Sitemizin Müdürü, Sayın Fahri Kubilay Seydişehir haber sitemizde ki köşesinde şöyle bir başlık atmış:
“SİYASETTE 2+2 DÖRT ETMEZ.”
Çok yerinde bir başlık, siyaset âleminde 2+2 alırken başkadır verirken başkadır! Aslında bu Ramazan-ı Şerifte insanların kalplerinin bam teline dokunmayı hedeflemiştim. Fakat seçim arifesinde bulunmamız nedeniyle televizyon kanallarına bir kulak misafiri oldum.
Cumhurbaşkanı adayları bol keseden atıp savuruyorlar, ama neyi nasıl yapacaklarını söylemiyorlar. Zaten neyi nasıl yapacaklarını kendileri de bilmiyor ya. Ama CHP hariç, çünkü onun geçmişte yaptıkları var henüz unutulmuş değil, onların işleri belli yakıp yıkmak.
Zaten CHP’nin adayı da açıkça beyan ediyor, onun bu beyanı benim için sürpriz değil, bunlar Türkiye’de yıkımdan başka yaptıkları bir şey yok ki. Adaylarının söylemlerini işitiyoruz, Reisimizin yaptıklarını yıkacağım diyor. Yıkma noktasında söz verdiler mi evvel Allah yaparlar, çünkü önceki yaptıkları sonraki yapacaklarının delilidir.
Bunların asli görevleri bu milletin başörtüsüyle, takkesiyle, tespihiyle ve okuduğu tefsiriyle uğraşmaktır. Bunlar bir şapka için on üç vilayette darağacı kurup adam astılar. Bu millet bunları unutmadı unutturmayacağız da her fırsatta söyleyeceğiz. Bunların mantığında yapmak diye bir şey yoktur, biraz düşünebilseler anlarlar bu millet onları iktidar etmiyor ama onu da düşünecek kafa yapısına sahip değiller. Bunlar Avrupalılaşmak için şapka giyeceğiz demişler giymeyeni de idam etmişlerdir.
Şimdi düşünelim; eşeğin kafasına şapkayı koysak eşek Avrupalı olur mu? Eşek yine eşektir ama bunu onlara anlatamazsın. Bir dostum anlatmıştı, babasının yaşadığı bir olayı. “Giresun’da fakir bir adam ayağındaki pantolonun bir ipliğini çeksen kırk yaması dökülecek. Bu adamı karakola çağırıyorlar ve bu şapkayı alacaksın diyorlar. Adamın ayağına giyeceği pantolonu alacak parası yok ama onlar ısrar ediyorlar illa da bu şapkayı alacaksın. Adam diyor ki “Benim param olsa üstüme pantolon alırım yok param.” Polisler diyor ki: “Bak sana üç gün müsaade, parayı getir şapkayı götür yoksa başına gelecekleri sen kendin düşün.” Adam çaresiz bulunduğu mahalle sakinlerine gidip durumu anlatmış. Mahalle sakinlerinden on kişi bu işe bir çere bulmak için Ankara’ya gidiyorlar. Ankara’da da onları idam ediyorlar ve Konya’ya yaptıkları gibi, Giresun’a da imar yasağı getiriyorlar! Otuz sene taş üstüne taş koymak yasak CHP zihniyetinin işi budur. Ama insanımızın çoğu bunları biliyor onun için CHP’yi iktidar yapmazlar. Fahri beyin dediği gibi, “Şimdilik en iyisi bu hükümettir bundan iyisini bulana kadar bu millet bu hükümetle idare edecektir.
Araba reklamının etkili bir şekilde yapıldığını hepimiz hatırlarız. Bir otomobil için yapılan reklamın sloganı son derece etkili, zihinlerimizde yer etmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçim propagandalarının tüm hızıyla devam ettiği şu günlerde bu reklam sloganı geçti aklımdan.”
Ben de Fahri Beye iştirak ederek diyorum ki görünen köy kılavuz istemez. Bu gidişle bundan daha iyisi ufukta gözükmüyor, bari bununla idare etmeye çalışalım bunu da kayıp edersek haçlılara bayram ettiririz. Yeniden Uluslararası Para Fonu’nun kapışına gitmek zorunda kalırız, on altı senelik kazanımımız heba olduğu gibi, istikbalimizde karanlığa düşer.
Bazı bakar körler olsa bile yediğini inkâr etmeyenler ve olanları görenler daha iyisini bulana kadar 24 Haziran’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde mevcut hükümeti ve Reisini muhafaza edeceğine inancım tamdır.
Fahri Bey devam ediyor: “Son 16 yılda yapılan Tüm seçimler göstermiştir ki; bu milletin iradesine karşı ne kadar kirli siyaset yürütseniz ne kadar belden aşağı vursanız da halkın iradesini kıramayacağınız açık seçik görülmüştür.
24 Haziran’da yapılacak TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri Türkiye tarihinde bir dönüm noktası olacak.
Şimdiye kadar tüm oyunlarını oynayan Küresel Güçler bu sefer yeni oyunlar kurgulayarak seçimin kaderini etkileme çabasında.” Aziz okuyucularım biraz önce ifade ettiğim gibi, Küresel Güçler oyununa gelir bu iktidarın kaybetmesine sebep olursanız hem siz yanarsınız hem de bu milleti yakarsınız. Ahirette de bu vebalin altından kalkamazsınız.
Artık siz bilirsiniz!