Geri kalmış milletleri muasır medeniyet seviyesine çıkaracak en önemli iki müessese vardır. Biri diyanet, diğeri Milli Eğitim. Çocuk ilkokulu bitirdikten sonra başka okula gitmez veya gidemezse, bu insanların eğitimini tamamlaması lazım.
Eşyayı tabiatın yarattığına inanan öğretmenle yola çıkılamaz. Memleketleri ayakta tutan, devletlerarası söz sahibi yapan nitelikli insanlardır. Eğitimin kalitesini ancak nitelikli ve liyakatli öğretmenler artırabilir. O nedenle üstün vasıflı ve nitelikli öğretmenlere şiddetle ihtiyaç vardır. Milli Eğitimde ve Diyanette acilen revizyona gidilmesi lazımdır.
Ali Erkan Kavaklı, bir makalesinde şöyle yazmış: “Milli eğitim de bir milyondan fazla eğitimci var, bunlar seferberlik ilan etse ve zihinlerdeki terör düşüncesini yok etmek için çalışsa birkaç sene içinde, eminim, Silahlı Kuvvetlerden daha etkili olur.”
Ali Bey’in bu fikrine aynen katılıyorum.
Allah Resulü (sav) Mekke döneminde güç kullanmamıştır. Fakat o zaman zarfında nice eğilmeyen başlar eğilmiş, karanlık vicdanlar tenevvür etmiştir. Ama Allah Resulü (sav) bu işe gönül vermişti, bu yolla O’na bağlananlar da öyle oldular.
Başkasının değil, kendi çocuğunu diri diri mezara gömecek kadar vicdanı karanlık ve acımasız insanlar, Allah Resulü (sav) sayesinde karıncaya ayak basmaz hale gelmişlerdir. Yalınız bu iş her şeyden önce gönül işidir, başkasının günahına ağlayabilme işidir. Milli eğitimde veya camide bu görevi yapacak eğitimcilerin yada imamların kaçta kaçı başkasının günahına ağlayacak kadar vicdanı münevverdir?
Eli değil, ayağı öpülecek kadar değerli imamların arasından, sadece namaz kıldırmakla işinin bittiğini sanan imamların çıkarılması lazım.
Eşyayı Allah’ın yarattığını öğreten öğretmenlerin arasından, tabiatın eşyayı yarattığına inanan ve öğrencilere de onu öğreten öğretmenlerin çıkarılması lazım.
Gerek Milli Eğitimde, gerekse Diyanette öyleleri var ki; onlar kendilerinin imam veya öğretmenlik görevini yaptıklarını sanıyorlar. Halkın önüne geçen böyle insanların vaziyeti şu misale benzer. Adamın birinin rüyasında yangın çıkmış, bu adam güya rüyadan uyanıp halkı ateşin şerrinden korumaya çalışıyormuş. Hâlbuki rüyasında onun uyanması, uykunun hafif perdesinden derin ve kalın bir perdesine intikal ettiğine işarettir. Böyle uyuyan bir adam ölü gibidir. Yarı buçuk uykuda bulunanları nasıl uyaracak? Böylesi imam yada öğretmen kendileri uyuyorlar!
Ali Bey, makalesinin bir bölümünde de şu ifadelere yer vermiş: “Aiz Cumhurbaşkanım, seferberliğe Milli Eğitim, Diyanet ve YÖK’ü dâhil edelim. 23 senede cehalet çağını, saadet çağına çeviren Gönüller Sultanı Hz. Muhammed’in (sav) mesajına inanmayan ve onun metotları ile eğitim yapmayanları sınıflardan çıkaralım.”
Gerek milli Eğitim, gerekse Diyanet insanımızı terör belasından kurtaracak ve muasır medeniyet seviyesine çıkaracak ihlaslı elemanların yetişmesi için acilen yeni kurslar açması lazım. 2023 hedeflerinin yakalanması için samimi gönül erlerinin yetiştirileceğini umuyorum,
Cumhur başkanımızın 2023 hedeflerini yakalamak için bu iki kurumda üstün vasıflı elemanların yetişmesine el atacağını umuyorum
Ali Bey birde Allah Resul’ünü örnek almak isteyen eğitimcilere hocalara şöyle bir tavsiyede bulunmuş: “Beyin Vitamini: öğretim görevlisi ve hocalara, Allah Resul’ünün (sav) eğitim metotlarını anlatan Abdulfettah Ebû Güdde’nin Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed ve Öğretim Metotları adlı eserini, fakirin Öğretmeni Başarıya Götüren Yol kitabını tavsiye ederim.”
BEYİN VİTAMİNİ
Beyin Vitamini ve kalp mütehassısı: ÜÇ IŞIKTAN YANSIMALAR VE DERYADAN İNCİLER isimli kitaplarım titiz bir emek ve zihin teri ile yazılan ve yol gösterici yazılardan meydana gelmektedir.
Bu eserlerimi okuyucularıma tavsiye ederim.