10 Nisan 2026, Cuma
21:30
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Ey yeni nesil, sen bunları biliyor musun? Bak Alman Savun Bakanı Vonder Leyen ne diyor: “Türkiye bu son on iki senede, Erdoğan önderliğinde, kendi savunma uydusunu yaptı. İnsansız keşif uçağını yaptı. Tankını, savaş helikopterini ve 500 km menzilli füzesini yaptı. Şimdi de savaş uçağı yapma yolunda hızla ilerliyor. Erdoğan bizim çıkarlarımızın önündeki en büyük engeldir. Erdoğan’ı engellemek için tüm medyamız, vakıflarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, Türkiye’deki Erdoğan karşıtlarına her türlü desteği vermek için seferber olmalıdır”!

Ey vatan evladı!

Türkiye artık kendi uydusundan teröristlerin yerlerini tespit edip nokta atışıyla sığınak ve barınaklarını imha ediyor.

Sen bunları biliyor musun?

Ey vatan evladı! Sen kimden yanasın? Alman’dan

yana mısın vatanından yana mısın?

Alman bunu anlamış sen hala anlamayacak mısın?

Ey vatan evladı! Bu da benim hatıram:

Sene 1994 sağlıkta durum içler acısıydı!

Babam hasta, Konya Meram Tıp Fakültesi’nde tedavi ettirmek istiyorum. Fakat SSK masrafları karşılamıyordu. Paran varsa SSK’lı doktorun özel muayenesine gidip, bir etek dolusu para dökersen, o doktur da başka hastaneye havale eder, o zaman SSK masrafları karşılıyordu.

Konya Seydişehir Kavak köyünden Taksi tutup Konya’ya doktorun özel muayenehanesine gittim. Asansör yok, aldım babamı sırtıma, oflaya puflaya üçüncü kata çıkardım. Bir etek dolusu para döktüm, Meram Tıp Fakültesi’ne babamı havale ettirdim. Benim param vardı, ya olmayanlar? Parası olmayan ölürse ölsün!

Güya Meram Tıp Fakültesi’nde SSK’dan kaliteli hizmet varmış. Hizmet yine de SSK’dan kaliteliydi!

Fakat daracık bir oda 6 hasta, 6 refakatçi ve ziyaretçileri de eklersek, o daracık odanın ne hal alacağını tasavvur edebilirsiniz. Sabah temizlikçi geldi. Elinde birer süpürge ile yerde ne kadar toz varsa hepsini havaya kaldırdı. Sonra da ıslak bir bezi odada dolaştırdı; alsana temizlik.

Ertesi gün temizlikçi yine geldi. Aldım elinde süpürgeyi. Bak, bu odada nefes darlığından yatan hasta var. Burada temizliği şöyle yapacaksın, dedim. “O hooo burada şu kadar oda var, personel gelene kadar ben temizliği bitirmem lazım” dedi. Bunda 12 sene önce kaliteli hizmet veren hastanelerin durumu bu idi, şimdi de böylemi?

Babamın çarşafı kirlendi, hemşireden yeni çarşaf istedim. Hemşire bana bir çarşaf verdi. Çarşafların hangisinin temiz, hangisinin kirli olduğunu ayırt edemedim.

Ey yeni nesil! Sen bunları biliyor musun?

 

Bir zamanlar rehin kalan hastalarını kurtarabilmek için tarlasını satan ya da hastaneden kaçıran vatandaş, şimdi ayağına kadar gelen sağlık hizmetleri, yeni doğan çocuğa verilen paralar, istediğin hastanede muayene olma özgürlüğü veren hükümete düşmanlık etmek, idam sehpasında kendi ipini kendisinin çekmesi kadar vahim değil mi?

 

Acaba Türkçemizde bunlara hangi isim verilir, doğrusu ben seçemiyorum!

 

Şimdi ey vatan evladı!

Tekrar eskiye dönüp hastanede rehin kalmak istiyor musun?

İsrail’den insansız keşif uçağı alıp, İsrail yanlısı teröristlere haber verip onları kaçırdıktan sonra sana bomba atma izninin çıkmasını beklemek istiyor musun?

Hastaların eski içler acısı hastanelerde yatmasını istiyor musun?

Eski Türkiye'yi isteyenler bildiklerini okusunlar, istediklerini söylesinler. Ama ben aslaaa...

Yeni Türkiye içın EVET  EVET EVET

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı