10 Nisan 2026, Cuma
14:01
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

15 Temmuz’un sene-i devriyesine girerken düşündürdükleri bir hayli anlamlıdır. 15 Temmuz’un yıldönümü bir hatırlama sembolü olarak tabi ki demokrasi nöbeti tutacağız. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bu millet 29 gün demokrasi nöbeti tuttu. Bundan sonrada tutmaya devam edecektir.
Birileri 15 Temmuz’u itibarsızlaştırmaya çalışsa da Hak güneş gibidir, güneşin balçıkla sıvanması mümkün olmadığı gibi,  15 Temmuz’un da sıvanıp üstünün örtülmesi mümkün değildir. Hak daima âlidir, kim hakka sarılırsa o yücelir, kimde batıla sarılırsa o da alçalır. Onu örtmeye çalışanlara da bu millet müsaade etmeyecektir. Zira bu millet hangi kesimden olursa olsun, vatanına sahip çıkmış ve vatanın bölünmez bir bütün olduğunu dünyaya göstermiştir.
Birilerinin “Yok sarayın 15 Temmuz’u, yok halkın 15 Temmuz’u” gibi demagojik ifadelerle halkımızı bölmeye çalışsa da nafile, bu millet gölgenin peşinden gitmiyor.
Dış güçler ve onların taşeronları şunu iyi bilsinler ki Allah bu vatan için hayatını hiçe sayan şehitlerimizin, gazilerimizin ve onlara sahip çıkanların yanındadır. Bu vatanın sahipleri her şey yolunda gidiyor diye ellerini gevşetirlerse o vakit ellerini sıkı tutanlar kazanır. Bunun için haçlı orduları ve onların taşeronları, bir şeye hizmet ettiklerinin farkında değiller. 
Bu yaptıklarıyla “Ey Türkiye’nin sahipleri vatanınızı koruma noktasında, hassasiyetinizi kaybetmeyiniz demiş oluyorlar. Bir kubbede düşmemek için omuz omuza veren taşlar gibi durmamızı sağlıyorlar. Üstad Bediüzzaman’ın dediği gibi, “Şu musibet şerri mahz olmadığı için, bazan saadette felâket olduğu gibi, felâketten dahi saadet çıkar.” Bunların yaptıkları bizim uyanık kalmamıza yardım ediyor. Onun için bir musibet bütünüyle şer olmaz bazen o musibette dahi bir hayır çıkar. Almanya’da evet oyları Essen şehirde yüzde kırkın altında görünürken, Almanya’nın menfi propagandasıyla yüzde yetmiş üç olmuştur. Görülüyor ki; bizim aleyhimize yapılan menfi propagandalar, lehimizde sonuçlanıyor! Demek Üstad Bediüzzaman’ın ifadesiyle “Şu musibet, maye-i hayatımız ve âb-ı hayatımız, (yani hayatımızın mayası ve suyu olan uhuvvet-i İslimiye’nin (İslam kardeşliğinin) inkişaf ve ihtizazını harikulade ta’cil etmiş ve ediyor. 
15 Temmuz musibeti, Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkez ve sair gurupları memleket müdafaasında bir bütün halene getirdi. Milletin bütünleşmesinden meydana gelen manevi kuvvet, görünenleri görülmez kıldı ve Reisimizin uçağını göremediler!
 Böylece memleketimiz büyük badireyi atlattı. Malumdur ki, zayıf şeyler bir araya gelse kuvvet oluşturur. İncecik ipler bir birine sarılsa kuvvetli bir halat olur. Bizim defterimizi dürmek isteyenler, şunu iyi bilsinler ki; eskiden top, tüfekle ezanlar susturuluyordu, şimdi ezanlar topu ve tüfeği susturuluyor.     
Biz incinir iken, âlem-i İslâm ağlıyor. Avrupa ziyade incitse, bağıracaktır. Şayet ölsek, yirmi öleceğiz, üç yüz dirileceğiz, hârikalar asrındayız.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı