2 Nisan 2026, Perşembe
10:32
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

ALİ ERKAN KAVAKLI

İslam Birliği Vakfı ve İslam Birliği Platformu önderliğinden on sivil toplum örgütü bir araya gelip İslam Birliğinin bir an önce kurulması, İslam Ordusunun tesisi için görüş açıklamasında bulunmuşlar. 

Bölgemizdeki ve dünyadaki İsrail-ABD vahşeti karşısında atılması gereken acil adımları içeren çağrıyı yayınlıyorum. Çağrıda Müslümanların acilen yapması gereken vazifeler ve önemi sıralanıyor:


“İslam mukaddesatına, Kur’an’a ve Hz. Peygambere karşı zerre müsamahası olmayan Batılı şer odakları, Siyonist-barbar İsrail, konu Müslümanların ihtilafı ve birbiriyle çatışması olduğunda neden iştahla el ovuştururlar? 

Bugüne kadar bu odaklardan İslam adına tek bir hayırlı tavır görmedik. Türkiye’nin ümmeti ihya etme, birleştirme gayretine, halkımızın dini hassasiyetine ve dünya mazlumlarının yanındaki dik duruşuna hep set çekmeye çalıştılar. Oysa Gazze ve Filistin, Suriye, Somali, Libya şahittir ki nerede mazlum varsa Türkiye oradadır. 

Nerede fitne, nerede ümmeti bölecek bir hareket varsa İsrail, Batı ve küresel şer odakları oradalar. 



İslam dünyasının paramparça hâli; küresel yamyamların ve Siyonist İsrail’in hain planlarının neticesidir. Epstein çetesinin arka plandaki organizatörü olan Siyonist İsrail, bugün Amerika başta olmak üzere Batı dünyasını kukla gibi kullanarak kirli işlerine taşeronluk yaptırıyor. Epstein belgeleriyle gün yüzüne çıkan rezaletler, ahlaki pislikler ve cinayetler, Batı’nın neden İsrail’e boyun eğdiğini açıkça kanıtlamıştır. 

Epstein’in “Pedofili Adası”ndan yansıyan gerçekler, Siyonist İsrail ve Mossad’ın ne derece aşağılık olduğunu ispatlamaktadır. Bu sapıklar, Müslümanların bir ve beraber olmasını asla istemezler çünkü parçalanmış bir İslam dünyası, onların emellerine ulaşmalarını kolaylaştırır. 


Şu gerçeği iyi idrak etmeliyiz: Eğer biz kendi aramızda İslam Birliğini oluşturmaz isek yarın evlatlarımızı bu küresel sırtlanlara yem edeceğiz. 

BİRLİĞE VE BARIŞA ÇAĞRI 


Bu karanlık tablo karşısında bölge devletlerine ve aziz devletimize tarihi bir çağrıda bulunuyoruz!

İran İslam Cumhuriyeti’ne sesleniyoruz

Müslümanların enerjisini tüketecek kardeş kavgalarından ve Arap devletleriyle savaşa girmekten katiyetle uzak durunuz. Arap ülkelerinde milyonlarca Şii ve Sünni din kardeşlerinizin yaşadığını biliyorsunuz. Düşmanların planı Şii ve Sünni Müslüman kardeşleri birbirine kırdırmaktır. Fitnenin önüne geçmek adına, Türkiye’nin öncülüğünde bir “İslam Birliği” ve “İslam NATO’su” kurulması için vakit kaybetmeksizin resmi müracaatta bulunmalısınız. Bölgesel ihtilaflar ancak ümmet bilinciyle ve iman kardeşliği ile çözülebilir. 


Suud ve Körfez Arap devletlerine sesleniyoruz:

“Müminler hakikaten kardeştirler” âyeti sizin mübarek topraklarınızdan dalga dalga yeryüzüne yayıldı. Arap, Türk, Fars, Kürt, Pakistanlı, Asyalı ve Afrikalı müminleri birbirine kardeş yaptı. Siyonistlerin, Masonların, Vahşi Kapitalist Emperyalistlerin tuzağına düşerek sakın İsrail’in yanında İranlı mümin kardeşlerinize el kaldırmayın! Türkiye ile tam bir kardeşlik ittifakı yaparak askeri gücünüzü Türkiye ile birleştirin. Ortadoğu’ya kalıcı barışı getirecek İslam Barış Gücü ve İslam Birliği Parlamentosu’nu derhal kurunuz! 


Yüce devletimizden ricamız şudur:


Mazlumların feryadı arşı titretirken daha fazla beklemeden, İslam dünyasının huzur ve güvenliğini teminat altına alacak olan “İslam Barış Gücü”nün kurulması yönünde gerekli adımları atınız. Adalet ve barışın tesisi için bu bir tercih değil, tarihi bir zorunluluktur. 

SON SÖZ

Şu hakikati asla unutmamalıyız: Kara toprağın altına girdiğimizde bize rengimiz, kavmimiz yahut mezhebimiz sorulmayacaktır. Kerbelâ, hepimizin ortak sızısı ve dinmeyen acısıdır. Peygamberimizin torunları, her birimizin gözünün nuru, başımızın tacıdır. Zalimleri Allah’ın adaletine havale etmeli, asırlardır süren kin ve nefreti toprağa gömmeli, aramızda nifak tohumları yeşermesine izin vermemeli, bu oyunu oynayanlara âlet olamayız!  Allah’ın adaleti, Peygamber torunlarını katledenleri cezalandırma hususunda bizim öfkemizden ve nefretimizden çok daha büyüktür.


Bugün mazlum İslam coğrafyasında akan her Müslüman ve masum kanı için yüreğimiz aynı korla yanmazsa Kerbelâ katillerinden ne farkımız kalır? 

Gün hesaplaşma, eski ihtilafları kurcalama günü değil, kucaklaşma günüdür. Yaşasın İttihad-ı İslam ve ebedi kardeşliğimiz

Kahrolsun mezhep taassubuyla bölünmüşlüğe, ihtilaflara ve düşmanlığa destek veren şer odakları ve şeytanî yapıları sevindirenler!”

İSLAM BİRLİĞİ VAKFI, İSLAM BİRLİĞİ PLATFORMU, Kardeş STK’lar.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı