Eğitim süreci zorlu bir süreç olmakla birlikte hem veliler hem de öğrenciler açısından yıpratıcı olmaktadır. Öğrencilere hayata yönelik becerileri kazandırmak için örgütlenen okullarda öğretmenler bu işlevi yerine getirmek için emeklerini ortaklaşa işe koşmaktadırlar. Ancak olaya bakış açılarının süreçte farklı anlamalara yol açabilen bir zaman diliminden geçtiğimizi de söylemeliyiz. Öğrencilerimiz sağlıklı bir şekilde büyümesi ve gelişmesini sağlamak için eğitim ortamları oluşturmak devletin, dolasıyla eğitim sisteminde devlet adına bunu öğretmenin planlaması beklenen bir durumdur. Eğitim ortamlarında öğrencilerin kendilerini rahat hissetmeleri, öğrenmeye açık, soran ve sorgulayan bir şekilde bulunmaları onların eğitim ve öğretim faaliyetlerine katılımlarını cesaretlendirebilir. Bunun tersi durumda ise öğrencileri sınıf ortamında tutamaz, öğrenme hedeflerini gerçekleştiremeyiz. Bu nedenle öğretmenlerin öğrencilerini tanımaları, onların hazırbulunuşluluk düzeylerini bilmeleri öğrenme faaliyetlerinin hedeflerini ders veya sınıf düzeyinde gerçekleştirilmesinin düzeyini belirler.
Öğrencilerin sınıf düzeyinde belirlenen hedeflere yönelik kazanımları öğrenip öğrenemedikleri ve öğrendikleri öğrenme ürünlerini ne kadar olduğunu sınavlarla belirleyebiliriz. Sınavların niteliği, soruların azlığı çokluğu, soruların geçerlilik, kapsayıcılık, güvenirlilik özellikleri her sınavdan sonra kamuoyunda tartışılmaktadır. Zaman içerisinde liselere geçiş için yapılan sınavlar çeşitli adlar almıştır.2005 yılına kadar yılda bir defa yapılan Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS) ,2005/2006 eğitim öğretim yılından itibaren 6,7 ve 8’inci sınıflarda girilen farklı sınavlardan alınan puanların etkilediği Seviye Belirleme Sınavına(SBS) daha sonra da 2011 yılında tekrar 6,7 ve 8’inci sınıflarda Ağırlıklı Yıl sonu ortalamalarının belli oranlarda Ortaöğretim Yerleştirme Puanına (OYP) etki eden Seviye Belirleme Sınavına (SBS)dönüşmüştür. Son olarak da 2013/2014 eğitim öğretim yılında uygulanan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavı 8’inci sınıf müfredatından her iki eğitim döneminde ortak yazılı yapılarak her iki sınavın toplamının yüzde 70’inin ve öğrencilerin 6,7 ve 8’inci sınıf ağırlıklı yıl sonu ortalamalarının da yüzde 30’u alınarak elde edilecek Ortaöğretim Yerleştirme Puanı (OYP) ile öğrencilerimiz liselere geçiş yapabileceklerdir. (Ayrıntılı bilgi aşağıdaki tablodadır.)
Öğrencilerimizin sınıf düzeyinde öğrenme düzeylerinin tespiti ilk ve ortaöğretim kurumları yönetmeliğinin ölçme değerlendirme esaslarına göre yapılmaktadır. Bu kapsamda öğrencilerin öğrenme düzeylerinin tespiti için genelde öğretmen yapımı ölçme değerlendirmenin geçerlilik, kapsayıcılık, güvenirlilik gibi özelliklerinden yoksun sınavlarla yapıldığını biliyoruz. İnternet ortamında paylaşılan bazen öğretmen ve öğrencinin soruları aynı ortamda paylaştığı bir dönemden bahsediyoruz. Bu noktada Bakanlığımızın yaptığı son TEOG sınavının yapılış şekli ve içeriğini çok önemli bir gelişme olarak görüyorum. Çünkü eğitim sisteminde öğretim programının hedeflerinin gerçekleştirilme düzeyinin belirlenmesi için ölçme değerlendirmesinin daha objektif sınavlarla ve merkezi olarak yapılmalıdır. Sınav sonuçlarından hem öğrencilerin öğrenme düzeyleri hem de öğretmenlerin öğretme düzeyleri ölçülmesi hedeflenmelidir. Ölçme ve değerlendirme çalışmaları bilimsel veriler ışığında yapılmalı ve öğrencilerin nitelikli sorularla öğrenme düzeyleri ölçülmeli ve düzeylerine göre bir üst öğrenim kurumuna yerleştirilmelerine temel teşkil eden puanları hesaplanmalıdır. Bu kapsamda öğrencilerin 8.sınıfta her iki dönemde ortak girilen Türkçe, Matematik, Fen Ve Teknoloji, T.C.İnkılap Tarihi Ve Atatürkçülük, Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi ve Yabancı Dil derslerinin etkisi hesaplandığına göre diğer beceri derslerin not ile ölçülmeyip bu derslerin okullarda kulüp şeklinde işlenmesinin daha uygun olacağını değerlendiriyorum.
Aşağıdaki tabloda süreç içerisinde yıllara göre Ortaöğretime Geçiş Sınav Puanı hesaplama şekillerini gösterilmektedir. Öğrencilerin yıl içerisinde derslerde gösterdikleri performansların Ortaöğretim Yerleştirme Puanına etkisi önemli bir gelişmedir. Bu gelişme öğrencilerin yıl içerisindeki görmüş oldukları derslere ve ders içeriklerine daha fazla önem vermelerini sağlayacağı düşünülmektedir. Ancak ölçme değerlendirme esaslarına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin her yıl Bakanlığımız tarafından uzaktan eğitim yoluyla hizmetiçi eğitim kursundan geçirilmesi gerekmektedir. Öğretmenler, öğrencilerin eğitim öğretim döneminde girmiş oldukları sınavlarda daha şeffaf olmalı, yapmış oldukları sınavların cevap anahtarlarını öğrencilere göstermeli ve sınav sonuçları okunurken öğrencilere cevap kağıtları dağıtılarak öğrencilerin kendi kağıtlarını inceleme fırsatı verilerek yaptıkları yanlışları görme olanağı sağlanmalıdır.
