Muharrem, hareme kökünden türetilmiş bir kelimedir. Hürmet edilen saygı duyulan anlamına gelir.
Muharrem ayı pek çok önemli hususiyetlere ev sahipliği yapmıştır. Biz burada üç önemli konu üzerinde duracağız.
Birincisi:
Oruç,
İkincisi:
Hicrî takvimin başlangıcı
Üçüncüsü:
Hz. Hüseyin ve evlatlarının Kerbela’da şehit edilmesidir.
Muharrem ayı, Cenabı Hakk’ın ihsan ve kereminin, feyiz ve bereketinin ve Rabbani hediyelerin, Müslümanlara bol bol ikram edildiği mübarek bir aydır. Belki Allah’ın ayı günü olmaz, ay aydır gün de gündür diye düşünülebilir! Ama araştırmalarımızı derinleştirdiğimizde işin öyle olmadığını görür ve Cenab-ı Hakkın bazı aylara ve günlere ayrıcalık tanıdığını anlarız.
Cenab-ı Hak rahmetiyle kullarını taltif etmek için, bazı gün ve gecelere ayrıcalık tanımıştır. Rızası doğrultusunda gün ve ayları değerlendirenlere, önemli hediyeler vereceğini vaat etmiştir. Allah’ın Rahmetine nail olmak için, öyle günleri değerlendirmenin önemli bir fırsat olduğunu, peygamberimiz tarafından da vurgulanmıştır.
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’in bir ayetinde şöyle buyurur:
وَلَيَالٍ عَشْرٍ “On geceye yemin olsun” diye söze başlıyor. Demek Rabbimizin katında ayların ve günlerin birinin diğerine üstünlüğü vardır. (85)
Rabbimiz, yer ve gökleri yaratırken bir seneyi on iki ay olarak taksim etmiştir. Bu aylardan dördünü hürmetli ve saygı duyulması gereken aylar olarak takdir buyurmuştur.
Konumuzla alakalı olarak bir ayeti Kerime’de Rabbimiz şöyle buyuruyor:
إِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِندَ اللّهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا فِي كِتَابِ اللّهِ يَوْمَ خَلَقَ
السَّمَاوَات وَالأَرْضَ مِنْهَا أَرْبَعَةٌ حُرُمٌ
“Gerçek şu ki Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah’ın kitabında on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.” (86)
Cenab-ı Hak kameri hesapla bir seneyi (355) gün, ayları da (12) olarak tasnif etmiştir.
Zamanla Müslümanlar bir takvim yapacaklar. Bu takvimin adını da hicrî takvim koyacaklar ve koymuşlardır da. Müslümanlar bu takvimi hicri (1347) Miladi (1925) tarihine kadar kullandılar. Daha sonra yeni yapılan bir düzenlemeyle yürürlükten kaldırılmıştır. Kameri aylar dediğimiz bu ayların adları sırasıyla şöyledir:
1. Muharrem
2. Safer,
3. Rebî’ul-evvel,
4. Rebî’ul-âhir,
5. Cemâzil-evvel,
6. Cemâzil-âhir,
7. Receb,
8. Şa’bân,
9. Ramazan,
10. Şevvâl ,
11. Zilka’de
12. Zilhicce,
Bu harem aylar sırasıyla şöyledir.
Muharrem
Recep,
Zilkade
Zilhicce aylarıdır.
Hicri takvimde kullanılan aylar içinde, dört ay vardır ki bunlar İslamiyet’ten önce de haram ay olarak kabul edilirdi. Hz. İbrahim ve İsmail (asm) zamanlarından beri devam ede gelen bir âdetti. İnsanlar bu dört ay içinde, savaştan ve her türlü şiddetten uzak dururlardı. Hatta bu konuda peygamber Efendimizden soruyorlar ve diyorlar ki “Bize haram aylarla ilgili bilgi verir misin? Rabbimiz de peygamber Efendimize şöyle vahiy etmiştir:
يَسْأَلُونَكَ عَنِ الشَّهْرِ الْحَرَامِ قِتَالٍ فِيهِ قُلْ قِتَالٌ فِيهِ كَبِيرٌ وَصَدٌّ
عَن سَبِيلِ اللّهِ وَكُفْرٌ بِهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَإِخْرَاجُ أَهْلِهِ مِنْهُ أَكْبَرُ عِندَ اللّهِ وَالْفِتْنَةُ أَكْبَرُ مِنَ الْقَتْلِ وَلاَ يَزَالُونَ يُقَاتِلُونَكُمْ حَتَّىَ يَرُدُّوكُمْ عَن دِينِكُمْ إِنِ اسْتَطَاعُواْ وَمَن يَرْتَدِدْ مِنكُمْ عَن دِينِهِ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَأُوْلَئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ وَأُوْلَئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
(Habibim) “Senden haram ayları ve bu aylarda savaşmanın hükmünü sorarlar. De ki: “O aylarda savaşmak büyük bir günahtır. Fakat insanları Allah yolundan engellemek, Allah’ı inkâr etmek, Mescidi Haram’ı ziyareti yasaklamak, o mescidin cemaatini yani Müslümanları oradan çıkarmak ise, Allah nazarında daha büyük günahtır. Dinden döndürmek için işkence, öldürmekten beterdir. Kâfirler, ellerinden gelse, dininizden sizi döndürünceye kadar savaşmaktan geri durmazlar. Sizden her kim dininden döner ve kâfirlikte devam ederek ölürse, işte onların dünyada da, ahirette de yaptıkları boşa gider. Bunlar cehennemlik olup orada ebedî kalacaklardır.” (87)
Bu hürmetli aylar yukarıda altı çizilen aylardır. Ayrıca bu dört ay içinde işlenen sevaplar da katlanarak yazılır. Bilhassa bu dört ayın içinde bulunan bir de muharrem ayı vardır ki onun önemi daha da büyüktür.
Muharrem ayının faziletiyle ilgili bazı bilgileri, Hz. Ali (ra) şöyle anlatıyor:
وعن علي رَضِيَ اللّهُ عَنْه، وَسَألَهُ رَجُلٌ ]أىُّ شَهْرِ تَأمُرُنِى أنْ أصُومَ بَعْدَ رَمَضَانَ؟ فقَالَ: مَا سَمِعْتُ أحَداً يَسْألُ عَنْ هذَا إَّ رَجُلً سَألَ رَسُولَ اللّهِ وَأنَا عِنْدَهُ. فقَالَ يَا رَسُولَ اللّهِ: أىُّ شَهْرٍ تَأمُرُنِى أنْ أصُومَ بَعْدَ رَمضَانَ. فقَالَ
“Bir adam geldi ve Allah Resulünden sordu:” “Ey Allah’ın Resulü! Ramazan’dan sonra hangi ayda oruç tutmamı tavsiye buyurursunuz?” dedi. Allah Resulü buyurdular ki:
: إنْ كُنْتَ صَائِماً بَعْدَ رَمضَانَ فَصُمِ الْمُحَرَّمَ فإنَّهُ شَهْرُ اللّهِ، فيهِ يَوْمٌ تَابَ اللّهُ فيهِ عَلى قَوْمٍ، وَيَتُوبُ اللّهُ فيهِ عَلى قَوْمٍ آخَرِينَ[. أخرجه الترمذي
“Ramazan dışında da oruç tutmak istersen Muharrem ayında tut. Çünkü o Şehrullahtır (Allah’ın ayı)dır. O ayda bir gün vardır ki Allah onda bir kavmin günahlarını affetti, bir başka kavmin günahını da affedecektir.
(88)
Ebu Hüreyre’ nin (ra) rivayet ettiği bir başka Hadis-i Şerifte ise Allah Resulü (sav) şöyle buyuruyor:
عن أبى هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّ اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أفْضَلُ الصِّيَامِ بَعْدَ رَمَضَانَ شَهْرُ اللّهِ الْمُحَرَّمُ،
“Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, bir şehri ilâhi olan muharrem ayıdır.”
(89)
Muharrem ayının faziletiyle ilgili olarak, bir rivayette İbnu Abbas’ (ra) dan vardır. Oda şöyle anlatıyor: “Resulü Ekrem (sav) Medine’ye gelince, Yahudilerin Aşure günü oruç tuttuklarını gördü. Allah Resulü onlardan sordu: “Bu da nedir, (niçin oruç tutuyorsunuz)?” Onlar da şöyle dediler: “Bugün, sâlih (hayırlı) bir gündür. Allah, bu gün de Beni İsrail’i düşmanlarından kurtardı. (Onlarda (şükür olarak) bu gün oruç tuttu.”
الْيَهُودَ تَصُومُ يَوْمَ عَاشُورَاءَ فَقَالَ: مَا هَذَا؟ قَالُوا يَوْمٌ صَالِحٌ نَجَّىُ اللّهُ تَعَالَى فِيهِ بَنِى إِسْرَائِيلَ مِنْ عَدُوّ هِمْ فَصَامَهُ مُوسَى
فَقَالَ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu:
أَنَا أَحَقُّ بِمُوسَى مِنْكُمْ فَصَامَهُ وَأمَرَ بِصِيَامِهِ[. أخرجه الشيخان وأبو داود
“Resulü Ekrem (sav) “Ben Musa’ya sizden daha layığım” buyurdu ve o gün oruç tuttu. Müslümanlara da tutmalarını emretti.” (90)
Kaynaklar:
(85) Fecir Suresi, 89/02
(86) Tövbe Suresi, 9/36
(87) Bakara Suresi, 2/217
(88) Tirmizî, Savm 40, (741); Kütüb-ü Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan, Hadis No: (4574) cilt 13, Sayfa 146, Akçağ Yayınları. Feza Gazetecilik AŞ, Yeni Bosna İst.
(89) Müslim, Sıyam 202, (1163); Kütüb-ü Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan, Hadis No: (4573), cilt 13, Sayfa 146, Akçağ Yayınları
(90) Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan Hadi No: (3151) cilt, (9), Sayfa No: (105), Akçağ Yayınları. Feza Gazetecilik AŞ, Yeni Bosna İst.
Bu vesileyle tüm oyucularımın sene-i Hicriyelerini tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz eylerim.