3 Mart 2026, Salı
00:27
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Özgürlük havarilerindeki fedakârlığa, bakar mısınız?

        Kara Afrika’nın ilk kara sevdalılarıydı onlar. Bu koca kıtanın kara insanları yarı çıplak ve ilkel yaratıklardı bir kere. İncil’i bilmiyorlardı üstelik. Onları bir an önce özgürleştirmek, medenileştirmek gerekiyordu.

        Gittiler, ellerine İncil’i tutuşturdular; sonrasını biliyorsunuz.

        Gemilere doldurularak götürüldükleri Amerika’da beyaz adamların çiftliklerinde Köle İzauralar, Kunta Kinteler olarak medeniyet(!)le tanıştılar.

        Siyah- beyaz televizyonların sevilen dizilerinin kahramanları oldular.

        Hindistan’a, Pakistan’a, Afganistan’a, Yeni Zelanda’ya, Endonezya’ya, Avustralya’ya, okyanuslardaki adalara velhasıl her yere demokrasi, özgürlük ve medeniyet taşıdılar. Daha yakın zamanlarda ise Irak’a, Libya’ya, Mısır’a, Suriye’ye de özgürlük götürdü özgürlük sevdalısı bu havariler. Bu işi çok ama çok sevmiş olmalılar ki Venezuela’nın ardından şimdi de İran’ı her ne pahasına olursa olsun esaret zincirlerini kırıp özgürleştireceklerini söyleyip bütün güçleriyle harekete geçmiş durumdalar. Ortalığı biraz toz duman kaplıyor gerçi ama son tahlilde özgürlük götürmek gibi kutsal görev için olacak o kadar, değil mi ama!

        ***

        Bütün dünyayı özgürleştirmeye kilitlenmiş özgürlük havarilerinin her operasyonlarında dünyaya ilettikleri mesajları gayet açık:

        Batılıların istedikleri gibi hareket etmiyorsan özgür değilsin.

        Onların gösterdikleri yerde akıllı uslu durmuyorsan da özgür değilsin.

        Medeniyet havarilerinin belirlediği eğitim müfredatına tam bir teslimiyetle uymadığın sürece özgür değilsin.

        Sahip olduğun zenginlikleri onların istedikleri kullanmasına engeller çıkardığın sürece özgür değilsin.

        Yeryüzünde var olma hakkı var olan milletten, herkesten ve her şeyden daha önemli olduğuna iman ettirilmeye çalıştıkları Siyonist-Yahudilerin kutsallarına ve sınırsız öldürme zevklerine itiraz makamında bulunduğun sürece de özgür değilsin!

        Adamlar gönüllü hizmet erleri kardeşim; bu hizmeti beğenmemek demek değil mi itiraz?

        Bu devirde özgürlük havarilerinin bu kutsal hizmetlerine itiraz eden de olur mu canım? Oluyor maalesef!

        Bülent Akyürek, Allah rahmet eylesin, ‘İçinizdeki Öküze Oha Deyin!’ adlı kitabında bu özgürlük havarilerine itiraz edip onları üzenlerden biri. Bakın nasıl üzmüş özgürlük sevdalılarını. Ayıp yahu!

        “Yamyam batının şeytanla iş birliği yaparak kurduğu modern dünyada tecavüz edilmeden öldürülmek üçüncü dünya insanları için büyük nimettir. Ahlaki, kültürel ve kişisel gelişimlerini tamamladıkları için Afrikalıların uzuvları açıktadır. Çıplak bir yamyamla karşılaştığımızda bizi öldüreceği aklımıza gelir. Hiçbir zaman elinde mızrağıyla saldıran çıplak bir yamyam tarafından tecavüze uğrayacağımızı aklımızdan geçirmeyiz. Bu açıdan güvenlikte sayarız kendimizi; ama bir batılıyla burun buruna gelince önce namusumuzu kollarız. Batılılar binlerce dolar kira vererek Avustralya ve Afrika’nın yamyam(!) kabileleriyle iç içe, onlarla birlikte avlanarak ve kulübelerinde yaşayarak tatil yapmaya başladılar. En tehlikeli yamyamların içinde kafa dinleyip huzur bulabilen batılının varın ruh kirliliklerini siz tahmin edin. Onları kendilerinden daha tehlikeli bulmuş olsalardı bu tatil şeklini yaratmazlardı. Batılıların, yamyamların içinde huzur içinde uyuyabilmeleri ve buna tatil diyebilmeleri biz doğulular için büyük tehlike arz etmelidir. Mesaj açık: Aramızda onlara karşı halen sempatiyle yaklaşan varsa uyansın. Kimlerle karşı karşıyayız görün artık!”

        Vefatı üzerine duygularını 09 Şubat 2026 günü ‘Dünyanın ayazında ellerini kelimelerle ısıtan adam!’ başlıklı yazısında dile getiren Gökhan Özcan, Akyürek’in sadece yazmayı değil yazdıklarını paylaşmayı da önemsediğini şu örnekle ifade etmiş:

        “Kitaplarını çantalara doldurup, her dem zayıf bedeniyle o ağır kitap yüklerinin altına girip şehir şehir dolaştı, eserlerini, cümlelerini, kelimelerini, içini, canını insanlara götürdü.”

        Adı geçen eserinden özgürlük havarilerinin gerçek yüzlerini cümle âleme ifşa ederek onları üzen Akyürek’in şu cümleleriyle bitiriyorum.

        “Avrupalılar, hayata dair seslerden rahatsız olurlar. Tek ‘çıt’ sesine binlerce şarjör boşaltılıyor. Hareket eden her nesneye ateş ederek hem kendilerini korumanın hem de servetlerini arttırmanın şanslarını ikiye katlamış oluyorlar.” Sah. 39

        En yakın tanıklığımız Gazze, Filistin.

        Rabbim şerlerinden emin eylesin!

        Selamların en güzeliyle…

        Hacı Halim Kartal/02 Mart 2026

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı