10 Nisan 2026, Cuma
10:12
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Medine’de Teşekkül eden İslam devleti yavaş yavaş ortaya çıkan sorunlara çözüm üretiyordu. Taklitçilik yapmıyor, aksine kendisi çözüm üretiyordu.

Müslümanlar yeni teşekkül eden İslam devletine has bir takvim yapacaklardı. Hz. Ömer (ra) halifeliği döneminde parlamentoyu topladı İslam devletinin bir takvimin olması lazım, fakat takvimin adı ne olacak ve nasıl bir takvim olacak? Düşüncesini danışma meclisine sundu. Meclis kararıyla Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicreti bir dönüm noktası olarak kabul edildi ve takvimin adını hicrî takvim olarak belirlediler. Fakat ayların sıralaması vardı birinci ayın ismi ne olacaktı?

 Kur’an-ı kerimde ve Hadis-i Şeriflerde kıymeti bildirilen dört aydan biride Muharrem ayıdır. O nedenle hicri takvimin birinci ayını Muharrem olarak takdir buyurdular. Böylece Hicri takvim teşekkül etmiş oldu.

Muharrem ayıyla ilgili olarak Allah Resulü (sav)  Hz. Ali’nin (ra) rivayetine göre Allah Resulü (sav) bir Hadi-i Şeriflerinde şöyle buyuruyor: 

“Ramazan ayının dışında oruç tutmak istersen Muharrem ayında tut. Çünkü o Şehrullah’tır (Allah’ın ayı)dır. O ayda bir gün vardır ki, Allah onda bir kavmin günahlarını affetti, bir başka kavmin günahını da affedecek.” (1)

Bu ayın Kur’an-ı Kerimde ve Hadis-i Şeriflerde medhü sena edilmesi nedeniyle Müslümanlar Muharremin birinci gününü oruç tutarlar. O gün oruç tutmayı senenin tamamını oruç tutmak gibi faziletli bilirler.

Müslümanlar bu takvimi, hicri (1347) Miladi (1925) tarihine kadar kullandılar. Daha sonra yeni yapılan bir düzenlemeyle hicri takvim yürürlükten kaldırılmıştır.

Biz de Müslüman olarak Mekke müşriklerinin zulmünden kurtuluşumuzun ve İslam devletinin kuruluşunu, hicri yılbaşımızın teşekkülünü hatırlar ona bir şükür olarak oruçla karşılarız. Aynı zamanda gelecek nesillere bahsi geçen olayları hatırlatmak veya unutturmamak için hicri yılbaşımızı oruçla karşılarsak verilen müjdeleri alırız.

Bu vesileyle umum Müslümanların yeni hicri yılını tebrik eder alem-i İslamın saadetine vesile olmasına dualar ederim.   

KAYNAKLAR:

 (1) Tirmizî, Savm 40, (741); Kütüb-ü Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan, Hadis No: (4574) cilt 13, Sayfa 146, Akçağ Yayınları. Feza Gazetecilik, A.ş, İst.

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı