Değeri; aklın ve kalbin birlikte uyum içinde olması olarak tanımlayabiliriz. Ahlaki, kültürel, ruhsal, toplumsal ve bireysel alana ilişkin uygun duyarlılık geliştirmeyi ve bunları içselleştirmeyi içerir. Toplumsal ve insani değerler insan yaşamının en önemli yanını oluşturur. Sevgi, cesaret, dostluk, yardımlaşma, temizlik, saygı, doğruluk, nezaket ve benzerleri önem verilen toplumsal değerlerdir.
Değerler eğitiminin amacını ; “ iyi karakterli bireyler yetiştirmek, temel değerleri pekiştirmek, çocukların kendilerine ve topluma yararlı olacak temel değerleri psikolojik, bilişsel ve sosyal gelişimlerine uygun olarak kazanmalarını sağlamak , karakter ve değerler eğitiminin ailede ve okulda paralel bir şekilde işleyişini sağlamak” (1) olarak belirtebiliriz.
Okul öncesi eğitimde çocukları tüm gelişim alanlarında desteklemek hedeflenir ve kaliteli bir okul öncesi eğitimde akademik becerilerin yanı sıra toplumsal değerlere de yer verilmelidir. Okul öncesi dönemde kendine güvenme, sorumluluk alma, sorumluluklarını yerine getirme, bir göreve başlama/ görevi tamamlama, takım çalışması, yalan söylememe, nezaket kelimelerini kullanma gibi değerlerin kazandırılması çocuğun tüm yaşamı boyunca kullanacağı becerileri de beraberinde getirir. İyi bir değerler eğitimi çocuğun kişilik gelişimi kadar akademik başarısını da olumlu etkileyecektir.(2)
Dünya da yaşayan farklı kültürleri oluşturan insanların yaşadıkları çevre de edindikleri dillerinin var olduğunu biliyoruz. Doğuştan getirdikleri veya sonradan kazandıkları konuşmanın temelini oluşturan dil, günlük iletişimin bir parçası olduğu gibi kültürün nesilden nesile aktarılmasında da bir araç olarak işlevini yerine getirmektedir. Farklı kültürlerde ve farklı dillerde insanlar dillerinden sabahları aynı duygu yoğunluğunu ifade eden farklı kelimeler dökülür. İnsanlar aslında ; “Hello,Al Salaam a'alaykum , Ahn nyeong ha se yo,Aloha,Annyong ha shimnikka,Assalamu alai kum,Ba'ax ka wa'alik, Barev, Bondia, Bonjour, Bore da ,Buna ziua, Buon giorno, Cantonese,Chao ,Ciao ,Czesc ,Dia Dhuit, Dobry den ,Dobrı deò, Dzieñ dobry, God dag, Goddag ,Guten Tag ,Hallo, Hei, Hej, Hoi, Hola, Kalimera, Kem Che, Konnichiwa, Kumusta Ka, Laba diena, Labas, Magandang tanghali po, Mandarin, Mbote, Merhaba, Mingalarbar, Minjhani, Mique, Moin Moin, Namaskar, Namaste, Nei Hou, Ohayou gozaimasu, Oi, Pree-vyet, Pryvit, Roj Bas, Salaam or Do-rood, Salut; Buna dimineata/ziua/seara, Sa-Yen Baya-Nu ,Sekoh, Selam, Selamat Pagi, Shalom, Sup braddah, Szia, Talofa lava, Tere, Terve'tsup, Vanakkam, Ya at eeh,Zdraustvuite,Zdraveite,Zdravo,živjodiena” kelimelerini kullanırken birbirlerine aynı duyguyu ifade etmeye çalışmaktadırlar. Birbirlerine “merhaba”, “Benden sana zarar gelmez” demektedirler. İnsani açıdan paylaşımda bulunmaktadırlar.
İnsanlar farklı coğrafyada yaşıyor olsalar bile “insan” olma ortak paydasında buluşmaları onları diğer canlılardan ayırmaktadır. Bu anlamda sabahları karşılaştığımız insanlara “Günaydın” demek bizim görevimiz olmalıdır. Evrensel yaşam tarzının bize kazandırdığı çok kültürlü toplumlarda etkileşimin temelinin “dil” olduğunu söyleyebiliyoruz. İnsan Allah’ın kendisine bahşettiği beyinle düşünebilir, düşüncelerini ise farklı dillerde ifade edebilir. Bu yeteneğinden dolayı insan, diğer varlıklardan hem üstün hem de yapmış olduğu davranışlarından sorumlu olarak yaşamını sürdürmektedir.
Günlük yaşamda insanların karşılıklı iletişimin bir parçası olan dil ve dil ile yapılan sözlü iletişimin gücü kelimelere yüklenen duygu ve konuşurken yapılan vurguyla yakından ilişkilidir. İçinde yaşadığımız toplumda bireyler etrafında yaşayan insanları “ötekileştirmeden” günlük ilişkilerini sürdürmelidir. Birey bu kazanımı tatbikî okulda öncelikli, olarak da “anaokulunda-ilkokulda” öğrenmelidir. Okul dediğimiz olgu insan yaşamında en önemli duraktır. Bu durakta birey gelecekte içinde bireysel olarak yaşamını sürdüreceği toplumsal rollerini öğrenmeye çalışır. Öğretmen ise bu rolleri bireyin öğrenmesinde ona kılavuzluk yapar, rol model olur. Etrafınızdaki yetişkin insanlara “yaşamınızda sizi hangi öğretmeniniz en çok etkiledi” diye soransanız alacağınız cevap “ilkokul öğretmenim” olacaktır. Burada cevapların neden böyle verildiği konusunda biraz düşünmemiz gerekir. Karşımıza çıkan tablo öğrencinin kurallı yaşamayı öğrendiği okulda, öğretmenin rolüyle ilişkili olduğunu söyleyebilmemiz mümkündür. Çünkü bu yaşlarda öğrencinin gözünde öğretmen “her şeyi bilen” sorduğu sorulara bıkmadan usanmadan cevap verebilen insandır. Bu yönüyle diğer mesleklerden ayrılan “öğretmenlik mesleği” kutsaldır. Öğrencinin ana babanın soruları karşısında yetersiz kaldığı, merağın doruk noktasına çıktığı, sorularıyla etrafındaki insanları bunalttığı bir dönemde karşısına sabır abidesi bir insan çıkmaktadır. İnsan bu sabır abidesini unutur mu? İşte bu yüzden öğretmenlik mesleği içinde “Anaokulu ve ilkokul öğretmenliğini” farklı kategoride değerlendirmek gerekir. Bu nedenle çocukların toplumsal yaşamı öğrendikleri ilk eğitim durağında kendileriyle vakit geçiren onlara bireysel ve toplumsal yaşamın kurallarını kazandırmayı hedefleyen öğretmenlerini asla ve asla unutmazlar.
Anaokulu ve ilkokullarda öğrencilere toplumsal yaşama yönelik olarak; okuma yazma ve temel matematik becerilerini kazandırmanın yanında selamlaşmak, çevre bilinci, düzenli olmak, doğruluk, konuşma ve dinleme adabı, görevlerimizi bilmek, ailemizi, arkadaşımızı ve hayvanları sevmek konuları ağırlık olarak öğrencilere kazandırılmaya çalışılmaktadır.
Bu kazanımların davranışa dönüşmesi ailelerin evde ve günlük yaşamda öğrencileri okulda öğrendiklerini pekiştirmeleri ile mümkündür. Ne okul, nede aile tek başına eğitsel ve öğretimsel faaliyetlerde hedeflenen ölçüde başarılı olamazlar. Bundan dolayı yapılacak eğitsel faaliyetlerde işbirliği yapmamız yürütülecek eğitimin en önemli basamağı olduğunun hepimiz farkına varmalıyız. Bu nedenle veli olarak okuldan ve öğretmenden uzaklaşmamalı aksine haftalık, aylık periyotta çocuğumuzun öğretmeni ile iletişim halinde kalarak okulda öğrendiklerini evde pekiştirme yönünde öğretmenimizden profesyonel destek almalıyız. 24/03/2015 Seyit Harun Veli Diyarı Seydişehir
Kaynakça
1.http://mebk12.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/07/16/970764/icerikler/degerler-egitimi_208812.html