30 Mart seçim sonuçlarından kimse ders çıkarmadı. Oysa bu seçimler; siyasetin, medyanın ve cemaat/STK gibi toplumsal etki mekanizmalarının yapısında bir dönüm noktası olarak tarihe geçecektir.
Seçim sonuçlarının bu kadar kısa süre içinde örtbas edildiği başka bir dönem olmamıştır. Kazanan, zaferini kutlama fırsatı bulamadı. Bütün Türkiye bu zaferi gördü. Ancak milletin bu olağanüstü gerilimli seçimde neden böyle bir tercih yaptığı üzerine konuşması gerekenler, her şeye haddinden fazla konuşanlar, gerçeği gizlemeyi başardı. Hemen bir karartma uygulamaya başladılar, Türkiye'nin gündemini değiştirdiler. Daha bir hafta geçmeden Cumhurbaşkanlığı seçimini tartışmaya açtılar. Çünkü seçim öncesi operasyon aynen devam ediyordu ve bu karartma da operasyonun bir parçasıydı.
Liderler yenilgilerinden ders çıkarmayı bir tarafa bırakın, bunun konuşulmasına bile müsaade etmedi. Kaybedenlerin, bir gün içinde bütün kayıplarını gizlemeyi başarması elbette bir başarı. Muhalefet partileri, seçim yenilgisini öyle bir beceriyle unutturdular ki, bu yeteneklerini seçim kampanyasında kullanabilseler belki sonuçlar çok farklı olacaktı.