Kendini silersin en başta, bir başlangıca ihtiyacın olur sende kaybolmaktan çekinir usanırsın umarsızca.
Yapılan en büyük hata kişinin kendini tanımamasıyla başlar bir yalan eklersin bin bir türlü dolanlar peşin sıra yakınında.
Neden mi bu yalanlar? Kişinin kendini avutmak adına yaptığı ufak tefek gözüküp kaya gibi sert yanlışlar.
Önemsiz sayarsın kendini vicdanı susturup acıların dinsin diye beklersin. Yanıldığın noktalar artar sen susarsın ama benliğin asla! Önce ben demeli insan kendine değer vermeyen kişi başkasına asla veremez, kendini tanımadan karar vermemeli.
Çünkü kimse sen kadar değerli değildi, kimsenin değeri seninle ölçülmemeli. Güvenmek aslında karşı tarafla yapılan bir anlaşma bir karara varıp usulca beklemekten ibaret.
Oysa kendine güvenmeyi bilmeyen insan başkasıyla güven masasına asla oturamaz.
Kendisine güven demişken, yani ne yapacağını bilen başkası için kendine yalanlar söyleyen kişilerden bahis ediyoruz ve de kendine her zaman bir tık daha fazla değeri es geçmeyen. Ne derdi büyükler, damada iyi bakıyoruz ki oda evladımıza daha iyi baksın.
Ve bizde kendimize iyi güvenmeyi bilip kendimizi sevmeliyiz ki, karşıdakini sevmeyi öğrenip değer vermenin önce kendine saygı duyup kendini geliştirip yetiştirmekten geçtiğini bilmeliyiz.
Bunalımların en başlangıç noktası aslında hiçte akıl a gelmeyen şey kişinin kendine karşı güven kaybından doğmakta. Kendine güvenemeyen saygı duymayan birey önce bunu içselleştirir yalnızlaşır. Bu şekilde zaten kimseye güvenemez, ruhen ezilir.
Asla kendini ifade edemez çünkü kendisini tanımaz ve güveni olmayan kişiliğe sahip olmuştur.
Bunalımsa tüm bu yalnızlık ve güvensizliğe içselliğe dönüş hayata soğuk geri çekiliş ile bunalım kaçınılmazdır.
Son olarak kendini sev ve güven ki,sana herkes saygı duysun insan olduğun için ,değerlisin. Keşfet hayata ve sana dair güzellikleri yaşamak için değil ulaşmak için yaşa ve ulaşana kadar bir saniyeni boşa götürme. Kendini sev.