28 Ocak 2026, Çarşamba
18:06
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

 

Bugün dünya sahnesinde "demokrasi" ve "özgürlük" maskesi altında sahnelenen tiyatro, aslında insanlık tarihinin gördüğü en büyük barbarlıklardan biridir.

Emperyalizmin merkez üssü haline gelmiş yapılar, gittikleri her coğrafyaya barış değil; sadece kan, gözyaşı, fitne ve yıkım ihraç etmektedir.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik sergilenen hukuksuz tutum, sadece bir ülkenin iç meselesi değil, küresel küstahlığın geldiği son noktadır.

Bir Liderin Esareti, Dünyanın Zilletidir

Bir devlet başkanının kendi topraklarından adeta "esir" alınarak koparılması, sadece o ülkenin egemenliğine değil, tüm dünya ülkelerinin şerefine ve bağımsızlığına sürülmüş bir lekedir. Bu olay, sessiz kalan tüm devletler için bir zillet vesikasıdır.

Hatırlayalım; 15 Temmuz’da milletimizin yanında duran, Filistin davasında bedel ödemekten çekinmeyen, dünya mazlumlarının gür sesi olan ve zalimlere karşı korkusuzca meydan okuyan bu lidere sahip çıkmak, sadece siyasi bir tercih değil; insani, ahlaki ve vicdani bir görevdir.

Petrol İçin Demokrasi Masalı

Irak ve Libya’da izlediğimiz senaryo bugün Venezuela’da tekrar ediyor. "Demokrasi getiriyoruz" yalanı, aslında çökmekte olan ekonomik sistemlerine taze kan ve enerji kaynakları sağlama operasyonundan başka bir şey değildir. Bu operasyonlarla verilmek istenen mesaj açıktır: "Akıllı olun, sizi evinizden bile alırız!" Kendi tahtlarını korumak için emperyalist güçlere rüşvet veren, onurunu koltuk uğruna feda eden liderlerin sessizliği, bu zulmün yakıtıdır. Eğer bugün bu küresel eşkıyalığa karşı birleşilmezse, yarın ne seçimlerin bir anlamı kalacaktır ne de devlet başkanlarının bir can güvenliği.

İnançtan Öte Bir Mesele: Karakter ve Cesaret

Venezuela lideri bizimle aynı inanç dairesinde olmayabilir; ancak onda gördüğümüz o dik duruş, o mangal gibi yürek ve sarsılmaz cesaret, maalesef birçok Müslüman ülke liderinde bulunmamaktadır.

Zalimleri sadece kınamak, sözle telin etmek artık bir çözüm değildir. Gün; hamaset yapma günü değil, bu barbarlığa karşı somut bir güç birliği oluşturma günüdür. Ya hep beraber bu zorbalığa "dur" diyeceğiz ya da sıranın bize gelmesini bekleyeceğiz.

Unutmayın: Mazlumun dini sorulmaz; zalime karşı durmak ise imanın ve insanlığın en büyük şartıdır.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı