Başlıktaki soruya cevap verebilmek için bazı sorular soralım: - Amerika Camia’yı niçin kollar?
- Ne kadar süre kollar?
- Camia’yı kollamak için Hükümeti feda eder mi?
- Türkiye - Amerika ilişkilerinde Camia’nın konumu ne kadar belirleyici olur?
- Barak Obama ile Tayyip Erdoğan arasında bir mesafe oluşmuşsa, bunda en önemli etken Camia’nın konumu mudur, ya da Camia Türk - ABD ilişkilerinde nasıl bir kıymet-i harbiye değerine sahiptir?
Camia kaynaklı yayınlar, Tayyip Erdoğan’ı, dışardan, Amerika’dan ve Avrupa’dan“dövdürme” niyeti taşıyor. O medya dilinden bunu okumak zor değil. Ama acaba bu Amerika - Avrupa tavrı, Camia’yı savunmaya mı yönelik yoksa, Türkiye ile başka alanlardaki hesaplaşmanın bir uzantısı mı?
Bence yazının başında sorduğum sorular, Camia tarafından doğru cevaplandırılmalı. Oradaki en önemli soru da, “Amerika Camia’yı niçin kollar?” sorusudur.
TBMM başkanı Cemil Çiçek’in bir sözünü not etmiştim:
- Hiçbir yabancı güç sağmayacağı ineğe yem vermez.
Yani o sorunun kesin cevabı şudur:
Camia, şu veya bu tavimde Amerikan çıkarlarına hizmet edecek bir rol üstlenecekse, Amerika buna inanıyorsa, ona yatırım yapacaktır.
Bu yatırımı da, Türkiye’nin yönetimleriyle ilişkisinin asla düzelmeyeceği düşüncesine varırsa yapacaktır. Yani Amerika, Tayyip Erdoğan’lı bir Türkiye ile ilişkilerinin asla düzelmeyeceğini düşünüyorsa, onun yerine birisini ikame etmeyi planlıyorsa, o birisi de bu ikameyi gerçekleştirecek reel -siyasi, sosyal, askeri (!), ekonomik- imkanlara sahipse ve bunu efektif hale getirebilme şartları oluşmuşsa bu yatırımı yapar.