18 Nisan 2026, Cumartesi
16:25
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

17 Aralık, paralel darbe girişiminden bu yana sıkça olduğu gibi yine Ankara Adliyesi'ndeydim.

Fethullah Gülen'in üç ayrı suç duyurusu hakkında ifade vermek için sıramı bekliyordum.

O sırada Yeni şafak Ankara Temsilciliği'ne gelen polislerin, yeni mahkeme celplerini ilettikleri bilgisi geldi.

Gide gele onlar da yoruldu. 'Hazır adliyedeyken, ifadesini versin' diye tembihleyip gitmişler.

Önceden mahkeme celbi geliyor, biz ondan sonra adliyeye gidiyorduk.

Artık adliyeye gidip suç duyurularını bekler olduk.

Çünkü Fethullah Gülen'in suç duyurularının hızına ok atsan yetişmiyor.

Eğer gazete yönetimi kabul ederse part-time Ankara Adliyesi'ndeki basın merkezinde çalışacağım.

Paralel yapı hakkında yazan ve içinde Fethullah Gülen ibaresi bulunan yazılara imza atan diğer gazetecilerin de aynı durumda olduğuna inanıyorum.

En son Ergenekon sürecinde böyle olmuştu.

Bir defasında gazetenin haber merkezini adliyede toplamıştık. Gündem toplantısını basın savcılığında yapacak durumdaydık.

 YAZININ  TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı