Hiçbir kutsalları yok. Değer yargıları yok.
Merhamet duyguları, alçakgönüllülükleri yok.
Sadece bencillikleri, kibirleri, riyakarlıkları, çıkarları var.
Saplantıları, takıntıları, güce tapınmaları var.
Kibir ve öfkelerini şefkatle kamufle etme yetenekleri var.
Ülkenin, insanların en derin acılarını o meşhur kin ve nefretleri için istismar etmeleri var.
Küçümsedikleri, hakir gördükleri, hatta tiksindikleri insanların, bu toprağın insanlarının en saf, en masum duyguları üzerinde tepinmeleri var.
Türkiye'nin dertleri umurlarında değil. Milletin sıkıntıları, yoksunlukları, arayışları umurlarında bile değil.
Toplumsal çatışmalar üzerinden güç devşirirler. Bu yüzden alabildiğine kriz yatırımı yaparlar. Kriz varsa onlar efendidir. Kriz varsa onların keyfi yerindedir. İçten içe sevinirler ama gözyaşı akıtmayı da ihmal etmezler.
Bir yandan krizi beslerken diğer yandan millete, devlete, herkese akıl verirler, yol gösterirler, büyüklük şovu yaparlar.