10 Nisan 2026, Cuma
04:59
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Timurlenk bir gün Nsaradin hacayı çağırmış haça davete icabet edip Timurlenk’in huzuruna çıkmış, “Hünkarım buyurunuz beni arzu etmişsiniz” demiş. Timurlenk hoca efendiye izzet ikramda bulunmuş, sonrada “Hocam benim sana bir teklifim var” demiş. Hoca “Hünkarım buyurun teklifiniz ne ola” demiş. Timurlenk

 

 “Hocam benim bir eşeğim var, şu kendi elimle yazdığım kitabımı bu eşeğime öğretir misin?” Hoca efendi “Hay hay baş üstüne efendim, yalnız benim de bir teklifim var.” Timurlenk “Buyur hocam teklifiniz ne ola” demiş. Hoca efendi “Bana kırk altın vereceksiniz ve altı ay da zaman tanıyacaksınız” demiş. Timurlenk Hoca efendinin teklifini kabul etmiş eşeği kitabı ve birde kırk altını hocaya teslim etmiş. Hoca emanetleri alıp köyüne dönmüş. Halk hoca efendiye “Hayrola Hoca bu eşek neci” diye sormuşlar. Hoca efendi “Hünkârımızın kendi el yazması bir kitabı varmış onu bu eşeğe öğreteceğim” demiş. Halk Hoca efendiye “İlahi Hoca eşek kitap okur mu? Sonra bu adamın şakası olmaz alır başını valla” demişler. Hoca “Amaaan” demiş kafa yorduğunuz şeye bakın, ben kırk altını aldım ya işin için de altı ay da zaman var. Bu zaman zarfında ya eşek ölür ya padişah ölür yada ben ölürüm bu iş biter, dert edinmeyin” demiş. Bundan sonrada Hoca bir plan düşünmüş ve o kitabın yapraklarının arasına arpa koyup bir kısmını da boş  bırakmış. Hoca yaprakları karıştırıyor eşek arpa olan yerdeki arpaları yiyor. Hoca efendi arpa olmayan sayfaları açınca da eşek “Hü hü hü hü diyormuş. Altı ay tamam olunca Hoca eşeği almış doğru Timurlenk’in sarayının yolunu tutmuş. Saraya varınca Hoca Efendi nöbetçilere demiş, “Gidin söyleyin hünkarınıza Hoca eşekle beraber geldi deyin yeter o bilir ne yapacağını. Nöbetçilerden biri merak içinde gitmiş hünkara söylemiş.  Timurlenk “Derhal Hocayı ve eşeği içeri alın” demiş. Hocayı ve eşeği içeri alırlar hocayı Timurlenk’in huzuruna çıkarırlar. Timurlenk sormuş “Hoca öğrettin mi?” demiş. Hoca efendi de “Evet” demiş. Timurlenk meraklar içinde hocayla birlikte eşeğin yanına geliyorlar. Timurlenk “Haydi bakalım hoca bu eşek o davudi sedasıyla okusun da bir dinleyelim” demiş. Hoca kitabı eşeğin önüne kitabı koyup yaprakları bir bir açmaya başlamış eşek arpa olan sayfalarda ki arpaları yemiş, arpa olmayan sayfalar Eşek başlamış “hü hü hü hü” demeye başlamış Hoca Timurlenk’e “Gördün mü bak nasıl okuyor?” demiş.  Timurlenk, Hoca “Bu nice okumaktır” demiş. Hoca efendi “Hünkarım bu kadarını da anlamalısınız, sonuçta bu eşektir ancak bukadar okuyabilir.” Kitabın son sayfasına gelince de eşek başlamış kitaba ayağını vurmaya hoca efendi “Bak ayağıyla kitaba vuruyor demiş. Timurlenk sormuş, “Şimdi bu eşek ne demek istiyor”? Hoca, efendim ikinci cildi istiyor” demiş.

 

Hikâye burada bitti.

 

Amerikan başkanı da dedi ki; Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacağım. Bu sözün anlamı şudur: Ey eski çağların cihangir Asya ordularının kahraman askerlerinin torunları! Üç yüz senedir yattığınız yeter. Artık uyanınız, Kur’an’ın sabahında uyanın. Yoksa sahrayı vahşette yatmakla, gaflet sizi yağma edecektir. Başkan gâvur olduğu için, başka türlü söyleme imkanı yoktur. Ancak Timurlenk’in eşeğinin kitap okuması gibi bunu ancak böyle söyleyebilirdi ve söyledi. Çok şükür (128) ülke bunu anladı ve uyandı. Nasıl Gorba Çof Rusya’yı bitirdiyse Amerikan başkanı da Amerika’yı bitirecektir.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı