10 Nisan 2026, Cuma
04:59
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinin kullanım amaçları, yarar ya da zararları, gençler ve çocuklar açısından bağımlılık yapma özellikleri sıklıkla tartışılmaktadır. Socialbakers (https://www.socialbakers.com/resources/reports/turkey/2017) sitesinde yayınlanan analizlere göre Türkiye’de Facebook’un üye sayısı 42 milyonu geçmiştir. Eğitimcilerin büyük bir çoğunluğu sosyal paylaşım sitelerinin sahip olduğu uygulamaların eğitime getireceği katkılar konusunda son derece umutludur. Fakat aynı zamanda eğitimcilerin önemli bir kısmı bu sitelerin geleneksel eğitim yaklaşımını bozacağını düşünmektedir. Aynı zamanda sosyal medya bağımlılığı ve sosyal medya bağımlılığının gençler üzerindeki sebebiyet verdiği psikolojik ve fizyolojik yıkımların yakın gelecekte gündemimizin büyük bölümünü işgal edeceği psikolog ve eğitimciler tarafından vurgulanmaktadır.

Kullanımı her geçen gün artmaktan sosyal medya, hayatımızın odak noktası haline gelmiştir. Sosyal Medya; duygularımızı, düşüncelerimizi, fotoğraflarımızı, videolarımızı, nerede olduğumuzu paylaştığımız, arkadaşlarımız ve ailemizle iletişim kurabildiğimiz, son dakika haberleri takip edebildiğimiz bir ortam olarak tanımlanabilir. Araştırmalara göre Türkiye nüfusunun % 41,6’sı aktif Facebook kullanmaktadır. Kullanıcıların büyük bir kısmı 18-24 yaş aralığındadır. Ve özellikle gençlerimizde ortaya çıkan beğenilme, grup tarafından kabul edilme ve popüler olma duygusu “Sosyal Medya Bağımlılığı”nın temelini oluşturmaktadır.

Hemen hemen dünya nüfusunun % 30’u sosyal medyayı aktif olarak kullanmaktadır. Bu sayı her geçen gün artmaktadır. Aynı zamanda her gün ortalama 2 saatimizi sosyal medya uygulamalarında geçirmekteyiz. Peki, sosyal medya bağımlılığı nedir? Sosyal medya bağımlılığı; insanların sosyal medyadan uzak kaldığında panik yaşamaları, strese girmeleri, yalnız ve güvensiz hissetmeleri olarak tanımlanmaktadır.

Yapılan araştırmalarda sadece tek bir akıllı telefondan kullanılan sosyal medya oranının 7.4 olduğu görülmüştür. Yani her akıllı telefon kullanıcısı birden fazla sosyal medya uygulamasını kullanmaktadır. Yapılan araştırmalarda Sosyal medya ile ilgili çarpıcı sonuçlar ortaya konulmuştur.

·                Facebook’a göz gezdirmeden birkaç saatten fazla zaman geçiremiyorlar.

·                Günümüzde Instagram’a 5 milyon fotoğraf yükleniyor.

·                500 milyon Tweetatılıyor.

·                Her geçen saniyede LinkedIn’e 2 kişi üye oluyor.

·                Her kullanıcı gününün 15 dakikasını YouTube’da geçiriyor.

·                Pinterest üzerinden 2 milyon pin paylaşılıyor.

Aslında yukarıda verilen bulgular Sosyal Medya’nın hangi oranda hızlı büyüdüğünün bir ispatıdır. Peki, sosyal medya kullanımı ile sosyal medya bağımlılığını birbirinden nasıl ayırabiliriz. İşte sosyal medya bağımlılığının belirtileri;

1.             Uyandığınızda ilk aklınıza gelen şey sosyal medya ise,

2.             Sosyal medya hesaplarınızı sürekli yeniliyor ve güncelliyorsanız,

3.             Günlük bütün rutinlerinizi sosyal medyada paylaşmadan duramıyorsanız,

4.             Günümüzde E-Mailler, aramalar ve kısa mesajların kullanımı gittikçe azalmaktadır. WhatsApp, Messenger, Skype, Twitter ve Facebook kullanımı ise giderek artmaktadır. Eğer bilgiye ulaşmak ve bağlantılar için temel noktanız sosyal medya ise,

5.             Canınız sıkıldığında aklınıza gelen ilk seçenek sosyal medyaysa ve farklı bir şey ararken sosyal medya platformlarında kendinizi kaybolmuş olarak buluyorsanız,

Sosyal Medya Bağımlılığı problemi ile karşı karşıyasınız demektir.

Peki, çocuklarımızın Sosyal Medya Bağımlılığı problemi varsa ne yapmalıyız?

Öncelikle çocuklarımızın bilgisayar kullanımlarını sınırlamakla başlayabiliriz. Çocuklarımızın bilgisayar ve sosyal medya kullanımlarına bir sınır koymak en iyi çözümdür. Bunun için günlük 30 dakika iyi bir çözüm olabilir. Tabii ki burada çocuklarımızın yaşı oldukça önemli bir belirleyicidir. Küçük çocukların yani 16 ve altındaki yaş grubunun akıllı telefon ve sosyal medya kullanmaları hem fizyolojik hem de psikolojik problemlere yol açmaktadır. Bunun için çocuklarımıza akıllı telefon alırken ve onların sosyal medya hesapları açmalarına izin verirken iki kere düşünmemiz oldukça önemlidir. Bunun yanında bizlerin öğrencilerimizin paylaşımlarını görmemiz de iş işten geçmeden önlem alınması için iyi bir yoldur.

Evet, günümüzde bilgisayarlar, internet son olarak ise sosyal medya ya da ağlar hayatımızda önemli bir yer işgal etmektedir. Fakat gittikçe artan sayıda öğrencimizi ya psikolojik ya da fizyolojik olarak bu ağlara kurban vermekteyiz. Bunun için veliler, öğretmenler ve milli eğitim bakanlığı el ele vererek bu duruma bir çözüm bulmalıdır.

Sağlıcakla kalın fakat bağlı kalmayın…

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı