Geri kalmış ülkeler muasır medeniyet seviyesini yakalayabilmek için olağan üstü gayret sarf etmek zorundadır!
Bu zamanda olaylar Cumhur Başkanımızın da dediği gibi baş döndürücü bir süratle yön değiştiriyor, adeta ışık hızıyla yarışmaktadır. O nedenle hükümetimiz dünyaya ayak uydurabilmek için normal yürüyüşle bu mesafenin kapatılamayacağını anlamış, bütün engellemelere rağmen ayağına bağlanan prangaların bir kısmını çözüp atabilmiştir. Yaptıkları yapacaklarının delilidir. Madde aleminde görülen bu başarı mana alemi için yeterli değildir. Bir taraftan insanımızın cüzdanlarını doldururken diğer taraftan vicdanlarını da dolduracak adımların süratle atılması lazımdır. İnsanımızın cüzdanları dolduğu nispette vicdanları kararıp boşalıyor ve kendine yapılan hizmetleri göremez hale geliyor! Biliyoruz bu iş öyle söylenildiği gibi kolay değil ama yeterli adımlar da atılmıyor. Kazakistan devlet başkanı Nursultan Nazarbayev’in dediği gibi, hükümetimizin işi zordur. Nursultan Nazarbayev Türkiye’ye geldiği zaman demiş diki; Ruslar bize dinimizi unutturdular, fakat tersinden bir şey de öğretmediler. Sizinkiler size dini unutturmuşlar birde tersinden öğretmişler, sizin işiniz bizden zor, Allah yardımcınız olsun.
Düşünebiliyor musunuz adam nasıl olmuşsa bir yolunu bulmuş imam olmuş ama imam olarak vazifesinin sadece namaz kıldırmaktan ibaret olduğunu sanıyor.
Bu imam müsveddelerinin performansları çok yönlü olarak ölçülmeli, verimsiz olanlar hizmet içi kurslarda eğitilmeli, yetersiz olanlar imamlıktan uzaklaştırılmalıdır.
İnsanımızı muasır medeniyet seviyesine çıkaracak en önemli iki müessese vardır. Biri Diyanet, diğeri Milli Eğitim. Çocuk ilkokulu bitirdikten sonra başka okula gitmez veya gidemezse, bunların yarım kalan eğitimi ne olacak? Eğer bunlar eğitilmezse içinde bulundukları kültür seviyesinde bırakılırsa çağın çok gerisinde kalırlar. Bu durumda şu insan dünyayı okuyamaz ve muasır medeniyet seviyesini yakalayamaz.
Böyle tahsili ilkokul ile sınırlı kalan insanımızın eğitimini Diyanet nitelikli imamlar yetiştirerek tamamlayabilir. Hükümetimiz milli eğitimde bir kısım çalışmalar yaptı, fakat nitelikli öğretmen yetiştirmek için yeterli bir sistem geliştirmedi. Milli eğitimde alanını iyi bilen, iyi anlatan, öğrenciyi seven, iyi eğiten, sahasında dünya ile yarışan, öğrencisini yarıştıran, ahlaklı, manevi değerlere sahip öğretmen yetiştirme sistemini geliştirilemedi.
Eğitim fakültelerine giren herkes öğretmen oluyor. Halbuki öğretmenlik fedakârlık ister, gaye adamı ve fevkalâdelik ister. Öğretmen böyle olursa öğrencilerimiz dünya ile yarışır hâle gelir.
Eğitim fakülteleri yeniden ele alınmalı, yarının Türkiye’sini inşa edecek öğretmenleri yetiştirmek için programlar geliştirilmeli, ideal öğretmenin nitelikleri belirlenmeli. İdealist ve öğrencisine her manada örnek olacak öğretmen yetiştirmek için yeni kurslar açıp programlar geliştirilmelidir.
Memleketleri ayakta tutan, devletlerarası söz sahibi yapan nitelikli insanlardır. Nitelikli insanları nitelikli öğretmenler ve nitelikli imamlar yetiştirebilir. Eğitimin kalitesini ancak nitelikli ve liyakatli öğretmenler artırabilir. Caminin cemaatini de nitelikli ve liyakatli imamlar artırabilir. O nedenle üstün vasıflı ve nitelikli öğretmenlere ve imamlara şiddetle ihtiyaç vardır. Milli Eğitim’de ve Diyanet’te acilen revizyona gidilmesi elzemdir. Eşyayı tabiatın yarattığına inanan öğretmenle, vazifesinin yalnız namaz kıldırmak olduğuna inanan imamla bir yere varılmaz.
İnsanımızın kültür seviyesini yükseltecek ve muasır medeniyet seviyesine çıkaracak kalifiye elemanların yetişmesi için de acilen yeni kursların açılması lazımdır. Bu sayede dünya milletleri arasında söz sahibi olabiliriz. Gerek milli Eğitim de gerekse Diyanette bu iki müessese yeni açılacak kurslarla ıslah edilerek 2023 hedeflerini yakalayacak samimi gönül erlerinin yetiştirileceğini umuyoruz.