Ali Erkan Kavaklı
Hz. Muhammed (sav) herkesin en çok sevdiği öğretmendi, bir kıta dolusu insanı eğitti. Önce gönülleri fethetti, sonra zihinleri inşa etti.
Hiçbir öğretmen onun kadar sevilmedi, hiçbir öğretmen onun kadar başarılı olmadı. Onun gönüllere taht kurma, yetenek keşfetme ve geliştirme meziyetini bir örnekle anlatmak istiyorum.
630 yılında Mekke’yi terk ettikten 6 yıl sonra şehri fethetti, Taifliler, sıranın kendilerine geldiğini düşünerek Mekke’ye saldırma hazırlığı yapıyorlardı. Bunu duyan Peygamberimiz (sav) Taif üzerine yürüdü. Huneyn’de Taiflileri yendi.
Zaferden sonra İslam ordusu Cirane’de konakladı. Namaz vakti geldi, müezzin ezan okumaya başladı.
Henüz İslam’ı kabul etmeyen Mekkeliler, yenildikleri için Müslümanlara kin besliyorlardı. Mekkeli on çocuk, ezanı duyunca gizlendikleri tenha bir yerde ezanla alay etmeye başladılar.
Sahabeler, alaycı çocukları yakalayıp Peygamberimize (sav) getirdiler.
Peygamberimiz (sav) çocukların seslerini duymuş ve bir sesin çok güzel olduğunu fark etmişti.
Çocuklar suçüstü yakalanmışlardı, cezalandırılmayı bekliyorlardı, başları öne eğik, yüzleri asık, süklüm püklüm ordu komutanının huzurundaydılar.
Şefkat Peygamberi (sav) sakin bakışlarla çocukları süzdü, duyduğu güzel sesin sahibini bulmak için sordu:
-Sesi gür olan hanginiz?
Arkadaşları, Ebu Mahzure’yi gösterdiler.
Peygamberimiz (sav) gülümsedi, ötekileri gönderdi, Ebu Mahzure’ye döndü:
-Haydi, bir ezan oku!
Ebu Mahzure ezan okumak istemiyordu, İslam’a karşı kin ve nefret doluydu. Mekke fethedilmiş, Müslümanlar şehre hâkim olmuşlardı.
Peygamberimizin (sav) önünde ayakta duruyor, verilecek cezayı bekliyordu. Allah Resulü (sav) ne azarladı ne suçladı ne de ceza verdi. Tebessüm ediyordu.
Çocuğa ezanı öğretti ve ondan ezan okumasını istedi.
Ebu Mahzure bu emri isteksiz bir şekilde yerine getirdi.
Peygamberimiz (sav) çocuğun sesini beğendi, elini başına koyup alnını ve göğsünü okşadı.
Ebu Mahzure’nin burnuna gül kokuları doldu, bu koku onun gönlünü mest etti, başını okşayan el sadece şefkat taşımıyor, gül kokuyor ve merhamet sunuyordu. Göğsünü okşayan el, gönlünü de okşuyordu. İçi sevinç ve huzurla doldu.
Ay yüzlü, siyah gözlü, hilal kaşlı, şefkatli Nebi (sav) ona içi gümüş dolu bir kese hediye etti. Alnını ve göğsünü sıvazladı, dua etti:
-Mübarek olsun!
Korkuyla cezalandırılmayı bekleyen çocuk çok şaşırdı, sevinçle keseyi aldı. Mutluluktan uçacaktı. Herkesin önünde cezalandırılma beklerken herkesin içinde övülmüştü. Mekke’yi fetheden, Taiflileri yenen ordu komutanından ödül almıştı, içi içine sığmıyordu.
İçindeki kin ve düşmanlık hisleri kayboluverdi, gönlü ona karşı sevgiyle doldu. Kendini ödüllendiren komutana sevinçle baktı, Müslüman olmaya karar verdi, heyecanla:
-Ya Resulellah, Mekke’de ezan okumama müsaade eder misiniz?
Gönüller Sultanı (sav) gülümsedi. Çocuğu kazanmıştı. Kalpleri kazanmak için Mekke ileri gelenlerine servet dağıtmıştı. Ebu Mahzure’nin istediği neydi ki!.. Üstelik çok güzel bir şey istiyordu.
Gülümseyerek, müsaade ettim, buyurdu.
Ebu Mahzure öylesine sevindi ki dünyalar onun oldu. Devlet kuşu başına konmuştu. Etrafa baktı, herkes ona imreniyordu. Minnetle Peygamberimize (sav) teşekkür etti.
Peygamberimiz (sav) onu Mekke valisi Attâb b. Esid’e gönderdi ve Kâbe’de müezzinlik yapmasına izin vermesini emretti.
Ebu Mahzure, Peygamberimiz (sav) Mekke’de kaldığı sürece Kâbe’de Bilâl-i Habeşî ile birlikte ezan okudu.
Alnına düşen saçları bütün ömrünce hiç kesmedi. Uzayan saçlarını bir torbaya koyup taşıdı. Niçin saçlarını kestirmediğini soranlara şöyle derdi:
“Sen o saçları kimin okşadığını biliyor musun?”
Vefat edinceye kadar Mekke’de müezzinlik yaptı. Kendisinden sonra oğlu ve torunları Kâbe müezzinliğini sürdürdüler. (Eğitimde Hz. Muhammed (sav) Modeli, s.62)
Öğretmen, anne ve baba; söz ve tavsiyelerinin tesiri için çocukların gönüllerine girmeliler. Eğitim duygusaldır. Çocuk sevdiği kimsenin sözüne canla başla uyar.
Hz. Muhammed (sav) yetenek keşfetti, gönülleri fethetti, insanları kabiliyetlerine göre istihdam etti.
Eğitim yetenek keşfetme ve geliştirme sanatıdır. Yeteneksiz öğrenci yoktur, yetenekleri keşfedilememiş ve geliştirilememiş öğrenci vardır.
Beyin Vitamini:Eğitimde Hz. Muhammed (sav) Modeli, Suffe Okulu Bize Verdiği İlhamlar isimli eseri dokuz eğitimci dostla kaleme aldık; Peygamberimizin (sav) eğitim anlayışı ve eğitim metotlarını anlattık. Bütün zamanların en başarılı ve en sevilen öğretmeninin eğitimci yönünü öğrenmek isteyen okuyucularımıza tavsiye ederim. ([email protected] ; 0212- 4911903)