Yazar efendinin biri söyle yazmış: “Ayet açık Resuller öldü! O halde kuranda Resullere uyun itaat edin denilen ayetler neyi ifade ediyor, nasıl uyacağız ve itaat edecegiz? Peygamber ölmüştür, olmayan resule itaat olur mu?”
Yazarın bu ifadesine göre mesele gayet açık, Resul yani peygamber yoksa itaatte yoktur. Efendimizin zamanında sahabeler Efendimizi görüyor, bahsi geçen ayetlerin dediğini yapıyorlardı. Şimdi ise bu sapık anlayışa göre, Allah Resulü ölmüş ve O’na itaat edin emrini veren ayetlerin de hükmü ölmüştür.
Otomatik olarak Kur’an’da ki bu ve benzeri ayetler de tedavülden kalkmıştır. İçimizde ki münafıkların oyununa gelerek insanları Kur’an’dan uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Bu oyuncular şimdi açıktan söyleyemeseler de yapmak istedikleri şey budur!
İslam dini Hristiyanlık dini gibi pratiği olmayan bir din değildir. Allah İslam dininin hem teoriğini hem pratiğini kendisi oluşturmuştur. Şimdi şu mealcilere sormak lazım, modeli olmayan bir dinin pratikte yaşanması nasıl olacak? Modeli olmayan bir şeyin taklidide olmaz.
Mesela Kur’an’da namaz kılın emri vardır, ama nasıl kılınacağına dair bir açıklama yoktur. Rükû edin, secde edin emri vardır ama adam rükûda ne diyecek secdede ne okuyacak? Hangi vaktin namazını kaç rekât kılacak, namazı bozan şeyler nelerdir, orucu bozan şeyler nelerdir, zekât nisabının hesabı nasıl yapılacak? Buna benzer pek çok muamelatın Kuranda izahı yoktur.
Hem mesela: kıyamda neyi okuyacak, Kur’an’da siz namaz kılarken önce Fatiha’yı sonra diğer sureleri okuyun diye bir bilgi var mıdır?
Bu yukarıda saydıklarımın Kur’an’da açıklaması yok ama var olduğunu kabul edelim okuyup yazma bilmeyen adam ne yapacak? Ya eskiden beri yapıla gelen dine uyacak o ise onlara göre olmaz, çünkü mealci başı diyor ki; “O yapıla gelen din değil, eskilerin kendi kafalarına göre ayetleri ve emevilerin hadis diye uydurdukları bazı sözleri yorumlayarak bir din uydurmuşlardır. Onu da insanlara din diye yutturmuşlar!”
Şimdi bunlar ayetleri kendi kafalarına göre yorumlamıyorlar mı? Bunların yorumunun doğru olduğunu ve kendi kafalarına göre Kur’an Müslümanlığı diye bir din uydurmadıklarını nereden bileceğiz? İnsanlar bin dört yüz küsur senedir yapıla gelen bir ibadet usulünü bırakacak, akıllarını kiraya verdikleri mealci başına uyanlar gibi onlarda uyacak. Oh ne güzel Müslüman olduk diyeceğiz. Ben aklımı kimseye kiraya vermem.
İnsanlar sonuçta bir yere bağlanacak, eğer bunlar yaptıklarını Allah için yapıyorlarsa insanların kafasını karıştırmayı bıraksınlar da insanlar bağlı bulundukları yerde dursunlar. Ama bırakmazlar çünkü maksatları başkadır.
Allah peygamberi lüzumsuz yere mi gönderdi hâşâ? Peygamber siz ne din olur nede Kur’an. Öyle olsa idi, Allah peygamber göndermez, bir şekilde bir kitap gönderir, alın bununla amel edin derdi.
Peygambere ihtiyaç varsa ve vardır, o zaman o peygamberin konuşması da olacaktır.
Rabbimiz, bir kısım sünnetsizlerin ortaya çıkıp Müslümanların kafasını karıştıracaklarını önceden bildiği için, Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmuştur:
لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا
“Hakikaten, Allah’ın Resulünde sizler için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için en mükemmel örnekler vardır.” (1)
Allah’ın istediği Müslümanlık peygamberinin yaptığı Müslümanlıktır. Ey insanlar! o sünnetsizlere değil siyer kitaplarında vasıfları beyan edilen Allah’ın peygamberine bakın o size yeter ve artar.
Kaynaklar
(1) Ahzap Suresi, 33/21
OLMAYAN RESULE İTAAT OLUR MU?
MANSET_ALTI
Reklam Alanı
ICERIK_ARASI
Reklam Alanı
Etiketler:
#yazilar