13 Nisan 2026, Pazartesi
01:47
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Pek çok defa şiddetin şiddeti doğurduğunu bu köşede üzerine basa basa  yazıp kamuoyuyla paylaşmıştık. Âmâ gelin görün ki gün geçtikçe durum vahim bir hal alıyor. Ne küçük büyüğüne saygı duyuyor, ne de büyük küçüğüne sevgi gösteriyor. Okullarımızda kaybettiğimiz, koruyamadığımız değerlerimizi yeni neslin ciddiye alması ve kavrayabilmesi davranışa dönüştürmesi için farkındalık seminerleri, etkinlikleri düzenliyoruz. Değerler eğitimi için düzenlenen seminerler ve etkinliklerde başarılı olabiliyor muyuz? Öğrencilerde kavratılmaya çalışılan değerlerle ilgili davranış değişikliği meydana getirebiliyor muyuz?   Bu soruları  çoğaltmak mümkün.  Ancak pek de bu konuda başarılı olduğumuzu söyleyemiyorum. Toplumsal yaşamın ve dayanışmanın temelini teşkil eden değerleri niçin yitirdik de şimdi yitirdiğimiz bu değerleri yeni nesle kavratmaya çabalıyoruz. Bu değerlerin yitirilmesinde okulun, ebeveynlerin ve toplumun rolünün neler olduğunu irdelemek gerekir. Önce kaybettiğimiz değerlerin hangi eğitim kademelerinde ve  hangi konularda  verildiğine ilişkin tabloya bir bakalım.

 

OKUL ÖNCESİ

 

 

İLKOKUL

 

ORTAOKUL

 

LİSE

Selamlaşmak

Nezaket Kuralları

Cömert Olmak

Erdemli Olmak

Çevre Bilinci

Arkadaşlık

Emek Vermek

Bireysel ve Sosyal Sorumluluk Sahibi Olmak

Düzenli Olmak

Aile Olmak

Kişilik Sahibi Olmak

İstikrarlı Olmak

 

Doğruluk

Toplu Ortamlarda Davranış Kuralları

Kendini Tanımak Kendini Bilmek

Medeni Cesaret Sahibi

Olmak

Konuşma ve Dinleme Adabı

Zamanı, Sağlığı, Nimetleri Verimli Kullanmak

Samimiyet

Haksız Kazançtan Uzak Durmak

 

Görevlerimizi Bilmek

Şiddetten Uzak Durmak

Karşılıksız İyilik Yapmak

Hayatı Anlamlı Kılmak

Ailemizi, arkadaşımızı ve

hayvanları sevmek

 

Sağlıklı Yaşamak

Kul Hakkı

Diğergamlık

(Empati)

http://mebk12.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/34/16/374335/icerikler/degerler-egitimi-konulari_347772.html

Tabloda görüldüğü gibi farklı konularda farklı eğitim kademelerinde çocuklarımıza günlük yaşamda kullanabilecekleri davranış kalıplarının kavratılması, içselleştirilmesi başka bir deyişle istendik davranış haline getirmeleri hedeflenmektedir. Şimdi kendi kendimize bir soralım. Tabloda belirtilen konularda eğitimi orta ve orta yaş üzeri insanlarımız kim veya kimlerden öğrendi? Kimi model alarak adabı muaşeret kurallarını toplumsal ilişkilerinde kullandı? Bu soruların cevabı öncelikle vermek gerekirse anne ve babalarından öğrendiğini söyleyebiliriz. O zaman günümüz anne ve babalar toplumsal değerlerimizin yitirilmesi konusunda kendilerini sorgulamaları gerekir. Çünkü çocukların ilk öğretmeni ve rol modeli anne ve babalarıdır. Çocukların kişilik oluşumunun da 0- 6 yaş arasında oluştuğu göz ününe alındığında ailenin bu konudaki önemi daha da artmaktadır.

Eğitimin niteliği okul, veli ve öğrenci arasında kurulacak etkileşimin gücüne bağlıdır. Bu nedenle gün başkasını suçlama günü değildir. Şapkayı önüne koyup, bu işte benim ne sorumluluğum var? diye düşünme günüdür. Gün DEĞERSİZLEŞEN DEĞERLERİMİZi geri kazanma günüdür. Okullar da yapılan eğitim faaliyetlerine aileler evlerinde destek vererek öğrencilerin bu değerleri kazanmalarına ve kazandıkları davranışları içselleştirmelerine katkıda bulunmalıdırlar. Çocuğumuza aldığımız telefona, evde izlediğimiz televizyona suçu yükleyip bir kenara çekilmemeliyiz. Öncelikle çocuğumuza biz sevgi göstermeliyiz. Onu sevgi ile beslemeyiz. Birlikte yaşadığımız insanlara sevgi ile yaklaşmak,  onlara saygı duymak içinde yaşadığımız ailenin bize öğretmesi gereken temel davranış kalıplarıdır. Evde şiddetin sıradanlaştığı, aile üyeleri arasında sevgi ve saygı kavramlarının içselleştirilmediği bir ortamda sağlıklı bireyler yetişemez. Böyle olumsuz bir aile ortamında yaşayan bir bireyden de toplumda sağlıklı ilişkiler kurması beklenemez. Bu nedenle yitirdiğimiz değerleri yeniden duruma göre yorumlayıp yeni nesillere aktarmak için hepimize önemli görevler düşmektedir. Keşke demeden önce okullarda yapılan değerler eğitimi konularını evde öğrencilerimizin pekiştirmesine lütfen yardımcı olunuz.

Toplumda infial yaratan olaylara neden olan insanların hayatlarına bakıldığında; eksikliğin   aile ortamında sevgi eksikliği olduğunu görebiliyoruz.Her insan yavrusu annesinden melek olarak doğar.Ama içinde bulunduğu aile ve toplum onu ya Eşref’i Mahlukat ya da Eşref’i Safilin yapar. Daha mutlu bir gelecek için değerlerimizi yaşatalım, onları yaşamımızın bir parçası haline getirelim. 18/02/2015 Seydişehir

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı