9 Nisan 2026, Perşembe
13:36
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Her yıl olduğu gibi, bu yaz tatilinde de

Danimarka’dan ailecek Memleketimiz olan

Seydişehire geldik. Aile ziyaretleri yapmak ve

ilçemizin farklı, bazen yeni yerlerini keşfetmek

bizim için ayrı bir keyif oluyor.

Bu yıl oğlumuzda bizimle olduğu için, yürüme

mesafesinde olan her yere Bebek arabasıyla gittik.

Bebek arabasıyla trafikte yürümenin ne kadar zor

ve zahmetli olduğunu anlatmak istedim.

Zaten olay genelde apartmanın önünde başlıyor.

Kaldırımdan yola inmek istediğiniz anda, ya

kaldırımın çok yüksek olduğunu, yada hemen

önünüzde bir arabanın park ettiğini

görüyorsunuz.

Her iki durum dada bir boşluk bulana kadar Bebek

arabasını taşımak durumunda kalıyorsunuz.

Ana Caddede ilerledikçe kaldırımın aslında

yayalar dışında herkesin farklı amaçlar için

kullandığını görebilirsiniz.

Esnaflar kapılarının önünde oturup çay içiyor,

arabalar hiçbir kural gözetmeksizin park ediyor

yada dükkan sahipleri mallarını depoluyor.

Yani her hangi bir caddeden ilerlemek

istiyorsanız, önünüze çıkan "bariyerleri" geçip

tekrar o çok yüksek olan kaldırıma çıkmak

zorundasınız.

Yaya geçitleri trafikteki insanlar için zaten hiç bir

şey ifade etmiyor.

Arabalar zaten durmuyor, dolayısıyla yayalarda

kullanmıyor. Öyle ki Belediye binasının önündeki

bir yaya geçidinin bir kaldırımda bittiğine bile

şahit olabilirsiniz.

Cafe ve Restoranlarda giriş merdivenlerinin

yanında bebek arabası için yol yapılmış olsa da 

genellikle çok kullanışsız. Ya yokuş çok dik, yada

çok dar.

En kötüsü de iki katlı binalar. Mesela asansörü

bulunan Hükümet binasına işlem yaptırmak için

bir hafta içinde 3 defa gittiğimiz halde, asansör

kullanım dışındaydı. Bizim için zahmetli de olsa

Bebek arabasını iki kişi birlikte taşıyabiliyoruz,

peki ya engelli ve yaşlı vatandaşlar ne yapsın?!

Bazı yüksek katlı binaların hiç asansörü bile yok...

Yeni açılan Cafelerin bir çoğunda çocuklar için

oyun parkı olması bizim için çok büyük avantaj

oldu.

Dolayısıyla çocuklar için aynı hassasiyeti giriş

kapılarında ve asansörü bulunmayan binaları

içinde oluşursa çok memnun oluruz.

Ayrıca, Türk istatistik kurumunun (TüİK) 2017

verilerine göre, Türkiye nüfusunun yüzde 28,3%

oranını çocuklar oluşturuyor.

Ve yine TüİK verilerine göre Ülkede yaklaşık 5

Milyon engelli var. Bu sayının illere yayılmış

haline bakılırsa, Konya bölgesinde

yaklaşık 40 bin engelli vatandaş yaşamakta.

Dileğim şu ki, bu "engelleri" hep beraber aşalım.

05.11.2018

Abdülaziz Kızıl

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı