İnkar etmeyelim, dijital çağda yaşıyoruz. İnternet okuryazarı olmak bu zamanda çok önemli. Uzaktakiyle anında görüşüyoruz, habere anında ulaşıyoruz, yemek tarifi bile buluyoruz. Ama bu kadarcık fayda, getirdiği yıkımın yanında devede kulak kalıyor.
Asıl soru şu: Bu kadar çok internet kullanmanın bize maliyeti ne?
Dijital virüs dediğime bakmayın, gerçek virüsten beter. Beynimize sızıyor, önce dikkatimizi yiyip bitiriyor. Bir video, bir resim, bir beğeni… Bunların her biri beynimizin ödül sistemini çökertiyor. Dopamin salgılıyoruz, anlık bir haz alıyoruz. Sonra ne oluyor? Beynimiz bu enstantane keyfe alışıyor. Kitap okuyamıyoruz, iki sayfada sıkılıyoruz. Makale bitiremiyoruz, film izleyemiyoruz, derinlemesine hiçbir şey yapamıyoruz.

Bilim ne diyor bakalım: MR çalışmaları gösteriyor ki, sürekli hızlı içerik tüketenlerin beyni fiziksel olarak değişiyor. Dikkatle ilgili bölgeler küçülüyor. Beyin küçülüyor, evet küçülüyor. Odaklanma yetimiz bir balığınkinden farksız, balıktan da beter hale geliyor. Çocuklar dersin ortasında dalıyor, yetişkinler işe başlayıp hemen telefonuna uzanıyor. Buna hayat mı denir?
Psikolojik yıkım ise ayrı bir felaket. Başkalarının vitrinine bakıp kendi hayatımızı küçük görüyoruz. Kusursuz tatiller, pırıl pırıl kahveler, yeni arabalar… Ne var hepsinde? Gösteriş. Ama beynimiz bu kusursuzluğun peşine takılıyor, kendimizi yetersiz hissediyoruz. Peşinden depresyon geliyor, kaygı geliyor. Özellikle gençler arasında ruh sağlığı çöküşü ile ekran süreleri arasında korkunç bir ilişki var. Bilim ortada, rakamlar ortada. Kimse gözünü kapatmasın.
.jpeg)
En acısı da şu: İnsan bağları koptu. Evde oturuyoruz, aynı sofradayız ama herkes telefona gömülü. Biri Instagram’da, biri TikTok’ta, biri oyunda. Kimse kimsenin yüzüne bakmıyor. Hiç olmadığımız kadar yalnız ve kopuk bir toplum olduk.
İnternetin faydaları yok değil, çok var. Ama kontrolsüz kullanımın zararları, beynimizi kemiren, küçülten, ruhumuzu çürüten bir virüs gibi işliyor.
Bu gidişe "dur" deme vakti çoktan geldi de geçiyor.
Kontrolü ele almak lazım. Biraz yavaşlamak lazım. Ekrandan başımızı kaldırıp etrafa bakmak lazım.
Yoksa dijital virüs iyiden iyiye beynimizi yiyip bitirecek. Ve o zaman çok geç olacak.
Abdullah Avcu
Seydişehir, 08.06.2026


