10 Nisan 2026, Cuma
22:42
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

 

Bir Cuma günü camiden çıkınca bazı gençler dediler ki “hocam seni burada gördüğümüz iyi oldu.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen, peygamber Efendimizin doğumunun yıl dönümü münasebetiyle, hoca efendi camide cemaati bilgilendirirken bazı sorular sordu:

“Ey Müslüman! Ahir zaman peygamberi Hz. Muhammed’i (asm) ne kadar tanıyoruz? Sebze yetiştirenlere bahçıvan, ziraatla uğraşanlara çiftçi, Allah’a iman edip teslim olanlara da Müslüman diyoruz. Bahçıvandan veya çiftçiden, meslekleriyle ilgili bilgi almak istesek detaylarıyla anlatırlar.

Acaba ben Müslüman’ım diyenlerden peygamber Efendimizle ilgili bilgi almak istesek, kaç kişinin anlatacakları mektup sayfasını geçer? Biz peygamberimizi gerçek manada tanıyor muyuz?

Bugün peygamberimizin doğumunun yıl dönümü sebebiyle kısaca bir hatırlatma yapalım: Hz. Muhammed, Rebiyülevvel ayının -12. günüde miladi senenin 20. Nisan 571 Pazartesi günü Mekke’de doğdu. Miladi, 8 Haziran 632 yılında Medine’de vefat etti. Hz. Emine’den doğma, Hz. Abdullah’ın oğlu, Abdülmuttalib’in torunudur.

Bu kadarını bile tarif edecek kaç Müslüman çıkar? Haydi, bu kadar bilgiyi verecek Müslüman’ı var sayalım, bir Müslüman için bu kadar bilgi yeterli midir?” Şeklinde konuşmalar yaptı ve peygamber Efendimizle ilgili güzel şeyler de anlattı. Fakat bizim için yine de yeterli değil, bize peygamber Efendimiz hakkında biraz daha fazla bilgi verir misin?” dediler.

“Pekâlâ”, dedim,” ben zaten sizi gördüğüm zaman içim açılıyor, gelecekte güzel günlerin bizim olacağına olan ümidimi bir kat daha artırıyor.”

Gençlere dedim ki:

Cami kürsüsünden yapılan sohbet o kadar olur, çünkü kâfi derecede zaman yoktur. Bu konuda gençler ara sıra ev dersleri düzenlemeli veya medreselere gitmek için birazcık zaman ayırmalıdır.

Yine de birkaç konu söyleyeyim, bu güne mevlit kandili isminin verilmesi, Resulü Ekrem Efendimiz dünyaya bugün geldiği içindir. Mevlit kelimesi “doğmuş” manasına gelir, kandil kelimesinde de, belli günlerde yakılan aydınlık manasındadır. İkisini bir araya getirip de Mevlit Kandili dediğimizde, Resulü Ekrem’in (asm) doğumu akla gelmektedir. Kur’an-ı Kerim’de:

 “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik” buyrulmaktadır. (76)

İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamberdir. O, dünyaya gelmeden evvel dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüştü. Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti. Vahşi, âdetlerine sımsıkı bağlı; kız çocukları diri, diri mezara gömülüyordu. İşte peygamberimiz böyle bir zamanda dünyaya gelmişti.

Peygamber Efendimizin doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır. O, dünyaya geldiği gece öyle harikulâde olaylar olmuştu ki Buhâri ve Müslim gibi hadis kitaplarında o olaylar kaydedilmiştir. Efendimizin hayatıyla ilgili yazılmış kitaplarda da bunlardan bazılarını bulabilirsiniz. O gece peygamber efendimizin annesi, annesinin yanında bulunan Osman bin Âs’ın annesi ve Abdurrahman bin Avf’ın annesi: “tam doğumu esnasında öyle bir nur gördük ki o nur doğuyu ve batıyı bize aydınlattı demişlerdi.”.

Hem o gece bin seneden beri yanmakta olan, Mecusilerin (Ateşe tapanlar) ilah kabul edip ibadet ettikleri ateş sönmüştür. Aynı gece Kâbe’deki putlar baş aşağı düşmüştür. Fars Kralı’nın meşhur sarayının kubbesi çatlamış ve on dört şerefesi yere düşmüştür.

Bu olaylar gösteriyor ki dünyaya gelen o zati; ateşperest ligi kaldıracak, Allah’ın izniyle olmayan şeylere ibadet edilmesini yasaklayacaktır. İnsanlığı cehalet bataklığından kurtaracak, kararmış kalpleri aydınlatacaktır.

Bir başka olay:

Daha Allah Resulü (sav) henüz peygamber olmadan, Hatice validemizin hizmetkârı Meysere ile birlikte ticaretten döndükleri sırada, Hatice validemiz Resulü Ekrem’in (sav) başının üstünde iki meleğin bulut şeklinde gölge ettiklerini görmüş. Hatice validemiz gördüğü bu olayı Meysere’ye anlatmış, Meysere de Hatice validemize demiş ki: “Bütün yolculuğumuz boyunca ben öyle görüyordum.” Bu nakil ettiğimiz Harika olayların orijinalini yerinden okumalarını okuyucularıma tavsiye ederim. (77)

Gerçekten de o gecenin sabahı feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir başlamıştı. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:

“Yemin olsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, her türlü kötülüklerden onları temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Hâlbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.” (78

İnsanlar için büyük bir hidayet rehberi, ahlaken çökmüş insanlığı güzel ahlakın zirvesine yükselten, Hz. Muhammed’i (asm) hatırlamak Müslümanlar için çok büyük bir şereftir.

Rabbim, Müslümanlara Peygamber Efendimizi (sav) hayırla anmayı, doğru anlamayı ve hayatını model alarak yaşamayı nasip etsin.

Gençler ile sohbetimiz böyle geçti, Allah sayılarını artırsın.

 

Kaynaklar:

(76) Enbiya Suresi, 21/107

(77) Mektubat, Bediüzzaman SaidNursi, Sayfa No: Envar Neşriyat, İstanbul.

(78) İmran Suresi, 3/164

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı