Geri adım felaket olur. Durmak hatta yavaşlamak yok olmak demektir. Bugüne kadar ülke adına, millet adına kazanılan her şeyin heba edilmesi, sıfırlanması demektir.
Geri adım, yılgınlık, boşvermişlik Mısır’dır, Ukrayna’dır, Suriye’dir.
Etnik ve mezhep çatışmaların alabildiğine yayılması, dar ulusçu bir içe kapanış demektir.
Dahası; ortaya çıkacak intikam dalgası bu ülkeyi başladığı noktadan çok daha gerilere götürecek, Türkiye yüz yıl sonra başladığı mücadeleyi kaybetmiş olacaktır.
Birileri buna fena halde sevinecektir. Birçok başkentte alkışlar kopacak, içeride hazımsızlıktan çatlayan vesayetçiler sevinç çığlıkları atacaktır.
Ülke, vatan, millet, tarih, hafıza derdi olmayanlar, ülkenin yok olması pahasına zafer kazanmış olacaklardır.
Bunun sonucu lime lime olmaktır, parça parça olmaktır.
Yakın çevremizdeki ateşin Anadolu içlerine yayılması, aşiretçi bir anlayışın şiddet sarmalı halinde ülkeyi rehin almasıdır.
Sadece bir siyasi anlayışın, bir kadronun, çevrenin değil, milletin duruşunun, ülkenin duruşunun heba edilmesidir. Nitekim bu mücadele bir siyasi parti mücadelesi, dar iktidar mücadelesi değildir.