Bir “zihniyet”in hangi temele oturduğunu ve nasıl bir kampanya yürüttüğünü göstermek için, “basit bir örnek” vermek istiyorum...
Adamın biri;
“CHP’li muhaliflerin adayı” olması istenen Emine Ülker Tarhan’a hitaben “açık mektup” yazıp, demiş ki;
“Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday belirlenme tarzı hoşumuza gitmeyebilir, kimliğini benimsemiyor olabilir, hatta kazanma ihtimalini de zayıf bulabiliriz...
Ama Tayyip Erdoğan ile Ekmeleddin İhsanoğlu arasında geçecek bir yarışta; Tayyip Erdoğan’ın kaybetmesi için el ele vermek zorundayız... Başka bir seçeneğimiz de yok, başka bir çaremiz de!..
‘Çaresiz ve seçeneksiz değiliz’ diyerek sizi öne sürenler; çok iyi niyetli olsalar da, nihai noktada bölücülük yapıyorlar.
İki muhalif adayla seçime girmek, intihar gibi bir şey olur ki, bu riski üstlenemeyiz... Her türlü ideolojik ve kişisel kaygıyı bir yana bırakıp, seçimlere tek adayla girelim...
Ne olur kendinizi değil, bu memleketi ve bu ulusu düşünün.. İlk defa iki muhalif parti birleşmişken bir ‘bölen’ olmayın ve adaylıktan vazgeçin!”
“Açık mektup”un sahibini değil, ama yazdıklarını önemsediğim için, bu satırları köşeme aldım...
Gördüğünüz gibi;
“Aciz”ler!..
“Çaresiz”ler!..
“Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kazanma şansının olmadığını” bile bile, onu destekliyorlar, “CHP’nin muhalif kanadı”nı da destek olmaya çağırıyorlar!..
Peki, niçin?..
Sırf “Erdoğan kazanmasın” diye!..