13 Nisan 2026, Pazartesi
22:41
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Süleyman (asm) Kudüs’ü Davud’dan (asm) devir aldıktan sonra büyük değişikler yaptı. Yakup’un (asm) on iki evladı vardır, bir adı da İsrail’dir.  Süleyman (asm) İsrail oğullarının her birine bir mahalle olmak üzere,  Kudüs’te on iki tane mahalle inşa ettirdi.

Süleyman’ın (asm) vefatından sonra, İsrail oğullarının kendi aralarında anlaşmazlık çıktı. Bölünüp iki guruba ayrıldılar ve iki ayrı devlet kurdular. On kabile İsrail devletini, diğer iki kabile ise Yahudi devletini kurdular. Bu da yetmedi, şimdi Gazze’de Müslümanlara yaptıkları gibi, biri diğerini yok sayarak, akla hayale gelmeyecek cinayet ve zulümleri işlemeye başladılar. O kadar ileri gittiler ki, kendilerine gönderilen birçok peygamberi bile şehit ettiler. Allah da o, zalimleri bir başka zalim eliyle tokatlayarak kahır ve gazabına uğrattı.

Cenab-ı Hak bunların böyle yapacaklarını Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatır: “Biz İsrailoğullarına kitapta (tevratta) şu hükmü de bildirdik: “Siz ülkede iki kere bozgunculuk yapacak ve açık zorbalıklar edeceksiniz.” “Onlardan birincisinin vâdesi gelince,  (Yani bozgunculuğu yapıp gayretullah’a dokunacak işleri yapınca) kuvvet ve şiddet sahibi olan kullarımızı, üzerinize musallat ettik de onlar sizi yakalayabilmek için evlerin aralarına bile girerek her tarafı didik didik edip araştırdılar. Bu, yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.” İsra Suresi, 17/4-5

Ayette “Kuvvet ve şiddet sahibi olan kullarımızı sizin üzerinize musallat ettik” dediği, Bâbil hükümdarı Buhtunnasr’ dır. Cenab-ı Hak bunların üzerine Buhtunnasr’ı  gönderip öyle bir tokat vurdurdu ki, ancak Buhtunnasr’ın ölümünden sora yedikleri tokadın sersemliğini üzerlerinden atabildiler. Kudüs’ü işgal eden Buhtunnasr, her tarafı yağmalayıp şehri yakıp yıktı. Yahudilerin çoğu öldürüldü, kalanları da Babil’e sürgün edildi. Aynı surenin altıncı ayetinde şöyle buyuruyor:

“Sonra o istilacılara karşı size galibiyet ve zafer verdik, servet ve oğullarla kuvvetlendirdik, sayınızı daha da çoğalttık.” Rabbimiz aynı surenin yedinci ayetinde de şöyle buyuruyor: (Eğer) “İyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz, onu da kendi aleyhinize işlemiş olursunuz. Derken sonraki taşkınlığınızın vâdesi gelince, kederinizden suratlarınız asılsın, daha önce girdikleri gibi yine Mescide girsinler ve istila ettikleri yeri mahvedip dursunlar diye başınıza yine düşmanlarınızı musallat ederiz.”

İsra Suresi, 17/6-7

Şimdi bunlar ne yapıyorlar bütün dünya görüyor. İsrail’in yaptıklarına seyirci kalanlar eğer İsrail’i seviyorlarsa, bu zulmü durdursunlar. Yoksa Allah’ın vadi yakındır. Daha önce kurdukları yıkılan devletleri, yetmiş sene yaşamıştı. Bunun da yaşı yetmişe varmaya altı sene kaldı. Bunlarda sonun gelmesini hızlandırma için, mübarek ramazan ayında iftar sofralarına bomba yağdırıyorlar. Bu elbette gayretullaha dokunacak bir zülümdür, İsrail sonunu hazırlıyor.   

Rabbimiz sekizinci ayette tembihte bulunarak şöyle diyor: “Olur ki tövbe edersiniz de Rabbiniz size merhamet eder. Eğer tekrar bozgunculuğa dönerseniz, Biz de size ceza vermeye döneriz. Zaten cehennemi kâfirlere zindan kılmışız.”  İsra Suresi, 17/8

Şimdi ey ehli vicdan, İsrail iyilik mi ediyor, kötülük mü? Birinci yaptıklarının karşılığını bulduklarını Kur’an-ı Kerim’den öğrendik. Bu ikinci yaptıklarının da karşılıksız kalmayacağını yine Hz. Kur’an’dan öğreniyoruz.

         Öyleyse şu anda mağlup durumda görün-sekte, “Akıbet muttakilerin olacaktır” kaidesiyle istikbal bizim olacaktır. Üstad Bediüzzaman’ın  dediği gibi: “Evet ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılâbı içerisinde en yüksek gür sadâ, İslâmın sadâsı olacaktır.” (1)

İbnu Ömer (ra) Bir Hadis-i Şerif’le konumuzu sonlandıralım

Allah Resulü (sav) buyurdular ki:

“Yahudilerle savaşacak ve onları öldüreceksiniz. Öyle ki taş dahi: “Ey Müslüman! İşte Yahudi, arkamda (saklandı), gel, öldür onu!” diyecektir.”

 

Ey âlem-i İslam! Elinizden geleni yapın, Allah indinde sorumluluktan kurtulun! Yoksa Allah öyle yada böyle vadini tamamlayacaktır ve İsrail’in belasını verecektir. Müslümanın iftar sofrasına bomba yağdırmanın ne demek olduğunu gösterecektir!

 

Kaynaklar:

1.Bediüzzaman SaidNursi, Hizmet Rehberi,  Sayfa. No (239) Envar Neşriyat, İstanbul.

2. Tirmizî, Fiten 56, (2237); Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan, Hadis No, (5020) cilt, 14, Sayfa, (312) Akçağ Yayınları, Feza Gazetecilik, A.ş, İst.

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı