Reisimiz halkımıza sesleniyor; “Bakınız ben size şunları bunları yaptım. Bu ülkenin vicdanı bozulmamış gerçek sahipleri bunları biliyor, görüyor ve takdir ediyor. Lakin bu ülkede yabancı ülkelerin taşeronluğunu yapanlar ve akıllarını onların cebine koyan zavallılar. Erdoğan’ın yaptıklarını hayal bile edemeyen bu güruh, öküzün tirene baktığı gibi bakıyorlar ve anlamıyorlar.
Bir nokta aklıma geldi. Eğer öküzler bizi onlara benzettin diye benden davacı olurlarsa korkarım ahirette yakamı onlardan kurtaramam. Çünkü onların insanlığa çok büyük hizmetleri vardır. Karada yaşayanların hizmetine onlar koşuyor, eğer öküz çalışmazsa ve balık milyon yumurtayı birden doğurmazsa, o vakit insan dünyada yaşayamaz, hayat sukut eder, Hâlık-ı Hakîm de Arz’ı harap eder. Onu için Efendimiz “Dünya öküz ila balık üstündedir buyurmuş.” Bâzıları bu Hadise yanlış mâna verip küremizi öküz ile balığın üstüne koymuşlar ve Hadis-i Şerifi inkâr edecek duruma getirmişler.
İnsan hayatının devamı bu iki şeyin varlığıyla mümkün olduğundan, insanlar bunları veli nimet bilsinler diye Allah Resulü öyle bir tabir kullanmıştır. Her ne ise, bu zihniyet eskiden de böyleydiler. Bunlar gerici diye vasıflandırdıkları insanların yaptıklarını yapmak şöyle dursun buna akılları da ermez. Nitekim birinci boğaz köprüsünü yapacağız dediğimizde o zihniyetin başını çeken Ecevit, bize köprü lazım değil, oradan zenginlerin arabaları geçecek demişti.
Bunlar ülkeyi yetmiş sente muhtaç ederler, onu da Müslümanlara fatura edip bunlar bizi geri bıraktı derler. Ben reisime şunu söylüyorum. Ekonomik olarak ülkemize yaptığın hizmetin en az iki üç katını vicdanların aydınlatılmasına yapmazsan o körlerin sası artacaktır. Zira cüzdanlar doldukça vicdanlar boşalıp körleşiyorlar. Hepsi de Karun’un dediği gibi diyorlar. Hz. Musa’nın (asm) öğrettiği iktisadi ilimle zengin olan Karun’a soruyorlar nerede buldun bu serveti? O diyor ki: “Ben bu serveti kendi ilmimle kazandım.
O bakar körlerden birine sordum, nerden geldin? Dedi: “Falanca yoldan geldim,” ben tekrar sordum “Yollar nasıldı? O dedi: “Çok güzeldi yağ gibi araba esnemiyordu bile.” Ona dedim ki kim yapmış o yolları? Maksadımı hemen anladı, eskiden yapılmış dedi. Ben dedim eskiden o yoldan geçtim, tekerin birini çukurun birinden kurtarsam öteki çukura düşüyordum. O zaman dedi ki: “Bizim vergilerimizle yapıyorlar.” Siz eskiden de vergi veriyordunuz sizinkiler niye yapmıyordu…?
İşte bu körler görmeyecekler, yeni körlerin yetişmemesi için vicdanların dini ilimlerle aydınlatılması lazımdır.