16 Şubat 2026, Pazartesi
00:46
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

*Yarenlerim 14 Şubat sevgililer günüymüş. Ot-saman, çiçek-gül, tencere-tava gibi hediyeler havada uçuşurken ne acı ki maneviyat da ata binmiş dörtnala tam hızıyla bizleri terk etmektedir maalesef. Günler Allah’ın günü ama aciz kullar o günleri çeşitli isimlerle kirletiyorlar. O günlerden biride sevgililer günüymüş. Üzülerek belirteyim ki, kâfir, vahşi Avrupa’nın bir yok olası geleneğidir. Yüreğinde imanı olmayan, ne bilsin anneyi. Ne bilsin kız kardeşi. Ne bilsin eşi. Ne bilsin kız evlatların kıymetini.

*Onlar değil mi ki, kız çocukları kirletenler.

*Onlar değil mi ki, kız erkek demeden uyuşturucu bataklığına sürükleyenler.

*Onlar değil mi ki, para karşılığında kadınları meta olarak kullananlar.

*Onlar değil mi ki, çağdaşlık adı altında her türlü pisliği, kötülüğü yapıp, bir zamanlar burnunun ucunu göstermekten hayâ eden cennetlik kadınların torunları, bugün göbeğinin çukurunu gösterecek kadar çukur olan edepsizleşen nesillerin olmasına sebep olanlar.

*Onlar değil mi ki, müslümanlara zulmedenler. Lanet olsun onlara. Onların getirdikleri rezilliklere. O rezilliklere uyan müslümanlara da yazıklar olsun.

*Bakınız kardeşlerim benim sevgililer günüm nasıldır? Sizleri bilmem amma bana neyi hatırlatıyor. Bana 610 yılında Ramazan ayında Hira mağarasında ilk vahiy gelince, büyük bir şaşkınlık ve korku yaşayan en emin beldenin en emini olan efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) ile aralarındaki şu sevgi, saygı, güven, destek ve hürmeti hatırlatıyor...

*Hani Hatice (r.anha) annemiz vardı ya! Efendimizi şöyle sakinleştirmişti Allah’tan gelen vahiy sonrası. “Korkma Allah'a yemin ederim ki Allah hiçbir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabanla ilgilenirsin. İşini görmekten aciz olanların yükünü yüklenirsin. Yoksula kazanç kapısı sağlarsın. Misafiri ağırlarsın. Başa gelen her türlü musibete yardım edersin.” Hatice (r.anha) annemiz ise eşine verdiği bu destek ve teselli Peygamberimiz (s.a.v.) kurduğu aile yuvasının sevgi, saygı, güven ve destek ile ayakta tutulacağının bizlere örnek olduğu sevgililer günü olmalı…

*Sevgililer günü deyince aklıma en emin beldenin en emini efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) geliyor 25 yaşında bir gençken, kendisinden 15 yaş büyük olan tüccar 40 yaşındaki Hz.  Hatice (r.anha) annemiz ile evlenir. Ve o evlilik sırasında o kadar Hz. Hatice’yi sever ki 28 yıl vefat edinceye kadar onun üzerine evlenmez. Oysa o dönemin şartlarında çoğu kimseler iki üç dört kez evlenirken efendimiz (s.a.v.) çok sevdiği Hz. Hatice'nin üzerine asla evlenmez. Sevgi ve sevgililer günü bu olsa gerek...

*Hz. Ali (r.a.) tek başına 900 kilo gram ağırlığında olan Hayber'in kapısını söküp atacak kadar güçlü iken, Hz. Fatıma (r.anha) annemizin vefatı sonrası tabutunu taşımak için yardım isteyen Hz. Ali (r.a.) ve annemiz Hz. Fatıma (r.a.nha) sevgileri, bizlerin sevgililer günü olsa gerek…

 *Efendim (s.a.v.) her konuda o kadar örnek ki, ailede de öyle bir örnek oluşmuştur ümmeti icabesine. Hz. Hatice (r.anha) annemiz Peygamberimiz (s.a.v.)’me evlilik teklif edince, efendimiz bu teklife karşı eline bir saksı alıp, içinde bir çiçek ve o çiçeğin yanına bir ot dikmiş. Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Hatice (r.anha) annemize ya Hatice “Sen bu çiçeksin, ben ise otum, aynı topraktan beslenmemize izin verirsen evlenelim.”  Sözü evlilik hayatımızda sevgililer günüz olmalı…

*Bu nasıl bir evlenme teklifi ve nasıl bir kabuldür ki karı-koca ya da, daha doğrusu birbirine bakmayan, el ele Allaha doğru yürüyen bir Allah sevgilisiyle eşinin bize örnek oluşları sevgililer günü olsa gerek...

*Vefatından önce şöyle buyuruyor efendimiz (s.a.v.)Hz. Hatice (r.anha) annemize ey Hatice şu dünyada seni hiç mutlu edemedim deyince, Haticetül Kübra (r.anha) annemiz öyle söyleme ey Allah’ın Resulü (s.a.v.) ben en saadetli ve mutlu zamanımı senin yanında yaşadım. Neden. Çünkü efendimiz (s.a.v.)’mi öyle sevmiş. Efendimiz (s.a.v.) tarafından da öylece sevilmişti ki o sevgi yuvamızda, hanemizde, evlilik hayatımzda bizlerin sevgililer günü olmalı…

*Peygamberimiz (s.a.v.) 3 yıl boyunca Nur Dağındaki Hira Mağarasına çıkıp tefekkür ederdi. O zaman zarfında Hz. Hatice (r.anha) annemiz ufacık bir sitem dahi etmeden, eşine destek olmuştur. O desteği yuvalarımızda bulduğumuz zaman, sevgililer günümüz olmalı…

*Hz. Hatice (r.anha) annemiz vefatından önce hastalığı şiddetlenince Allah Resulü (s.a.v.)’me dönerek, ya Resulallah beni dinlemeni ve vasiyetimi yerine getirmeni istiyorum. Öncelikle sana hakkıyla hizmet edemedim, beni affetmeni istiyorum dediğinde Allah Resulü (s.a.v.) hayır, asla senden hiçbir kusur görmedim, sen yapman gerekenin en iyisini yaptın, hiç kimse yorulmamıştır senin yorulduğun kadar. Sen ki bütün malını Allah’ın yolunda sarf ettin buyurduktan sonra Hz. Hatice (r.anha) annemiz Peygamberimiz (s.a.v)’me Hz. Fatıma (r.anha) annemizi işaret ederek, benden sonra garip ve yetim kalacaktır. Hiçbir Kureyşli kadınlar ona eziyet etmesin, onun yüzünü kimse incitmesin, yüzüne kimse bağırmasın, kötü bir şey söylemesin dediği sevgi ve saygı ümmetin erkek ve kadınlarında olmalı ki sevgililer günü diyebilelim…

*Daha sonra şöyle devam ediyor. Ey Allah’ın Resulü (s.a.v.) ben kabirden korkuyorum, sana vahiy indiğinde giydiğin abayı, onunla beni kabre koymanı istiyorum. Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.v.) de abasını Hz. Hatice’ye getirir ve Hz. Hatice (r.anha) validemiz vefat edince Allah Resulü (s.a.v.) bizzat onun cenazesinde bulunuyor, yıkanma ve hazırlanmasında kendisi eşlik eder. Kefenleneceği sırada, Cebrail (a.s.) aniden inip ya Resulallah, Allah’ın sana selamı var, sana en güzel ikram ve dileklerde bulunuyor. Ve sana diyor ki, Ya Muhammed Hatice’nin kefeni bizdendir. Çünkü o bütün malını bizim yolumuzda harcamıştır. Böylece Cebrail (a.s.) bir kefenle gelerek bu kefen Hz. Allah (c.c.)’nun cennetten kendisine hediye ettiği kefendir. Böylece Hz. Hatice (r.anha) annemize önce Allah Resul’ünün abası sarılıyor, sonra Cebrail (a.s.)’in getirdiği kefene sarılıp böylece Hz. Hatice (r.anha) annemiz iki kefenle kefenlenmiş olan sevgi, güven, bizim sevgililer günümüz olsa gerek…

*Efendimiz (s.a.v.)’in mükemmel bir eş olmanın yanı sıra son derece merhametliydi. Çocukları mutlu etmeyi sever hatta kıza Hz. Fatıma (r.anha) annemiz yanına geldiğinde onun için ayağa kalkar, elinden tutar, onu öper ve kendi yerine oturturdu bu sevgi ve şefkat sevgililer günü olmalı…

*Öyle ki, gözleri önünde oğlu İbrahim (a.s.)’mın can çekişmeye başladığını görünce gözleri dolmuş ve şöyle demişti “Göz yaşarır kalp masum olur.” Böyle baba şefkati sevgililer günümüz olmalı…

*Hz. Ayşe (r.anha) annemiz Hatice (r.anha) annemizi kıskanıp bir defasında efendimiz (s.a.v.)’me kendisini hiç görmemiş olmasına rağmen, en çok Allah'ın kendisi için cennette bir köşke hazırlanan Hatice (r.anha) annemizden bahsederken şöyle diyor efendimiz (s.a.v.)’e Kureyşin yaşlı kadınlarından, dişleri dökülmüş ölüp gitmiş, bir ihtiyari niye anıp duruyorsunuz. Hâlbuki Hz. Allah (c.c.) sana ondan daha iyisini vermiştir diye sitem ederken, efendimiz (s.a.v.) şöyle demişti ya Aişe, yüce Allah bana Hatice’den daha hayırlı bir eş vermemiştir. Bütün insanlar bana inanmazken o bana inandı. Herkes beni yalanlarken o doğruladı. İnsanlar yardımlarını benden esirgediklerinde o bana malıyla destek oldu. Yüce Allah bana başka kadınlardan değil ondan çocuklar ihsan etti buyuruyor. Ya ya.

İşte kardeşlerim yüreğinde imanı olmayan ne bilsin anneyi. Ne bilsin eşi. Ne bilsin kız kardeşleri. Ne bilsin kız evlatlarını.

*Allah resulü (s.a.v.) Hüdeybiye umresinden evbadan geçerken annesinin kabrini ziyaret ederek elleriyle mezar toprağını düzelterek annesinin kabrinin başında dua edip mübarek gözyaşlarını tutamayıp yanaklarından yaşlar süzülürken, onun ağladığını gören sahabe efendilerimiz de gözyaşlarını tutamayarak ağlayıp ve şöyle sual soruyorlar. Ya Resul Allah sizde mi ağlıyorsunuz dediklerinde Allah resulü (s.a.v.) sadece “Anne şefkati beni kuşattığı için ağladım.” Gözümüzden yaşlar akıyorsa bizim sevgililer günümüzdür. Ezelden ebede kadar Allah'ın salat ve selamı Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)’me cennet ile müjdelenen Hz. Ali (r.a.)’haya. Annemiz Hz Fatıma'ya, cennet gençleri olan Hasan ve Hüseyin efendilerimizin üzerine olsun. Âmin. Selam ve dua ile.

 

Yusuf ÇAKICI

Seydişehir / KONYA

 

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı