11 Nisan 2026, Cumartesi
17:33
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

İçimden bir ses, gönüller Sultanına iltihak zamanı yaklaştı, bak ihtiyarlık şafağı kulaklarının üstünde tulu etmiş. Oraya gidip ziyaret etmeğe iştiyakın yok mu? Diyordu. O’nu herkes canından çok sevmiş ve onun yolunda hayatı istihkar etmiş, anasından babasından hatta tatlı canından fazla sevmişti. Dost ve düşmanları ona emin insan demişlerdi. Böyle bir zatı ziyaret etmek için acele edilmeliydi. Üstad Bediüzzaman’ın dediği gibi, “Evet vakit yaklaştı, dünya kazuratından temizlenmek üzere bir gusül lâzımdır. Yoksa onlar istikzar ile ikrah edeceklerdir. Eğer İmam-ı Rabbanî Ahmed-i Farukî bugün Hindistan’da hayattadır diye ziyaretine bir davet vuku’ bulsa, bütün zahmetlere ve tehlikelere katlanarak ziyaretine gideceğim. Binaenaleyh İncil’de “Ahmed”, Tevrat'ta “Ahyed” Kur'anda “Muhammed” ismiyle müsemma, iki cihanın güneşi, kabrin arka tarafında milyonlarca Farukî Ahmedler ile muhat olarak sâkindirler. Onların ziyaretlerine gitmek için niye acele etmiyoruz? Geri kalmak hatadır.” (1)

 

Enes İbnu Mâlik (ra) rivayet ettiği bir Hadis-i Şerifte, güzeller güzeli, gönüller sultanı Hz. Muhammed (sav) şöyle buyurular ki:

 

“Kişinin evinde kıldığı namazı bir namazdır, ama mahallesinin mescidinde kıldığı namazı yirmi-beş namazdır. İçerisinde cum’a kılınan mescitte kıldığı namazı beş-yüz namazdır. Mescid-i Aksa’da kıldığı namazı elli-bin namazdır. Benim mescidimde kıldığı namazı da elli-bin namazdır. Mescid-i Haram’da kıldığı namazı yüz-bin namazdır.” (2)

 

Madem Efendimiz öyle buyuruyor, öyleyse bu sese kulak vermek lazım, deyip düştük yollara. Önce Allah’ın evi Kâbe’yi ziyaret edip tavafımızı yaptık, dünyanın kir ve paslarından temizlendik. Artık sıra gönüller Sultanı, sevgililer sevgilisi, şefi-imiz Hz. Muhammed (asm) Efendimizi ziyaret etmeye gelmişti.

 

Valizlerimizi hazırlayıp otobüsümüze bindik, düştük Medine yallarına. Gönül uzak yakın demez düşer yollara, onun için uzaklar yakın olur, uzun yollar kısa olur, âşık mâşukunu bulur. Dillerde zikir, gönüllerde fikir, bu günleri gösteren Rabbime şükür, diyerek Medine’ye vardım.

 

Ebu Sa’id (ra) rivayet ettiği bir Hadis-i Şerifte ise Allah Resulü (sav) şöyle buyuruyorlar:

 

“(Ziyaret maksadıyla) sadece üç mescide seyahat edilebilir: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebi ve Mescid-i Aksâ.” (3)

 

Madem Allah Resulü, Hadis-i Şeriflerinde umre ziyaretlerini tavsiye buyuruyor. Ben de bunları bildiğim halde nasıl oluyordu da umre ziyaretlerinden uzun zaman uzak kaldım, diye kendi kendime sitem ettim. Mevla nasip etti bu sene sevgililer sevgilisini ziyaret etme imkânını buldum.

 

Ey Müslüman umre deyip geçmek doğru olmaz, zira insan bu ibadeti yapmakla dini ve dünyevi birçok kültürel faydalar da sağlamaktadır. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen, dilleri ayrı, renkleri ayrı, başka başka milletlerden olan insanların, aynı duygular etrafında tek yürek olduğunu gördükçe insanın, Allah’a ve O’nun dinine olan bağlılığı bir kat daha artırıyor. İnsan bu sayede kuvvetli bir imana, Salih bir amele ve güzel ahlaka sahip olma gayretini kendinde buluyor!

 

 

 

Kaynaklar:

 

1. Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Sayfa, (129), Envar neşr, İst.

 

2. Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan Hadi, No, (6411) cilt, (17), Sayfa, (100), Akçağ Yayınları.

 

Feza Gazetecilik, AŞ, İst.

 

3. Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan Hadi, No, (5483) cilt, (12), Sayfa, (514), Akçağ Yayınları.

 

Feza Gazetecilik, AŞ, İst.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı