Öncelikle, “tam 12’den vuran” milletimizi ve “Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı” seçilenTayyip Erdoğan’ı tebrik ediyor, bu sonucun “ülkemiz, milletimiz, ümmetimiz ve dünya için”hayırlı olmasını diliyorum.
Bu “dua”dan sonra; “seçim sonuçları”nı, “yankı”larını ve “bundan sonrası”nı değerlendirelim.
Dünkü yazımda “seçim öncesi” durumu az-çok özetlemiştim... “Seçim günü” yazdığım yazıda da, ısrarla; “Dağda-bayırda, ovada ve yaylada”, yani “nerede olursanız olun, mutlaka sandık başına gidip, oyunuzu kullanın” demiştim... Çünkü biliyordum ki; birçok insan “tatil”e çıktı ve gelmeyi düşünmüyor... Birçok insan da; ya “fındık toplama”da ya “tütün kırma”da... Yani “hasat” derdinde...
Onun için dedim ki;
“Gelin, oyunuzu kullanın... Tarihe tanıklık etmeyin, tarihi siz yapın, tarihi siz yazın!”
Ne yazık ki;
Bütün çağrılara rağmen, “seçime katılım oranı düşük” oldu ve “yüzde 74’te” kaldı... Haa, bu oran; Avrupa’ya bakıldığında “yüksek bir oran”dır ama, “30 Mart’ta yüzde 82’lik katılıma”göre “düşük”tür!..