18 Nisan 2026, Cumartesi
13:04
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Allah aşkına, dinine imanına doğru söyle! 

O elindeki metni kim yazdı? 
Diyorlar ki; “o metni duayen bir gazeteci yazmış”! 
Birkaç gün öncesinden de gizlice sana ulaştırmış. 
Yemin et “doğru değil” diye. 
Bir de, hani elindeki metni okurken yüzüne taktığın o ifade var ya! 
Gülmeyen surat, çatık kaşlar. 
Emin ol bu millet o “ifadeden” nefret ediyor! 
Ne Yekta’lar, ne Vural’lar vardı bir vakit. 
Sen konuşurken bir an onların yüz ifadeleri canlandı gözümde. 
Sevimsiz, ruhsuz, buz gibi. 
Kırk yıl düşünsek bir gün senin de onların çizgisine düşeceğin aklımıza gelir miydi? 
Ne yani, şimdi biz senin okuduğun o metindeki sözlerini önemseyip üzerine ciddi ciddi yorumlar mı yapacağız? 
Kusura bakma beyim, aynısını yahut daha fazlasını yedi gün yirmi dört saat tekrarlasan nafile. 
Eski Türkiye’nin tozlu arşivlerinde o kadar çok var ki öylesi söylemlerden. 
Yazık! Bugün yarın emekli olacaksın. 
Nasıl anılacağını sanıyorsun? 

 YAZININ  TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı