Sisli ve fırtınalı bir denizde pusulası bozuk bir gemiyle yol almaya çalışıyoruz. Dahası hangi limana yanaşacağımız da, yani rotamız da belli değil.
Daha doğrusu herkes başka telden çalıyor. Gemide, kaptan köşkünü ele geçirmeye çalışan yolcu kılıklı korsanlar da var.
Böyle bir zamanda herkesin ihtiyat etmesi gerek. Ortalık toz-duman içinde. Sapla saman birbirlerine karışmış. Fasıklar bize bir haber getirdiğinde hemen inanmayalım. Bu kural herkes için, benim için de geçerli. Bazı bilgileri sizinle paylaşırken aslında tereddüt ediyorum. Çünki bazı konularda emin olamayabiliyor insan. Yani tanığı, belgesi olmadan, ben de yazsam-söylesem, hemen inanmayın. İhtiyad edin.
Bazı şeyleri yazıp söylüyorum. Doğrusunu bilen varsa söylesin. Söylediğim-yazdığım ilkesel değil olgusal ve iddia mahiyetindeki bilgiler konusunda sizi uyarma gereği duyuyorum. Bunları yazıp-söylemem gerçek olma ihtimalini daha güçlü bulduğum içindir.
Sadece benim yazıp-söylediklerim için değil, öteki media ve siyasetçiler için de bu kural geçerli. Özellikle sosyal mediadaki iddiaları, bilgi ve belgeleri ihtiyadla karşılayın. Seçime doğru son iki haftaya ertelenen açıklamaları ciddiye almayalım. Bu iddiaları bir kenara not edelim, araştıralım, ama hemen inanmayalım.