“Seracılık Yatırımı: Beyşehir Yaparsa, Seydişehir Neden Yapamasın?”
Ben Ziraat Mühendisi Mustafa Yüksel…
Geçtiğimiz yıllarda köşe yazılarımızda sık sık gündeme getirdiğimiz seracılık konusu, bugün artık sadece bir öneri değil; bölgesel kalkınma açısından önemli bir ihtiyaç hâline gelmiştir. Özellikle Seydişehir gibi tarım potansiyeli yüksek ve jeotermal kaynaklara sahip bir ilçenin bu alanda daha fazla vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerekmektedir.
Seydişehir, yıllardır tarımın bereketiyle yaşayan; toprağıyla, üreticisiyle ve doğal kaynaklarıyla öne çıkan önemli bir Anadolu şehridir. Özellikle jeotermal kaynaklar bakımından sahip olduğu potansiyel, ilçemizi sadece tarımsal üretimde değil, modern ve yüksek gelirli tarım yatırımlarında da güçlü bir merkez hâline getirebilecek seviyededir. Ancak bugün sormamız gereken önemli bir soru var: Böylesine büyük bir potansiyele sahip Seydişehir, neden hâlâ seracılıkta hak ettiği noktaya ulaşamadı?
Günümüzde klasik tarım anlayışı artık yerini yüksek verimli, teknolojik ve sürdürülebilir üretim modellerine bırakmaktadır. Özellikle küçük alanlarda büyük gelir sağlayabilen seracılık, üreticinin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Bunun yanında jeotermal enerji destekli seracılık ise maliyetleri düşüren, üretim süresini uzatan ve dört mevsim üretim imkânı sağlayan stratejik bir yatırım alanıdır.
Bugün Türkiye’nin birçok bölgesinde jeotermal seralar sayesinde ciddi ekonomik başarılar elde edilmektedir. Üstelik bu yatırımlar yalnızca üreticiye değil; istihdama, ihracata ve bölgesel kalkınmaya da büyük katkı sunmaktadır. Genç nüfusa iş kapısı açan, kadın istihdamını artıran ve tarımı daha kazançlı hâle getiren seracılık, kırsal kalkınmanın en önemli araçlarından biri hâline gelmiştir.
Tam da bu noktada yanı başımızdaki Beyşehir’in attığı adım dikkat çekmektedir. Konya’nın Beyşehir ilçesinde Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi projesi için ilk adım atılmış durumda. Yaklaşık 1000 dekarlık alanda kurulması planlanan bu büyük yatırımın bölge ekonomisine ve istihdama ciddi katkılar sağlaması hedefleniyor. Beyşehir geleceğin tarım modeline yönelirken, Seydişehir’in bu yarışta geride kalmaması gerekmektedir.
Çünkü Seydişehir’in sahip olduğu avantajlar küçümsenecek gibi değildir. Verimli topraklar, uygun iklim şartları, jeotermal kaynak potansiyeli ve tarım kültürü bu ilçeyi seracılık yatırımları açısından çok güçlü bir noktaya taşımaktadır. Eksik olan şey; planlama, yatırım iradesi ve ortak vizyondur.
Artık sadece geleneksel üretimle yetinme dönemi geride kalmıştır. Katma değeri yüksek ürünlerin üretildiği, modern teknolojilerin kullanıldığı ve ihracata yönelik tarım yatırımlarının konuşulduğu bir dönemde Seydişehir’in de bu dönüşümün içinde olması şarttır.
Şimdi asıl mesele şudur:
Beyşehir yapabiliyorsa, Seydişehir neden yapamasın?
Bu potansiyel vardır. Bu kaynak vardır. Bu üretim gücü vardır. Geriye kalan tek şey, bu potansiyeli harekete geçirecek kararlı adımları atmaktır.
Seydişehir için seracılık artık bir tercih değil, geleceğe açılan önemli bir fırsattır


