Öfkesi olmayanın geleceği olmaz. Sözü olmaz, derdi olmaz. Acı duymayanın adalet duygusu olmaz.
Sutatülerimiz; mesleklerimiz, bilgi birikimimiz, imkanlarımız insan özümüzü unutturuyorsa, kendimizi kaybetmişiz demektir. Kendini kaybedenlerin bugünümüzde ve yarınımızda yeri olmaması gerekir.
Yeryüzü, Adem'den beri zulme tanık oluyor. İnsanlık tarihi büyük oranda adaletsizliklerin, şiddetin, kötülüklerin tarihidir. Peygamberler bunun için uyarıcı olarak gönderildi. Adem'in çocukları arasındaki kavgaları bitirmek, sapkınlıkların önüne geçmek, insan ırkını hizaya sokmak için. Ama olmadı, olamıyor. Kıyamete kadar da olamayacak. Bu yarış, adaletle zulmün mücadelesi olarak devam edecek.
Gazze Filistin meselesi değildir. Gazze Arap meselesi de değildir. İsrail-Filistin meselesinin son örneği değildir. Gazze'yi bütün bu kategorilerin dışına çıkarmalısınız.
Gazze ve orada yaşananlar vicdanı olan ve olmayan herkesin meselesidir. Herkesin utancıdır, acısıdır, öfkesidir. Gazze bütün bölgesel ve küresel sorunların ötesinde insan ırkının şerefsizlik örneklerinden biridir.