İSTANBUL, (DHA)- HALSİZLİK ve yorgunluğun ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sebahattin Karahan, “Toplum temelli çalışmalarda erişkin bireylerin yaklaşık yüzde 20-30’unun yaşamlarının bir döneminde belirgin halsizlik ve yorgunluk yaşadığı görülmektedir. Bu yakınmalar kadınlarda, ileri yaş grubunda, yoğun stres altında çalışan bireylerde ve kronik hastalığı olan kişilerde daha sık görülür. Modern yaşam koşulları, düzensiz uyku ve hareketsiz yaşam tarzının bu şikâyetlerin sıklığını artırır” dedi.
Medical Park İstanbul Onkoloji Hastanesi'nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sebahattin Karahan, halsizlik ve yorgunluğun her zaman masum olmadığını vurguladı. Uzm. Dr. Karahan, uzun süren bitkinliğin ciddi hastalıkların habercisi olabileceği konusunda uyararak, bu şikâyetlerin ihmal edilmeden bir uzmana danışılması gerektiğini belirtti.
Halsizlik ve yorgunluğun, günlük yaşamda en sık karşılaşılan sağlık yakınmaları arasında yer aldığını dile getireren Uzm. Dr. Karahan, “Bu iki kavram çoğu zaman birlikte kullanılsa da, aynı anlama gelmez. Halsizlik, kişinin fiziksel ya da zihinsel olarak kendini güçsüz hissetmesi ve günlük işlerini yaparken zorlanmasıdır. Yorgunluk ise genellikle fiziksel veya zihinsel efor sonrası ortaya çıkan ve dinlenmekle kısmen ya da tamamen düzelen bitkinlik halidir” diye konuştu.
‘TOPLUMDA SIK GÖRÜLÜYOR’
Halsizlik ve yorgunluğun dahiliye (iç hastalıkları) polikliniklerine başvuruların ilk sıralarında yer aldığını ifade eden Uzm. Dr. Karahan, “Toplum temelli çalışmalarda erişkin bireylerin yaklaşık yüzde 20-30’unun yaşamlarının bir döneminde belirgin halsizlik ve yorgunluk yaşadığı görülmektedir. Bu yakınmalar kadınlarda, ileri yaş grubunda, yoğun stres altında çalışan bireylerde ve kronik hastalığı olan kişilerde daha sık görülür. Modern yaşam koşulları, düzensiz uyku ve hareketsiz yaşam tarzı, bu şikâyetlerin sıklığını artırır. Halsizlik ve yorgunluk, sürelerine göre akut, subakut ve kronik olarak sınıflandırılır” dedi.
‘BİRÇOK NEDENİ OLABİLİR’
Halsizlik ve yorgunluğun nedenlerinin oldukça geniş bir yelpazeye yayıldığını dile getiren Uzm. Dr. Karahan, “Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, grip, Covd-19 ve idrar yolu enfeksiyonları en sık nedenler arasında yer alır. Kansızlık, tiroit hastalıkları, diyabet, kalp ve akciğer hastalıkları da bu tabloya yol açabilir” diye konuştu.
‘ONKOLOJİK HASTALIKLAR DA HALSİZLİKLE BAŞLAYABİLİR’
Onkolojik hastalıkların da halsizlik ve yorgunlukla kendini gösterebileceğine dikkat çeken Uzm. Karahan, “Bazı kanser türleri, özellikle erken dönemlerde dahi açıklanamayan ve ilerleyici halsizlikle ortaya çıkabilir. Kanserin kendisi, eşlik eden anemi ve kilo kaybı bu duruma katkıda bulunur. Ayrıca, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler de yorgunluğu artırabilir. Depresyon ve anksiyete gibi ruhsal hastalıklar da yorgunluğun önemli nedenleri arasında yer alır. Uyku bozuklukları, bazı ilaçlar ve dengesiz beslenme de bu tabloyu ağırlaştırabilir” ifadelerini kullandı.
‘TANI İÇİN AYRINTILI DEĞERLENDİRME ŞART’
Halsizlik ve yorgunluk şikâyetiyle başvuran hastalarda ayrıntılı öykü ve fizik muayenenin büyük önem taşıdığını söyleyen Uzm. Dr. Karahan, “Şikâyetin süresi, kilo kaybı, ateş, gece terlemesi ve kullanılan ilaçlar mutlaka sorgulanmalıdır. Gerekli durumlarda tam kan sayımı, demir, B12 ve folik asit düzeyleri, tiroid fonksiyon testleri ve biyokimyasal tetkikler istenir” diye konuştu.
‘TEDAVİ ALTTA YATAN NEDENE GÖRE YAPILMALI’
Tedavinin temelinin altta yatan nedenin saptanması olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Karahan, “Her halsizlik ve yorgunluk durumunda vitamin veya destek ürünleri kullanılması doğru değildir. Genel öneriler arasında düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli sıvı alımı, düzenli fiziksel aktivite ve stresin azaltılması yer alır” dedi.
‘BU DURUMLARDA MUTLAKA DOKTORA BAŞVURUN’
Uzm. Dr. Karahan, hangi durumlarda uzman hekime başvurulması gerektiğini şöyle sıraladı:
“Halsizlik ve yorgunluğun 6 haftadan uzun sürmesi
"Dinlenmekle düzelmemesi
“Kilo kaybı, ateş ve gece terlemesinin eşlik etmesi
“Çarpıntı, nefes darlığı veya bayılma hissinin olması
“Günlük yaşam ve iş performansının belirgin şekilde etkilenmesi”
