintisi olur. Şimdi Müslümanlar arasındaki manevi kablolarda temassızlık var. Bu nedenle Müslümanlar birbirlerinin ilminden, fikrinden ve gücünden istifade edemiyorlar. Bu önemli yarayı kapatmak ve etkili bir güç kaynağı elde etmek için safları sıklaştırmak ve bu üç düşmanı alt ve mağlup etmek lazımdır.
 
Kaynaklar:
 
(205) 500 Hadis, Ömeri Nasuhi, Diyanet işleri, Eski Reisi, No:(55), Basım yayın, İstanbul, 1961.
 
(206) Divan-ı Harb-i Örfi, Bediüzzaman Said Nursi, Sayfa, (15), Envar neşr İst.
 
(207) Furkan Suresi, 25/77
 
(208). Tirmizî, Salât: 252, (337); Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan, Hadis No, (2815) cilt, 9, Sayfa, (30) Akçağ Yayınları, Feza Gazetecilik, A.ş, İst.
 
(209). Ebû Dâvud, Salât: 94, (666); Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan, Hadis No, (2817) cilt, 9, Sayfa, (147) Akçağ Yayınları, Feza Gazetecilik, A.ş, İst.
 
(210). Müslim, Salât: 124, (433, 434); Ebû Dâvud, Salât: 94, (667-671); Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan, Hadis No, (2816) cilt, 9, Sayfa, (146) Akçağ Yayınları, Feza Gazetecilik, A.ş, İst.
ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı