Bir öğretmenler gününü daha coşku ile kutladık. Bizleri karşılıksız olarak seven biricik öğrencilerimizin gözlerinde ki ışıltı ile hayat bulduk. Öğrencilerimizin ve velilerimizinbu biricik günümüzde bizleri unutmayarak, “Öğretmenim, öğretmenler gününüz kutlu olsun” sözleriyle vegetirdikleri çiçekleriyle geleceğe yönelik umutlarımız yeşerdi. İçimizde ki öğretmenlik mesleği ve öğretme aşkı tekrar alevlendi. Fakat geçmiş yıllarda ki tecrübelerimiz, 24 Kasım gelince bizleri hatırlayan yöneticilerimizin ve siyasilerimizin, 25 Kasımdamaalesef biz öğretmenleri ve sorunlarımızı unuttuklarını göstermiştir. Bu özel gün dolayısıyla ülkemizdeki öğretmenlerimizin mevcut durumunu irdelemek istiyorum.
Öncelikle öğretmenlerimizin problemlerinin başında yer alan atanma ya da KPSS sınavını değerlendirmek buna bağlı olarak ta vekil yada ücretli öğretmenliği ele almak kanaatimce yerinde olacaktır.Milli eğitim bakanlığında, eğitim harcamalarının büyük bir kısmını oluşturan personel giderlerinin düşürülmesi temel politika olarak benimsenmiştir. Bu bağlamda öğretmen açığının giderilmesi için maliyeti daha yüksek olan atamalar yerine sözleşmeli öğretmen, usta öğretici, vekil ve ücretli öğretmen kadroları ile öğretmenler istihdam edilmektedirler. MEB, öğretmen açığını kapatmak için geliştirdiği ve uyguladığı buistihdam tipleriyle eğitim hizmetine ve öğretmene bakışını yansıtmaktadır. Bu durum iş barışını ve öğretmenlerimizin, öğretmenlik mesleğine duydukları saygıyı aynı zamanda velilerin öğretmene bakışını etkilemektedir. Büyük önder ATATÜRK’ün “Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır” sözüyle taçlandırdığı öğretmenlerin çok düşük maaşlarla neredeyse evini geçindiremeyecek ücretlere çalışmalarını reva görmek oldukça düşündürücüdür.
Öğretmen maaşları ise öğretmenlerin en temel sorunlarından bir diğerini oluşturmaktadır. Yeni başlayan bir öğretmenin maaşı 2969 TL iken 27 yıllık bir öğretmenin maaşı ise 3469 TL’dir. Elbette ki amacım öğretmenler az kazanırken diğer meslekler neden çok kazanıyor demek değil ama aradaki farkı da ortaya koymanın gerekli olduğuna inanıyorum.1/4 öğretmen Ocak 2018’te 3846 TL maaş alacakken aynı kadro ve dereceye sahip polis memuru 4369 TL, Mühendis 5104 TL Vaiz 3999 TL, Avukat ise 4871 TL maaş alacak olması öğretmenlerin tüm bu mesleklerden daha az kazanması öğretmenlerin mesleki tatminlerini de olumsuz olarak etkilemektedir.
Öğretmenler özellikle vurgulamadan geçemeyeceğim köylerde görev yapan sınıf öğretmenlerimiz,Türkiye’nin en ücra köşelerinde, her türlü koşulda fedakârca görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Fakat fırsat buldukça öğretmenlerin az çalıştığının, çok maaş aldığının ve tatillerinin uzun olduğunun iddia edilmesi aynı zamanda öğretmenlerin tırnak içinde söylüyorum “Tembel” olduğunun değişik kademelerden yöneticiler tarafından sık sık söylenmesi, hem meslek olarak öğretmenliği itibarsızlaştırmakta hem de öğretmenlerimizi incitmektedir. Bu şekilde bir itibar erozyonuna muhatap edilen öğretmenlerimizin ise mesleki doyumları azalmakta, şevkleri kırılmaktadır.
Ve belki de en önemlisi tutarlılık. Bu MEB’in pek çok kararında göze çarpmakta. Örneğin uygulanacağı söylenen ama son anda vazgeçilen rotasyon uygulaması.Madem uygulanmayacak neden öğretmenlerin huzurunu kaçırıp, performanslarını düşürüyoruz. Yada son anda hızlı bir şekilde geçilen mahalli yerleştirme sistemi. Bu kadar sık aralıklarla yapılan değişiklikler öğretmenlerimizin huzurunu ve motivasyonlarını etkilemektedir.
Yazıma burada son verirken öğretmenlerimizin yalnızca 24 Kasımlarda değil her gün hatırlanması ve değerlerinin yalnızca sözcüklerde kalmaması diliyorum.
Sağlıcakla kalın…